Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye’deki taşınmaz satış trafiğini ve noterlerin hukuki statüsünü kökten değiştirecek bir karara imza attı.
1 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; taşınmaz satış sözleşmelerinden doğan zararlar için artık doğrudan notere dava açılamayacak.
İşte mülk sahiplerini ve noterlik makamını yakından ilgilendiren kararın tüm ayrıntıları:
"Noter Kamu Görevlisidir, Dava Devlete Açılır"
AYM, CHP'nin başvurusu üzerine incelediği 1512 sayılı Noterlik Kanunu'ndaki ilgili maddeyi mercek altına aldı. Mahkeme, noterlerin sunduğu hizmetin bir "kamu hizmeti", noterlerin ise "kamu görevlisi" olduğu gerçeğinden yola çıkarak şu tespiti yaptı:
-
Anayasa Madde 129 Vurgusu: Anayasa'ya göre kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken verdikleri zararlar için ancak İdare (Devlet) aleyhine dava açılabilir.
-
Doğrudan Dava Yasağı: İptal edilen düzenleme, vatandaşın doğrudan notere dava açmasına imkan tanıyordu. AYM, bu durumun Anayasa'nın 40. ve 129. maddelerine aykırı olduğuna hükmetti.
Devlet Ödediği Zararı Her Koşulda Rücu Edemeyecek
İptal edilen bir diğer kritik nokta ise "rücu" mekanizmasıydı. Eski düzenleme, devletin ödediği tazminatı noterden (kusuru olmasa dahi) geri almasına imkan tanıyordu. AYM'nin iptal kararıyla birlikte:
-
Vatandaş zararını önce Devletten talep edecek.
-
Devlet, ancak noterin şahsi kusuru varsa ilgiliye rücu edebilecek.





