İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Marmara Denizi’nde ilkbahar ve yaz aylarında gözlenen büyüleyici turkuaz renk değişimi, bu kez Dünya yörüngesinden belgelendi.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), bu doğa harikasını en gelişmiş uyduları ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) aracılığıyla çekilen fotoğraflarla tüm dünya ile paylaştı.

Daha önce dron kameralarıyla deniz seviyesine yakın noktalardan kaydedilen bu eşsiz manzara, uzaydan gelen yüksek çözünürlüklü görsellerle birleşerek adeta görsel bir şölene dönüştü.


Karadeniz ve Marmara Süt Mavisine Büründü

NASA’nın yaptığı resmi açıklamaya göre; Karadeniz ve Marmara Denizi yılın büyük bölümünde koyu mavi ya da siyaha yakın tonlarda görünürken, ilkbaharın sonu ile yaz aylarının başında geniş alanlara yayılan belirgin bir turkuaz renk değişimi yaşıyor.

Bu sismik ekolojik dönüşümü yakalamak için NASA’nın iki farklı uzay gücü devreye girdi:

3899488 665Bb5632F1195412045374E91701916


  • PACE Uydusunun Gözü (22 Haziran 2026): NASA'nın 8 Şubat 2024'te uzaya fırlattığı PACE uydusunda yer alan Ocean Color Instrument (OCI) cihazı, Karadeniz'deki renk değişimini yüksek hassasiyetle kaydetti. Görüntülerde denizin devasa bir bölümünün açık mavi ve turkuaz tonlarına büründüğü gözlendi.
  • Uzay İstasyonu Astronotları (27 Mayıs 2026): Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görev yapan Expedition 74 ekibindeki bir astronot, İstanbul Boğazı boyunca uzanan turkuaz akıntıları fotoğrafladı. Karadeniz'den Marmara Denizi'ne doğru akan bu desenler uzaydan net bir şekilde seçilebildi.


Gizemli Rengin Nedeni: Mikroskobik Fitoplanktonlar

Bilim insanları, deniz yüzeyine süt mavisini andıran bu turkuaz görünümü kazandıran etkenin tamamen doğal bir ekolojik süreç olduğunu açıkladı.

  • Kokkolitofor Etkisi: Denize bu rengi veren temel unsur, "kokkolitofor" adı verilen mikroskobik fitoplanktonların yoğun şekilde çoğalmasıdır. Kalsiyum karbonat plakalarla kaplı olan bu canlılar, üzerlerine gelen güneş ışığını güçlü bir şekilde yansıtarak suyun rengini değiştiriyor.
  • Koyu Renk Dönemi: Yılın diğer dönemlerinde ise denizlerde silika kabuklu diyatomlar daha yaygın olduğu için sular bildiğimiz koyu rengine geri dönüyor.

Uzmanlar, bu mikroskobik canlıların sadece görsel bir şölen sunmakla kalmadığını; deniz besin zincirinin temelini oluştururken atmosferdeki karbonun tutulmasında da hayati bir rol oynadığını vurguluyor.

Muhabir: Haber Merkezi