Piyasaların kilitlendiği 22 Nisan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı öncesinde, ekonomistlerin nabzını tutan dev anket sonuçlandı.

Matriks Haber tarafından gerçekleştirilen ve 29 finansal kuruluşun katıldığı anket, ekonomi yönetiminin önündeki "sabit tutma" ile "artırım" arasındaki ince çizgiyi gözler önüne serdi.


TCMB Karar Öncesi Bölündü: Sabit mi, Artırım mı?

Fatih Karahan başkanlığında toplanacak Para Politikası Kurulu (PPK) öncesinde ekonomistler iki ana kampa ayrılmış durumda. Anket sonuçlarına göre, nisan ayı toplantısında faizin kaderi şu tahminler etrafında şekilleniyor:

📋 Nisan Ayı Faiz Tahminleri

  • Sabit Tutma Beklentisi: 28 ekonomistin 16'sı politika faizinin %37,00 seviyesinde sabit bırakılacağını öngörüyor.
  • Artırım Beklentisi: 12 ekonomist ise enflasyonist baskılar ve piyasa koşulları nedeniyle 300 baz puanlık bir artışla faizin %40,00'a yükseltilmesini bekliyor.
  • Koridor Tahmini: Gecelik borç alma faizinin %38,50, borç verme faizinin ise %43,00 bandına çekilebileceği tahmin ediliyor.

🔍 Gelecek Dönem Senaryoları: "Yön Değişikliği Kapıda"

Anketin en dikkat çekici kısımlarından biri de 2026 yılının geri kalanına dair beklentilerdeki keskin değişim oldu. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yılın ikinci yarısında stratejik bir makas değişikliği bekliyor.

  • Yıl Sonu Tahmini: Bir önceki anket döneminde %30 olan yıl sonu politika faizi beklentisi, bu ankette %34’e revize edildi.
  • Yön Değişikliği: "2026 yılı faiz adımlarında yön değişikliği oldu mu?" sorusuna yanıt veren 9 ekonomistin 7'si "EVET" diyerek politikalarda bir güncelleme sinyali verdi.
  • İndirim Takvimi: Ekonomistlerin önemli bir kısmı, yılın geri kalanındaki 5 toplantının 4'ünde faiz indirimi yapılabileceği görüşünde birleşti.


"Savaşın Gölgesinde Dengeli Para Politikası"

Merkez Bankası'nın Mart ayındaki pas geçme kararının ardından Nisan toplantısı, piyasalar için gerçek bir "test" niteliği taşıyor. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları ve kur üzerindeki baskısı, faiz artırımını savunan 12 ekonomistin tezini güçlendiriyor. Ancak "bekle-gör" politikasını savunan çoğunluk, Ocak ayındaki %37 seviyesine inişten sonra bankanın reel sektörü sıkıştırmadan dezenflasyon sürecini yönetmek isteyeceğini düşünüyor. %34'e yükselen yıl sonu beklentisi ise piyasanın "daha uzun süre, daha yüksek faiz" (higher for longer) moduna geçtiğinin en somut kanıtı.

Kaynak: Matriks Haber