Balıkesir Büyükşehir Belediyesi BASKİ Genel Kurulu’nda söz alan Yasin Sağay, kürsüden oldukça sert konuştu.

“Seçimden önce bu millete açık açık söz verdiniz. Tarımsal sulama 5 yıl boyunca ücretsiz olacak dediniz. Meydanlarda alkış aldınız, oy aldınız, yetki aldınız. Şimdi ne oldu? Söz verdiğiniz suyu ücretsiz yapmak yerine çiftçinin sırtına yük yaptınız. Bu mu verdiğiniz sözün karşılığı?”

Ardından bir soru daha geldi:

“Su fiyatları artıyor, kurumun ciroları yükseliyor. Peki ne oluyor bu paralar? Bu gelirler nereye gidiyor?”

Soru netti. Ton sertti. Üslup meydan okur gibiydi.

Yasin Sağay, CHP’li büyükşehir yönetimine ve BASKİ’ye hesap soruyordu.

Ama bu sahne Balıkesir siyasetini biraz uzun süredir izleyenler için yeni bir sahne değildi. Çünkü bu soruların çok benzerleri, çok da uzun olmayan bir zaman önce, başka bir tarafa yöneltiliyordu.

O zaman soruların muhatabı Yücel Yılmaz yönetimindeki AK Partili belediyeydi. Ve o yönetimin en önemli isimlerinden biri yine Yasin Sağay’dı.

Yani tablo basit aslında.

Dün savunma yapanlar bugün sorguluyor.
Dün sorgulayanlar bugün savunuyor.

Siyasetin en eski senaryolarından biri sahnede.


***

Yasin Sağay’ın tarımsal sulama konusunu açması bana ister istemez 2024 yerel seçimlerine bir ay kala yaşanan bir sahneyi hatırlattı.

Yer: Pamukçu.

Eskiden belde belediyesiydi, şimdi kırsal mahalle.

Kahvehanede köylülerle buluşma var.

Ama ortam seçim broşürlerindeki gibi sakin değil. Tersine oldukça hararetli. Çünkü köylülerin en büyük derdi tarımsal sulama.

Verilen sözlerin tutulmadığını söylüyorlar.
Tarlalarını sulayamadıklarını anlatıyorlar.
Ürünlerinin kuru
masından dert yanıyorlar.

Öfke doğrudan dönemin büyükşehir belediye başkanı Yücel Yılmaz’a yöneliyor.

Kahvehanede sesler yükseliyor.

“Sulama sözü verdiniz, nerede?”
“Ürün kurudu, kim karşılayacak zararı?”

Yücel Yılmaz cevap vermeye çalışıyor ama ortam kolay bir ortam değil.

Bu sırada Yasin Sağay?

O kahvehanenin içinde değil.

Kapının dışında.

Paltosunun cebine ellerini sokmuş halde.

Ara sıra cebinden çıkardığı çekirdekleri çıtlatıyor.

Soğuk bir akşam. Kahvehanenin içinde siyaset kaynıyor, kapının dışında ise sessiz bir bekleyiş var.

Belli ki köylünün öfkesinden nasiplenmemek için biraz mesafe iyi geliyor.

O gün köylü hesap soruyordu.

Bugün ise aynı başlık üzerinden Yasin Sağay hesap soruyor.

Siyasetin zaman döngüsü bazen böyle işler.


***

Ama Balıkesir siyasetinde ilginç olan yalnızca rollerin değişmesi değil.

Bir de sahnenin ön tarafı ile kulisi arasında ciddi fark olması.

Meclis salonunda mikrofonlar açılıyor.

Sesler yükseliyor.

“Yanlış yapıyorsunuz.”
“Verdiğiniz sözleri tutmadınız.”
“Bu paralar nereye gidiyor?”

Kamera kayıt alıyor.

Manşetler hazırlanıyor.

Ama sonra akşam oluyor.

İftar vakti geliyor.

Aynı günün akşamında masaya oturuluyor.

Bir bakıyorsunuz Yasin Sağay ile Ahmet Akın yan yana.

Meclisteki sertlikten eser yok.

Gülümsemeler bol.

Fotoğraflar sıcak.

Biraz sohbet, biraz muhabbet.

Yasin Sağay hitap ediyor:

“Ahmet başkanım…”

Ahmet Akın karşılık veriyor:

“Yasinim…”

O anı izleyen biri gündüz meclisteki tartışmaları görmese, aralarında siyasi rekabet olduğunu bile anlamayabilir.

Bu hitap tarzı insanın aklına ister istemez hemşehrimiz Uraz Kaygılaroğlu’nun oynadığı Yeraltı dizisini getiriyor.

Dizideki karakter Bozo eşine nasıl sesleniyordu?

“Ömrüüüm…”

Siyasette de bazen o ton yakalanıyor.

Gündüz mikrofon başında siyasi rekabet.

Akşam sofrada samimi sohbet.


***

Aslında bu manzara Balıkesir’e özgü de değil.

TBMM’de de benzer sahneler çok yaşanıyor.

Genel kurulda milletvekilleri birbirinin yakasına yapışıyor.

Kürsü işgal ediliyor.

Mikrofonlar kapanıyor.

Bir süre sonra fuaye alanında aynı isimler çay içip sohbet ediyor.

Şakalaşmalar bile oluyor.

Vatandaşın izlediği kısım kavga.

Kuliste yaşanan sahne bambaşka.

Siyasetin kamera önü ile kamera arkası bazen gerçekten iki ayrı film gibi.


***

Bu yüzden Balıkesir’de olan biteni izlerken aslında bir gerçeği kabul etmek gerekiyor.

Biz tribündeyiz.

Sahnedeki oyuncular değişiyor.

Ama oyun çok değişmiyor.

Bir dönem Yücel Yılmaz ve Yasin Sağay sahnedeydi.

Şimdi Ahmet Akın ve ekibi sahnede.

Dün sorular soranlar bugün cevap veriyor.

Dün cevap verenler bugün soru soruyor.

Ama konu başlıkları neredeyse aynı kalıyor.

Tarımsal sulama.
Su fiyatları.
Belediye gelirleri.
Verilen sözler.

Yıllar geçiyor.

İsimler değişiyor.

Ama tartışmalar çoğu zaman aynı yerde dönüp duruyor.

Sonuçta Balıkesir siyasetinin özeti belki de şu cümlede saklı:

Aktörler değişiyor…
Ama senaryo pek değişmiyor.

Selam ederim.

Muhabir: TARIK SÜRMELİOĞLU