Marmara Denizi'nin derinliklerinde yıllarca adeta birer ölüm tuzağı olarak bekleyen ve ekosisteme telafisi imkansız zararlar veren sahipsiz av araçlarına yönelik tarihi bir kurtarma operasyonu tescil edildi.
Deniz biyolojisi ve çevre koruma tüzüğü kapsamında siber ihbar hatlarından gelen verileri değerlendiren ekipler, su altı dünyasını esir alan devasa bir kirliliği ortadan kaldırdı.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen "Mavi Atlas" projesi kapsamında, Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 4 gün süren operasyonla 6 farklı noktadan devasa büyüklükte bir hayalet ağ kütlesi çıkarıldı.
Topağaç köyü meydanına serilen ve yaklaşık 2 futbol sahasından daha büyük bir alanı kaplayan bu ölümcül ağların, İstanbul'un simge yapılarından Çamlıca Kulesi'ni baştan aşağıya bütünüyle örtebilecek boyutlarda olduğu tescil edildi.
10 Ay Önce Başlayan "Mavi Atlas" Siber İhbarı Düğmeye Bastırdı
Türkiye'nin denizel biyoçeşitliliğini bilimsel siber verilerle kayıt altına almayı ve vatandaş katılımıyla deniz koruma tüzüğünü güçlendirmeyi amaçlayan "Mavi Atlas" mobil uygulaması, 10 ay önce Deniz Yaşamını Koruma Derneği ile Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilmişti. Vatandaşların konum ve derinlik bildirerek oluşturduğu biyoçeşitlilik haritası, bu kez Marmara Adası sakini bir dalıcı olan Ömer Altuncu’nun siber ihbarıyla dev bir operasyon formülüne dönüştü.
3-4 yıl önce gördüğü ağların deniz canlısı popülasyonunu yok ettiğini ve ağların hâlâ aktif olarak ölüm saçtığını fark eden Altuncu'nun tescilli ihbarı üzerine kurtarma ekipleri zorlu hava şartlarına rağmen harekete geçti.
25 Knot Rüzgar ve Yağmur Altında 12 Saatlik Tehlikeli Yolculuk
Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, sanayi dalgıcı Engin Ege Gencer, gönüllü dalıcı Yener Kuşculuoğlu, tekne kaptanı Şahin Tuna ve Gizem Ece’den oluşan uzman kurtarma kadrosu; kaldırma balonları, kesici ekipmanlar ve su altı siber görüntüleme sistemlerini teknelere yükleyerek yola çıktı.
Yaklaşık 25 knotu bulan sert rüzgar ve yoğun yağış altında, olumsuz deniz koşullarında 12 saat boyunca yol kat eden ekip gece saatlerinde adaya ulaştı. Operasyona Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de fiziki ve idari olarak eşlik etti. Deniz tabanına indirilen su altı kameralarıyla yapılan keşif tüzüğünde, ağların kayalık yarıklarına ve oyuklara adeta görünmez birer tuzak gibi dolandığı saptandı.

Su Altında Dramatik Kurtarma: "Yavrusuna Sarılan Keşiş Yengeci"
4 gün boyunca 6 farklı lokasyonda gerçekleştirilen toplam 7 zorlu dalışta, sismik ve biyolojik tüzüğü korumak adına zamana karşı yarışıldı. AA kameraları tarafından su altında anbean tescil edilen operasyonda, ağların içinde mahsur kalan çok sayıda canlı suyun altında dikkatlice kesilerek özgürlüğüne kavuşturuldu. Operasyonun en dramatik anlarından birini aktaran Volkan Narcı şu ifadeleri kullandı:
"Son dalışımızda yuvaya sıkışmış oldukça büyük bir dişi mığrı ve birçok deniz canlısı vardı. Küçük bir keşiş yengeci bulduk. O kadar büyük bir korku ve panik hali vardı ki, kolunun birine yavrusu sıkıca tutunmuştu. Su altında onları incitmeden ağdan cımbızla kurtardık. Belki de suyun altında bir aileyi ölümden kurtardık. İnsan eliyle kirletilen bir yeri yine insan eliyle temizlemek en büyük mutluluğumuz."
Ağların içerisinden canlı olarak çıkarılan kalamar yumurtaları, deniz yıldızları, deniz patlıcanları ve yengeçler ölçümleri tescil edilerek yeniden Marmara'nın mavi sularına bırakıldı; yaşamını yitiren yüzlerce canlının verisi ise siber "Mavi Atlas" sistemine işlendi.
Deniz Dip Raporu: Çıkarılan Malzemelerin Teknik Dökümü
Yürütülen hummalı arama-kurtarma tüzüğü neticesinde deniz tabanından temizlenen atıkların tam listesi şu şekilde tescil edildi:
- Hayalet Ağ: ~15.000 metrekare
- Misina Ağ kütlesi: 200 metrekare
- Kurşun Ağırlık: 225 kilogram
- Halat: 30 metre
- Trol Kapı Halatı: 50 metre
Sıfır Atıktan Döngüsel Ekonomiye: Ağlar Güneş Gözlüğü Olacak
Denizden çıkarılan bu devasa plastik hammadde kütlesi, doğada 100-150 yıl boyunca yok olmadan kalarak katliam yapmaya devam edecekti. Ancak uygulanan çevre tüzüğü doğrultusunda bu atıklar çöpe gitmeyecek.
TMSF ve Sıfır Atık tüzüklerine örnek teşkil edecek bir döngüsel ekonomi modeliyle; toplanan ağlar geri dönüştürülerek özel tasarım güneş gözlüklerine dönüştürülecek. Bu gözlüklerin sap kısımlarına ise deniz yaşamını sembolize eden mercan, pina, deniz yıldızı, orka ve vatoz figürleri tescil edilecek, ayrıca ağların denizden çıkarıldığı tam coğrafi koordinat bilgileri siber olarak işlenecek. Volkan Narcı, bu entegre çevre modelinin Türkiye'nin COP31 yolculuğundaki küresel çevre vizyonunu dünyaya kanıtlamak adına tarihi bir tescil adımı olduğunu vurguladı.




