Kredi kartı borcunun ödenmemesi halinde başlayan yasal takip, ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle önemli bir aşamaya geliyor. Genel haciz yoluyla takipte borçlunun ödeme emrine karşı 7 günlük itiraz süresi bulunuyor. Ancak bu, “kredi kartı borcu olan herkes için bugün 7 günlük süre başladı” anlamına gelmiyor; süre, kişiye ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle başlıyor.

Kredi kartı borçlarında ödeme geciktiğinde konu yalnızca gecikme faiziyle sınırlı kalmayabiliyor. Bankanın yasal takip başlatması ve sürecin icraya taşınması halinde borçlunun karşısına ödeme emri çıkabiliyor.

Burada en çok karıştırılan nokta ise 7 günlük süre.

Kredi Kartları


Söz konusu süre bütün kredi kartı kullanıcıları için 7 Eylül itibarıyla başlamış yeni bir uygulama değil. Genel haciz yoluyla takip söz konusuysa 7 günlük itiraz süresi ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihe göre hesaplanıyor. Kaynak metinde de bu sürenin ödeme emrinin tebliğinden itibaren başladığı belirtiliyor.

Dolayısıyla “kredi kartı borcu olanların maaşına 7 gün sonra anında bloke geliyor” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değil. Önce bir icra takibinin bulunması, ödeme emrinin tebliği ve takip sürecinin hukuken ilerlemesi gerekiyor.

7 Gün İçinde İtiraz Edilmezse Ne Oluyor?

Genel haciz yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içerisinde borca veya takibin niteliğine göre ilgili hususlara itiraz edebiliyor.

Süresi içerisinde itiraz yapılmaması durumunda takip kesinleşebiliyor ve alacaklı, şartları oluşmuşsa borcun tahsili amacıyla haciz işlemlerine devam edebiliyor.

Kredi Karti Faiz Oranlari


Ancak 7 günlük sürenin kaçırılması, kişinin hiçbir hukuki başvuru hakkının kalmadığı anlamına da gelmiyor. Somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki yollar gündeme gelebiliyor. Bu nedenle özellikle borcun kendisine ait olmadığını veya tutarın hatalı olduğunu düşünenlerin tebligattaki tarih ve dosya bilgilerini dikkatle kontrol etmesi önem taşıyor.

Maaş ve Banka Hesaplarına Haciz Gelebilir mi?

İcra takibinin kesinleşmesinin ardından alacaklı, yasal koşullar çerçevesinde haciz talebinde bulunabiliyor. Bu süreçte borçlunun gelir ve mal varlığına yönelik farklı işlemler söz konusu olabiliyor.

Düzenli ücret geliri bulunan kişiler açısından maaş haczi bunlardan biri. Kaynak metinde ücret haczinde genel kuralın çalışanın eline geçen ücretin dörtte biri olduğu, bazı alacak türlerinde ise farklı hükümler uygulanabildiği belirtiliyor.

Kredi Karti Borc Yapilandirma


Borçlunun banka hesaplarında haczedilebilir para veya altın ve döviz gibi varlıkların bulunması halinde de elektronik haciz işlemleri gündeme gelebiliyor. Kişinin adına kayıtlı araç, arsa, konut ve diğer haczedilebilir mal varlıkları da şartları oluştuğunda icra sürecinin konusu olabiliyor.

Ev haczi konusunda da “icra gelirse evde bulunan her şey alınır” şeklindeki yaygın düşünce gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli bazı eşyalar açısından haciz sınırlamaları bulunuyor.

Bu nedenle icra dairesinden bir ödeme emri alan kişinin özellikle tebliğ tarihini, borç miktarını ve dosya bilgilerini kontrol etmesi gerekiyor. İtiraz gerektiren bir durum varsa sürenin geçirilmemesi önemli; hukuki yol ise dosyanın özelliklerine göre değişebiliyor.

Muhabir: Haber Merkezi