Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, Avrupa merkez bankalarının fiziki altın rezervlerinde yaptığı son değişiklikleri değerlendirerek yatırımcıların dikkatini önümüzdeki döneme çevirdi. Memiş, merkez bankalarının altın transferlerinin büyük ölçüde tamamlandığını savunurken, “Gereken yapıldığına göre neler olabilir?” sorusunu gündeme taşıdı ve altının yeniden öne çıkabileceği görüşünü paylaştı.

Altın piyasasında son dönemde yalnızca fiyat hareketleri değil, merkez bankalarının rezervlerini nerede tuttuğu da konuşuluyor.

İslam Memiş, sosyal medya hesabından peş peşe yaptığı değerlendirmelerde özellikle Avrupa ülkelerinin altın rezervlerini ABD ve Kanada'dan Avrupa'ya kaydırmasına dikkat çekti.

Memiş'e göre bu hareketlerin arkasında yalnızca rezerv yönetimi değil; jeopolitik gerilimler, enflasyon kaynaklı ekonomik riskler ve merkez bankalarının olası krizlere karşı hazırlıklarını güçlendirme isteği bulunuyor.


Hollanda’nın 86 Tonluk Altın Hamlesini Örnek Gösterdi

Memiş'in üzerinde durduğu en güncel örnek Hollanda Merkez Bankasının rezerv operasyonu oldu.

Hollanda Merkez Bankası (DNB), Mart-Ağustos 2026 döneminde ABD ve Kanada'da bulunan rezervlerinin yaklaşık 86 tonluk bölümünü yeniden konumlandırdı. Bu işlemin tamamı altın külçelerinin uçak veya zırhlı araçlarla taşınması şeklinde yapılmadı. Yaklaşık 59 ton altın New York'ta satılarak Londra'da yeniden satın alındı, 27 tonun üzerindeki bölüm ise fiziki olarak taşındı. Böylece toplam rezerv miktarı değişmeden altının tutulduğu merkezlerin ağırlığı değiştirildi.

Memiş de tam olarak bu yönteme dikkat çekerek, yüksek miktardaki altının fiziki olarak kıtalar arasında taşınması yerine bir merkezde satılıp başka bir merkezde fiziki olarak yeniden alınmasının daha kolay bir yöntem olduğunu belirtti.

Islam Memis Altin Yorumu


Hollanda'nın operasyonunun ardından New York'ta tuttuğu altının toplam rezerv içindeki payı yüzde 31,3'ten yüzde 18,5'e inerken, Londra'nın payı yüzde 18,1'den yüzde 32,1'e çıktı.

Memiş, Almanya ve Fransa'nın geçmişte gerçekleştirdiği rezerv hareketlerini de hatırlattı. Almanya'nın altın transferi yeni değil. Bundesbank'ın resmi verilerine göre Almanya yalnızca 2016 yılında 111 ton altını New York'tan, 105 ton altını Paris'ten Frankfurt'a taşıdı. 2013'te başlayan program kapsamında New York'tan toplam 300 ton, Paris'ten ise 374 ton altın Frankfurt'a getirildi ve program 2017'de tamamlandı.

“Altın Kendini Tekrar Hatırlatır”

İslam Memiş'in yatırımcılar açısından asıl dikkat çeken mesajı ise bundan sonrası için yaptığı değerlendirme oldu.

2026'nın şubat-ağustos döneminde merkez bankalarının fiziki altın ihtiyaçlarını karşıladığını ve transferlerini gerçekleştirdiğini savunan Memiş, daha önce yaptığı “2026'da altın ve gümüşe bel bağlamayın, bekleyeceksiniz” şeklindeki uyarısını hatırlattı.


Memiş, transferlerin tamamlanması ve pozisyonların kapanmasının ardından altının yeniden gündeme gelebileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eğer dünyada altın gerçek para ve ülkeler kasalarında stok yapıyorsa, altın kendini tekrar hatırlatır.”

Memiş ayrıca Avrupa'nın rezervlerini yeniden konumlandırmasını jeopolitik risklerle ilişkilendirirken, Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD politikalarının da ülkelerin fiziki varlıklarını nerede tutacakları konusundaki tercihlerinde etkili olduğu görüşünü dile getirdi.

Bu değerlendirmeler altının kesin olarak yükseleceği veya belirli bir fiyat seviyesine ulaşacağı anlamına gelmiyor. Memiş'in açıklamaları piyasanın geleceğine ilişkin kişisel değerlendirme ve beklentilerini yansıtıyor.

Muhabir: Haber Merkezi