Çanakkale ili Merkez ilçesine bağlı Serçiler ve Terziler köylerinde, Koza Altın AŞ (yeni adıyla Türk Altın AŞ) tarafından açılmak istenen Altın-Gümüş Madeni Projesi için verilen ikinci “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle açılan davalar kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı.
17 Eylül 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen kararın iptali için açılan davalar, 13 Şubat 2026’da sahaya taşındı.
Beş dava açıldı, üçü sürüyor
Projeye karşı toplam beş ayrı dava açıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Eskişehir Ekoloji Derneği ile bazı muhtarların açtığı iki dava ehliyet yönünden reddedilirken; Çanakkale Belediyesi ve yurttaşların müdahil olduğu dava ile Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı ve İda Dayanışma Derneği’nin müdahil olduğu dava Çanakkale 1. İdare Mahkemesi’nde görüldü.
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu Derneği ile Bergama Çevre Platformu üyelerinin açtığı üçüncü dava ise Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’ne düştü.
Keşif öncesi “Su, Yaşam, Adalet” çağrısı
Su Yaşam Adalet Koalisyonu’nun çağrısıyla davacı kurumlar ve avukatlar, 13 Şubat Cuma günü saat 10.00’da Çanakkale Adliyesi önünde toplandı. “Su, Yaşam, Adalet!” sloganlarıyla bilirkişi heyeti karşılandı; ardından keşfin yapılacağı Terziler Köprüsü’ne geçildi.
Keşfe Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Av. Kemal Aytaç, Çanakkale Barosu Başkanı Ardahan Dikme, gazeteci-yazar İbrahim Gündüz, Çanakkale Belediyesi Başkan Vekili Av. Bülent Şarlan ile belediye ve il genel meclisi üyeleri de katıldı.
Katılım tartışması ve itirazlar
Hâkimin keşfi yalnızca davacılarla yürüteceğini bildirmesi üzerine jandarma tarafından alanda barikat kuruldu. Yaşanan tartışmaların ardından davacı olmayanların keşfi uzaktan izlemesine izin verildi.
2. İdare Mahkemesi’nde görülen davanın davacıları ve avukatları, beyan hakkının sınırlandırılmasına itiraz etti. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan’ın beyan talebi kabul edilmezken, Doğan konuşmasını alandaki yurttaşlara hitaben yaptı.
“Atikhisar Barajı risk altında”
Davacıların beyanlarında; Atikhisar Barajı’nın mutlak ve kısa mesafeli koruma havzasında, baraja yaklaşık 1.400 metre mesafede planlanan maden faaliyetinin Sarıçay Havzası’na, orman ekosistemine, tarım alanlarına ve içme suyuna geri dönülmez zararlar vereceği vurgulandı. ÇED Raporu’nun bilimsel ve hukuki açıdan eksik olduğu belirtilerek yürütmenin durdurulması istendi.
Bakanlık ve şirket temsilcileri ise projenin baraj ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkisi olmayacağını savundu.
Saha incelemesi: Dereler, ormanlar, kesilen ağaçlar
Keşif sırasında Açık Ocak Alanı, Bitkisel Toprak Depolama Alanı, Cevher Stok Alanı ve Pasa Alanı incelendi. Proje sahasında akan dereler, yamaçlardan süzülen sular, ormanlık ve tarım alanları dikkat çekti. Davacılar, bu alanların yok edilmesiyle “pasa dağları” ve büyük çukurlar oluşacağını belirterek endişelerini dile getirdi.
Sondajlar nedeniyle çok sayıda ağacın kesildiği; Orman İdaresi’nin gençleştirme kesimleri yaptığı ancak kesilen ağaçların genç yaşta olduğu gözlemlendi.
Basın açıklaması: “Madene verecek suyumuz yok”
Yoğun yağmur altında tamamlanan keşfin ardından Terziler Köprüsü’nde basın açıklaması yapıldı. Süheyla Doğan, Av. Ali Çalıdağ, gazeteci İbrahim Gündüz, ZMO Başkanı Onur Sinan Türkmen ve Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süleyman Eryılmaz, projenin Kazdağları ekosistemi ve Çanakkale’nin içme suyu güvenliği için büyük tehdit oluşturduğunu söyledi.
Açıklama, “Madene Verecek Suyumuz Yok!”, “Su, Yaşam, Adalet!” ve “Ekmek, Toprak, Adalet!” sloganlarıyla sona erdi.
“Bilimsel ve tarafsız rapor bekliyoruz”
Davacılar, bilirkişi heyetinin objektif ve bilimsel bir rapor hazırlamasını beklediklerini belirterek, hem Çanakkale 1. hem de Çanakkale 2. İdare Mahkemesi’nden talepleri doğrultusunda ÇED Raporu’nun iptalini istedi.






