Marmara Denizi'nde İstanbul’un Adalar ilçesi açıklarında meydana gelen üst üste küçük ölçekli depremler, kamuoyunda "Büyük İstanbul depremi mi geliyor?" sorusunu ve endişesini yeniden gündeme taşıdı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ile AFAD verilerine göre Adalar çevresinde 70'ten fazla mikrodeprem kaydedildi.

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Prens Adaları Segmenti çevresinde yoğunlaşan sarsıntılarda en büyük deprem 3,2 büyüklüğünde ölçülürken, 2 ile 2,7 büyüklüğünde çok sayıda küçük sarsıntı kayıtlara geçti. Yaşanan bu deprem fırtınasının ardından Türkiye'nin önde gelen yer bilimcileri kritik değerlendirmelerde bulundu.


Uzmanlar Adalar Depremlerini Nasıl Yorumladı?

Prof. Dr. Okan Tüysüz: "Bekleyip Göreceğiz" Yaşanan hareketliliğin doğrudan bir öncü deprem olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, "Her büyük depremin arkasından artçı olur fakat her büyük depremden önce öncü deprem olmaz. Adalar fayı üzerindeki bu mikrodepremler, fayın aktif olduğunu göstermek dışında bir anlam taşımaz. Bekleyip göreceğiz" ifadelerini kullandı.


Prof. Dr. Osman Bektaş: Adalar-Çınarcık Fay Sistemine Dikkat Çekti Depremlerin 10 kilometre derinlikte Adalar-Çınarcık fay sistemi üzerinde geliştiğini vurgulayan Prof. Dr. Osman Bektaş, aynı sistemde 1963 yılında 6,3 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını hatırlattı. Bektaş, bölgedeki yoğun mikrodeprem aktivitesinin ve derin yapının titizlikle incelenmesi gerektiğini savundu.


Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: "Büyük Depremin Habercisi Değil" Sarsıntıların ana fay hattı üzerinde değil, ikincil ve üçüncül fay kollarında gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu yapıların büyük stres biriktirme kapasitesi olmadığını dile getirdi. Adalar fayının yaşlı ve ölü bir fay olduğunu öne süren Üşümezsoy, yaşananların olağan bir stres boşalması olduğunu ve büyük İstanbul depremini tetiklemeyeceğini savundu.


Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan: Tarih ve Büyüklük Tahminini Paylaştı Küçük sarsıntı sayılarına bakılarak deprem tahmini yapılamayacağını belirten Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Marmara için uzun vadeli projeksiyonunu açıkladı. Kuzey Marmara'da 7 ila 10 kilometre derinlikte iki ana deprem beklediğini kaydeden Ercan, olası büyük deprem için en erken dönemin 2045, en olası dönemin ise 2075 yılı olduğunu ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi