Resmi Gazete’de yayımlanan şok Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılması, kampüste ve eğitim dünyasında büyük bir panik dalgasına yol açtı.
Eylül 2025'te başlayan ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yürütülen hukuki süreçlerin ardından gelen bu kapatma hamlesi, binlerce öğrenciyi derin bir belirsizliğin ortasında bıraktı.
Gündeme bomba gibi düşen kararın ardından, "Bilgi Üniversitesi öğrencileri hangi okula gidecek? Eğitim hakkımız yanacak mı, üniversiteye baştan mı başlayacağız?" soruları arama motorlarında trend listelerinin zirvesine yerleşti.
Öğrenciler Sıfırdan Mı Başlayacak, Diplomalar Geçersiz Mi?
Öncelikle Bilgi Üniversitesi’nde eğitim gören binlerce öğrencinin eğitim hayatına sıfırdan başlaması ya da kazandıkları hakları kaybetmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Hukuk devleti ilkeleri ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatları gereği, öğrencilerin kazanılmış hakları anayasal güvence altındadır.
Aynı şekilde, üniversiteden daha önce mezun olmuş binlerce kişinin aldığı mevcut diplomaların geçerliliği aynen korunmaktadır; bu diplomalar üzerinde herhangi bir yasal şüphe veya iptal durumu bulunmamaktadır.

Bilgi Üniversitesi Öğrencileri Hangi Okula Gidecek?
YÖK’ün geçmişte faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerine (Şehir Üniversitesi, Haliç Üniversitesi vb. örneklerinde olduğu gibi) uyguladığı standart bir yasal prosedür bulunmaktadır. Bu takvime göre öğrencilerin izleyeceği yol haritası şu şekildedir:
- Garantör Üniversite Devreye Girecek: Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinin tüm akademik, idari ve öğrenci veri tabanı, o üniversitenin kuruluş sözleşmesinde yer alan "Garantör Devlet Üniversitesi" yönetimine devredilir.
- Eğitim Aynı Kampüste Sürebilir: YÖK koordinasyonunda, öğrencilerin mağdur olmaması için eğitim aldıkları mevcut programlar ve fakülteler, garantör üniversitenin himayesinde aynı kampüs binalarında veya belirlenecek yeni dersliklerde dönem kayıpsız devam ettirilir.
- Yatay Geçiş ve Muafiyet Hakkı: Öğrencilerin bugüne kadar topladıkları tüm AKTS kredileri ve başarı notları (transkriptleri) aynen korunur. İsteyen öğrenciler, YÖK'ün açacağı özel kontenjanlar dahilinde diğer vakıf ya da devlet üniversitelerine özel yatay geçiş hakkından yararlanabilir. Geçiş yapılan okullarda derslerden muafiyet sağlanarak kaldıkları yerden devam etmeleri garanti altına alınır.
Kapatılma Kararının Perde Arkası: Can Holding Soruşturması
Üniversitenin kapısına kilit vurulmasına neden olan süreç, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir mali soruşturmaya dayanıyor. Eylül 2025’te yürütülen tahkikat kapsamında, üniversitenin sahibi konumundaki Can Holding bünyesindeki tüm şirketlere finansal usulsüzlük gerekçesiyle TMSF tarafından el konulmuş ve kayyum atanmıştı.
Bu zincirleme operasyon, üniversitenin bağlı olduğu Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’na da sıçradı ve mahkeme kararıyla vakıf yönetimi kayyum heyetine devredildi. 22 Mayıs 2026 sabahı Resmi Gazete'de yayımlanan karar ise vakıf yönetiminin niteliğini yitirmesi gerekçesiyle üniversitenin tamamen tasfiye edilmesinin son halkası oldu. Şimdi tüm gözler, geçiş takvimini açıklayacak olan YÖK'ün acil durum bültenine çevrildi.





