CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı’nın da imza attığı araştırma önergesiyle, kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan sürecin tüm yönleriyle araştırılması istendi. Önergede, yatırımcıların mağduriyetinden kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna, fonların işlemlerinden tasfiye sürecine kadar çok sayıda başlık için Meclis incelemesi talep edildi.


CHP Grup Başkanı Faik Öztrak ile Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli, Sevda Erdan Kılıç ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesiyle, sermaye piyasalarında yaşanan ve kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan sürecin bütün yönleriyle araştırılması istendi.

Önergede, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında yaşanan gelişmelerin yatırımcıların korunması, piyasa bütünlüğü, kamu denetiminin etkinliği ve finansal istikrar açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu savunuldu.


Serkan Sarı da önergeye imza attı

CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı’nın da imza sahipleri arasında yer aldığı önergede, “fon krizi”nin Eylül 2026’da ortaya çıkan tek günlük bir likidite sorunu olmadığı öne sürüldü.

CHP’li milletvekilleri, sürecin 2025 yılının sonlarında görünür hale gelen ve yaklaşık 10 aylık bir döneme yayılan gelişmelerin ardından yatırımcı çıkışlarıyla birlikte ödeme krizine dönüştüğünü savundu.


“SPK, işlemlerden 2025’in son çeyreğinden itibaren haberdardı”

Önergede, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına da dikkat çekildi. CHP’li milletvekilleri, SPK’nın söz konusu işlemlerden en azından 2025 yılının son çeyreğinden itibaren haberdar olduğunu ileri sürdü.

Bazı portföy yönetim şirketlerinin oluşturduğu fonların, şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığının SPK tarafından tespit edildiği iddia edildi.

Önergede ayrıca, basına yansıyan açıklamalardan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla fonlar aracılığıyla manipülatif işlemler yapıldığı konusunda bilgi sahibi olduğunun anlaşıldığı ileri sürüldü.

CHP’li milletvekilleri, gerekli adımların zamanında atılmadığını savunarak, bunun fonları yöneten kişilerin işlemlerini sürdürmesine ve haksız kazanç sağlanmasına imkan tanıdığı, özellikle küçük yatırımcıların mağduriyetinin büyümesine yol açtığı iddiasını dile getirdi.


7 soru Meclis araştırmasının temelini oluşturacak

Önergede, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 17 Eylül 2026 tarihli basın açıklamasında yönelttiği 7 sorunun da Meclis araştırmasının temelini oluşturduğu belirtildi.

Araştırma kapsamında yaşanan usulsüzlüklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, toplam risk tutarının belirlenmesi ve işlemleri denetlemekle görevli kamu kurumlarının gözetim ve denetim sorumluluklarının incelenmesi istendi.

Ayrıca ilgili kurumların görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi, kaç yatırımcının mağdur olduğunun ortaya çıkarılması ve vatandaşların zararlarının hangi yöntem ve kaynaklarla giderilebileceğinin araştırılması talep edildi.


Sorumlu kişi ve kuruluşlar araştırılsın

CHP’nin araştırma önergesinde, borsa manipülasyonundan olağan dışı boyutta haksız kazanç sağladığı öne sürülen kişi ve kuruluşların tespit edilmesi de istendi.

Sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kişi ve kuruluşların mal varlıklarının belirlenmesi ve bu varlıklar hakkında alınabilecek hukuki tedbirlerin araştırılması talep edildi.

Fonlar ile düşük fiili dolaşımlı paylar arasındaki işlemlerin niteliğinin de incelenmesi gerektiği belirtilen önergede, içeriden öğrenenlerin ticareti veya piyasa dolandırıcılığı şüphesi doğuran işlemlerin bulunup bulunmadığının araştırılması istendi.

İlgili kişi ve şirketlerin siyasi veya bürokratik bağlantılarının denetim süreçleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığının da ortaya çıkarılması talep edildi.


Tasfiye süreci de Meclis gündemine taşınacak

Önergede, SPK’nın 21 Eylül’de tasfiye için öngörülen azami süreyi üç aydan altı aya çıkarması sonrasında başlayan sürecin de Meclis tarafından incelenmesi istendi.

Bu kapsamda portföylerin likiditesi, gerçek piyasa değeri, yapılacak satışların fiyatlara etkisi ve yatırımcıların alacaklarına hangi vadede ulaşabileceğinin araştırılması talep edildi.

Tasfiye sürecini yürüten bankaların görevleri, portföy varlıklarının hangi yöntemlerle nakde çevrileceği ve alacaklı yatırımcılar arasında eşitliğin nasıl korunacağı da araştırma önergesinde yer aldı.

Ayrıca kamusal veya özel herhangi bir kaynağın yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi istendi.

CHP’li milletvekilleri, incelemenin tasfiye kararlarının hukuki dayanaklarını ve yatırımcı haklarının korunmasında mevcut güvencelerin yeterliliğini de kapsamasını istedi. Araştırma sonucunda ortaya çıkacak bulguların kamuoyuna eksiksiz açıklanması ve benzer olayların tekrarını önleyecek idari, hukuki ve kurumsal tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Muhabir: Haber Merkezi