CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında fon krizinden İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki işlemlere, borsadaki kayıplardan kamu kurumlarındaki ilişkilere kadar birçok başlığı gündeme taşıdı. İktidara kapsamlı araştırma çağrısı yapan Sarı, CHP’li belediyeler de dahil bütün belediyelerin, bakanlıkların ve kamu kurumlarının incelenmesini istedi. Sarı, “Hodri meydan! Arınma Komisyonu kurmaya var mısınız?” diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, 4 Kasım Çarşamba günü TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD’deki Kongre ara seçimlerinden Ortadoğu’daki gelişmelere, fon krizinden 2027 yılı bütçesine ve kamu kaynaklarının kullanımına kadar birçok konuyu değerlendiren Sarı, özellikle İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden yürütülen finansal işlemlere ilişkin açıklama ve araştırma çağrısında bulundu.

Sarı’nın basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri, fon krizinin siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılması ve kamu yönetiminde hesap verebilirliğin sağlanması oldu.

“DÜNYADA SİYASİ İKTİDARLARIN HESAP VERME DÖNEMİ BAŞLIYOR”

ABD’deki Kongre ara seçimlerini değerlendirerek açıklamalarına başlayan Serkan Sarı, Demokratların elde ettiği sonuçların dünya siyaseti ve Türkiye açısından önemli mesajlar taşıdığını söyledi.

Amerikan Kongresindeki siyasi dengelerin değişmesinin Başkan Donald Trump’ın politikaları üzerindeki denetimi artırabileceğini belirten Sarı, gelişmeleri herhangi bir siyasi partinin kazanması veya kaybetmesi üzerinden değerlendirmediklerini ifade etti.

Demokratik kurumların işleyişi, uluslararası istikrar ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarının esas alınması gerektiğini vurgulayan Sarı, ABD’deki gelişmelerin Türkiye’nin dış politikası, ekonomik ilişkileri ve bölgesel güvenliği açısından da yakından izlenmesi gerektiğini kaydetti.

İRAN VE ORTADOĞU İÇİN DİPLOMASİ VURGUSU

ABD’deki siyasi değişimin İran politikası ve Ortadoğu’daki gelişmeler üzerinde etkili olabileceğini dile getiren Sarı, Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinde uzun vadeli ulusal çıkarlarını gözetmesi gerektiğini söyledi.

İran’la yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin sınır güvenliğini, enerji arzını, ticaret yollarını ve ekonomik istikrarını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Sarı, askeri gerilimin azaltılması ve bölgesel barışın sağlanmasının önemine işaret etti.

ABD ile ilişkilerde savunma sanayii, yaptırımlar ve Suriye’deki güvenlik düzenlemeleri gibi çözüm bekleyen başlıklar bulunduğunu hatırlatan Sarı, Amerikan yönetiminin yanı sıra Kongrenin her iki kanadıyla da güçlü kurumsal ilişkiler geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Trump yönetiminin seçim sonuçlarından etkilendiğini savunan Sarı, İsrail'e yapılan harcamaların, Ortadoğu'daki savaşın desteklenmesinin ve bunların enerji ile gıda fiyatlarına yansımasının seçim sonuçlarında etkili olduğunu ileri sürdü.

“TÜRKİYE CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK FON KRİZİYLE KARŞI KARŞIYA”

Türkiye’nin haftalardır ciddi bir sermaye piyasası kriziyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Sarı, yaşanan gelişmeleri “fon vurgunu” olarak nitelendirdi.

Her yeni açıklamayla krizin farklı bir boyutunun ortaya çıktığını belirten Sarı, Diyanet ve İşsizlik Sigortası Fonu üzerinden gündeme gelen iddiaların ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini ifade etti.

Sarı, yaşananların sadece finansal kayıplarla sınırlı olmadığını, kamu kurumlarının denetimi ve siyasi sorumluluk bakımından da ciddi soru işaretleri doğurduğunu savundu.

İŞSİZLİK FONU'NDA 2,9 MİLYAR LİRALIK İŞLEM TARTIŞMASI

Basın toplantısının önemli başlıklarından birini İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finansal işlemlere aktarıldığı belirtilen kaynaklar oluşturdu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun 3 Kasım'daki görüşmelerini hatırlatan Sarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın fonlardan tasfiye sürecindeki yapılara kaynak aktarılmadığını söylediğini, ancak milletvekillerinin soruları üzerine İŞKUR Genel Müdürünün 2 milyar 900 milyon liralık işlem hakkında açıklama yaptığını belirtti.

Bakan ile bürokratların açıklamaları arasında çelişki bulunduğunu savunan Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Bakan ya bakanlığından haberdar değil ya da haberdarsa hesap vermek zorunda olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında hesap vermekten kaçınıyor. Bakan inkâr ediyor, bürokrat açıklama yapmak zorunda kalıyor.”

Kamu kaynaklarının hangi işlemlerde kullanıldığının ve bu işlemler sonucunda herhangi bir zarar oluşup oluşmadığının açıklanmasını isteyen Sarı, İşsizlik Sigortası Fonu'ndaki rakamlar arasındaki farka da dikkat çekti.

916 MİLYON LİRALIK FARKIN AÇIKLANMASINI İSTEDİ

Sarı, kamuoyuna yansıyan 3 milyar 816 milyon 339 bin liralık aktarım iddiasıyla İŞKUR yönetiminin açıkladığını belirttiği 2 milyar 900 milyon liralık tutar arasında yaklaşık 916 milyon liralık fark bulunduğunu söyledi.

Açıklamalarda 600 milyon liranın geri alındığının belirtildiğini hatırlatan Sarı, Kasım ayında 1 milyar 900 milyon liranın, 2027 yılının şubat ayında ise kalan kaynakların tahsil edilmesinin öngörüldüğünü aktardı.

Ödeme takviminin ve hesapların kamuoyuna açık biçimde ortaya konulması gerektiğini belirten Sarı, İşsizlik Sigortası Fonu'nun çalışanların geleceği için oluşturulduğunu vurguladı.

“Emekçi alın teriyle çalışıyor, maaşından İşsizlik Sigortası Fonu'na para aktarılıyor. İşsiz kalırsa buradan alacağı parayla güvence içerisinde yaşamak istiyor. Şimdi bu paraların nerelere aktarıldığını sorguluyoruz” diyen Sarı, çalışanların birikimlerinin korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.

HALK YATIRIM, HALKBANK, TAKASBANK VE İŞKUR'A ÇAĞRI

Fon işlemlerinin farklı kurumlar üzerinden yürütüldüğünü belirten Sarı, işlem zincirindeki kurumların sorumluluklarının ayrı ayrı incelenmesini istedi.

Halk Yatırım, Halkbank, Takasbank ve İŞKUR'un açıklama yapması gerektiğini belirten Sarı, siyasi sorumluluğun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ait olduğunu savundu.

İşçinin ve emekçinin hakkını korumak yerine bu kaynakların hangi gerekçeyle finansal işlemlere yönlendirildiğinin hesabının verilmesi gerektiğini ifade etti.

“KAMU KURUMLARINI BİRBİRİNE BAĞLAYAN BİR ŞEBEKE İDDİASI VAR”

Fon krizi kapsamında gündeme gelen kişi ve kurumlar arasındaki ilişkilerin de araştırılmasını isteyen Sarı, sermaye piyasaları ile kamu bürokrasisi arasındaki bağlantılara dikkat çekti.

Bazı kamu yöneticileri, denetim görevlileri, eski siyasetçiler ve farklı kurumların temsilcileri arasında karmaşık ilişkiler bulunduğunu öne süren Sarı, soruşturmanın sadece bürokratlarla sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.

“Bir kurumun müdürü diğerinin denetçisi, birinin paydaşı diğerinin akrabası. Her gün bu yapıya yeni bir halka ekleniyor” diyen Sarı, siyasi talimat veya müdahale bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

241 KİŞİLİK LİSTE İDDİASINI GÜNDEME TAŞIDI

Fon kriziyle ilgili kamuoyuna yansıyan 241 kişilik liste iddiasına da değinen Sarı, listenin kimlerin elinde bulunduğunun ve içeriğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

“Bu liste Külliye'deyse, Cumhurbaşkanındaysa çıkıp açıklasın. Muhalefet partilerinin elindeyse onlar da açıklasın” ifadelerini kullanan Sarı, iddiaların karanlıkta bırakılmasının kamuoyundaki güvensizliği artırdığını savundu.

Sermaye piyasalarındaki soruşturmaların birkaç bürokratın görevden alınmasıyla sınırlandırılamayacağını belirten Sarı, SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve diğer ilgili kamu kurumlarının yönetim kadrolarının da denetlenmesini istedi.

“CHP'Lİ BELEDİYELER DAHİL HER YER ARAŞTIRILSIN”

TBMM Genel Kurulunda AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ile yaşadığı tartışmaya da değinen Serkan Sarı, belediyelerdeki yolsuzluk iddialarının araştırılması konusunda iktidara çağrısını yineledi.

CHP'li belediyeler dahil bütün belediyelerin, bakanlıkların ve kamu kurumlarının incelenmesine hazır olduklarını belirten Sarı, denetimin siyasi ayrım gözetmeksizin yapılması gerektiğini söyledi.

Sarı, “Belediyelerde yolsuzluk varsa araştıralım. CHP'li belediyeleri de araştıralım, AKP'li belediyeleri de araştıralım. Bakanlıkları, bürokrasiyi, bütün kamu kurumlarını araştıralım. Suç varsa mahkemeye gönderelim” dedi.

Meclisin denetim yetkisinin etkin biçimde kullanılması gerektiğini ifade eden Sarı, iktidarın bu çağrı karşısında somut adım atmadığını savundu.

“SİYASİ AHLAK YASASI'NI ÇIKARALIM, ARINMA KOMİSYONU KURALIM”

Basın toplantısının sonunda bütün siyasi partilere seslenen CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, TBMM bünyesinde kapsamlı bir Arınma Komisyonu kurulmasını istedi.

Komisyonun sadece fon işlemlerini değil, kamu kurumları ve siyasetteki bütün ciddi yolsuzluk iddialarını araştırması gerektiğini belirten Sarı, Siyasi Ahlak Yasası'nın çıkarılması çağrısını da yineledi.

Kamu görevini üstlenen herkesin hesap verebilir olması gerektiğini vurgulayan Sarı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu ülkenin milletinin, emekçisinin, köylüsünün, çiftçisinin, kadınının, gencinin hakkını gasp eden kim varsa onun hesabını sormak üzere Meclisi göreve davet ediyorum.”

İktidara doğrudan çağrıda bulunan Sarı, “Gelin, CHP'li belediyeler de dahil olmak üzere bütün belediyeleri, bütün bakanlıkları, bütün kamu kurumlarını adil ve şeffaf bir şekilde araştıralım. Gerçekten bürokratların ve siyasilerin hesap verdiği, hesap sorulduğu bir komisyon kuralım. Hodri meydan! Arınma Komisyonu kurmaya var mısınız? Siyasi Ahlak Yasası'nı bu Meclis çatısında çıkarmaya var mısınız? Cevabını iktidardan bekliyorum!” dedi.

Muhabir: Haber Merkezi