Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na tepki gösterdi. Anlaşmanın Türkiye'nin dış politika tercihleri, ulusal güvenliği ve askerî yükümlülükleri açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını belirten Altıntaş, Türkiye'nin başka ülkelerin bölgesel hesaplarına göre hareket etmemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin güvenlik politikalarının kendi ulusal çıkarları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini ifade eden Altıntaş, anlaşmanın manevi hassasiyetler üzerinden meşrulaştırılmasına da karşı çıktı.

TARİHÎ MÜCADELENİN BU ANLAŞMAYLA İLİŞKİLENDİRİLMESİNE TEPKİ

Mekke ve Medine'nin savunulması üzerinden tarihî göndermeler yapılmasını doğru bulmadığını belirten Altıntaş, Fahreddin Paşa ve askerlerinin verdiği tarihî mücadelenin bu anlaşmayla ilişkilendirilmesini eleştirdi. Altıntaş, böyle bir yaklaşımın tarihî hatıraya ve şehitlere saygısızlık olacağını dile getirdi.

“ABD'NİN ORTA DOĞU POLİTİKALARININ ASKERÎ UYGULAYICISI OLMAMALIYIZ”

Anlaşmanın Türkiye'yi ABD'nin Orta Doğu politikalarının askerî uygulayıcısı konumuna getirebileceği uyarısında bulunan Altıntaş, uluslararası sistemde yaşanan gerilimlerin yeni askerî ittifaklarla daha da derinleşebileceğini söyledi.

Yeni askerî bloklaşmaların bölgesel barışı güçlendirmek yerine ülkeler arasındaki gerilimi artırabileceğine dikkat çeken Altıntaş, Türkiye'nin başka devletlerin bölgesel rekabetlerinde taraf haline getirilmemesi gerektiğini kaydetti.

“ASKERÎ SORUMLULUK TÜRKİYE'NİN ÜZERİNDE KALABİLİR”

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın taraflar arasında eşit sorumluluk ve kapasite dağılımına dayanmadığını savunan Altıntaş, Türkiye'nin askerî kapasitesi ve operasyonel tecrübesi nedeniyle olası yükümlülüklerin önemli bölümünün Türkiye'ye bırakılabileceğini belirtti.

Anlaşmanın askerî angajman kuralları, kolektif savunmayı devreye sokacak koşullar ve karar alma mekanizmaları bakımından yeterince açık olmadığını ifade eden Altıntaş, TBMM'nin onay süreci tamamlanmadan kurumsallaşma adımlarının atılmasının da parlamenter denetim açısından soru işaretleri yarattığını söyledi.

Altıntaş, anlaşmanın ilk 10 yıl içerisinde taraflara çekilme hakkı tanımamasının Türkiye'nin dış politika esnekliğini ve hareket alanını daraltabileceğine işaret etti.

“BU ANLAŞMAYA HAYIR DİYECEĞİZ”

Türkiye'nin önceliğinin yeni askerî bloklaşmalara katılmak değil, bölgesel barışı, diplomatik çözümü ve stratejik bağımsızlığı güçlendirmek olması gerektiğini vurgulayan Altıntaş, Demokrat Parti olarak anlaşmaya karşı oy kullanacaklarını açıkladı.

Altıntaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma riski her zaman vardır. Türkiye'nin ulusal güvenliği başka ülkelerin bölgesel hesaplarına göre şekillendirilemez. Bizim önceliğimiz yeni askerî bloklaşmalar değil, bölgesel barışı ve diplomatik çözümü güçlendiren politikalardır. Bu sebeplerden dolayı biz Demokrat Parti olarak bu anlaşmaya hayır oyu vereceğiz.”

Muhabir: Haber Merkezi