Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı kapsamlı basın açıklamasında hem küresel çevre sorunlarına hem de Edremit Körfezi'nin giderek büyüyen çevresel problemlerine dikkat çekti. Öztürk, çevre konusunda yıllardır yapılan uyarıların karşılık bulmadığını belirterek, özellikle Körfez'de altyapı ve arıtma yatırımlarının artık ertelenemeyeceğini vurguladı.


DÜNYA ORTAK ÇÖZÜM ÜRETEMİYOR

Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında ilan edilen Dünya Çevre Günü'nün bu yıl 54'üncü kez kutlandığını hatırlatan Öztürk, geçen yıllara rağmen çevre sorunlarının giderek derinleştiğini söyledi.

Küresel karbon salımının atmosferde sera etkisi yaratarak iklim krizini tetiklediğini ifade eden Öztürk, bunun sonucunda dünyanın birçok bölgesinde kuraklık, aşırı sıcaklıklar, seller ve doğal afetlerin arttığını dile getirdi.

İnsan nüfusundaki hızlı artışın doğal yaşam alanları üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, küresel iş birliği yerine ülkeler arasında güç mücadelelerinin ve bölgesel savaşların sürdüğüne dikkat çekti. Bu durumun çevre sorunlarını daha da ağırlaştırdığını kaydeden Öztürk, su, enerji ve gıdaya erişimin giderek zorlaştığını söyledi.


BM'NİN TEMASI: “İKLİM EYLEMİ”

Birleşmiş Milletler'in bu yılki Dünya Çevre Günü temasını “İklim Eylemi” olarak belirlediğini hatırlatan Öztürk, odak noktasının ise “Doğadan İlham Al / İklim İçin / Geleceğimiz İçin” yaklaşımı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu yıl düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olmasının da çevre konularını daha önemli hale getirdiğini belirten Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yerel temayı “Dünya Bize Emanet” olarak açıkladığını ifade etti.


“YILDA BİR GÜN ÇEVRE DEMEK YETMİYOR”

Çevre konusunda yapılan toplantıların ve etkinliklerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Öztürk, asıl ihtiyacın zihniyet değişikliği olduğunu söyledi.

Türkiye'de kömür temelli enerji politikalarının ve doğayı tahrip eden madencilik faaliyetlerinin temel çevre sorunları arasında bulunduğunu belirten Öztürk, alternatif enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Öztürk, mevcut politikaların çevreyi korumaktan çok ekonomik çıkarları öncelediğini savunarak, doğayı tahrip eden enerji ve madencilik anlayışının terk edilmesi gerektiğini söyledi.


EDREMİT VE KÖRFEZ İÇİN ENDİŞE VEREN TABLO

Edremit Körfezi'nde yıllardır süren çevre sorunlarının artık kritik noktaya ulaştığını belirten Öztürk, özellikle deniz kirliliği ve altyapı yetersizliklerinin ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.

Edremit'in yaz aylarında büyük bir nüfus baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Öztürk, ilçenin yaklaşık 175 bin kişilik yerleşik nüfusa göre planlanan altyapısının yaz dönemlerinde 1 milyon 200 bin kişiyi aşan nüfusu taşımakta zorlandığını söyledi.


ALTYAPI YETERSİZ KALIYOR

Öztürk açıklamasında;

• Trafik, içme suyu, kanalizasyon, arıtma ve halk plajlarının yetersiz kaldığını,

• Yağmur suyu drenaj sistemlerinin çok kötü durumda olduğunu,

• Her kuvvetli yağış sonrasında birçok mahallede su baskınları yaşandığını,

• İtfaiye ekiplerinin günlerce su tahliyesi yapmak zorunda kaldığını ifade etti.


“DENİZİMİZ CAN ÇEKİŞİYOR”

Edremit Körfezi'nin yıllardır kirlilik baskısı altında olduğunu söyleyen Öztürk, denizi kirleten en önemli unsurların başında yetersiz kapasiteye sahip arıtma tesislerinin geldiğini belirtti.

Körfez için acilen bir “Körfez Atıksu Yönetimi Stratejik Planı” hazırlanması gerektiğini vurgulayan Öztürk, Edremit Körfezi'nin hassas su alanı ve kapalı havza niteliği taşıdığına dikkat çekti.

Bu nedenle bölgede İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri'nin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.


ÖZEL ARITMA TESİSLERİ DE DENETLENMELİ

Kamuya ait tesislerin yanı sıra siteler, oteller ve turizm tesislerine ait özel arıtma sistemlerinin de sıkı denetlenmesi gerektiğini belirten Öztürk, yıllardır fosseptik sistemleriyle idare edilen yazlık konut ve işletmelerin kanalizasyon altyapısına kavuşturulmasının zorunlu olduğunu söyledi.


DERELER DE KORUNMALI

Körfez kirliliğinin yalnızca denizle sınırlı olmadığını ifade eden Öztürk, derelere bırakılan atıkların da doğrudan denize ulaştığını belirtti.

Dereleri kirleten tüm unsurların ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk, kirlenen suyun sonradan temizlenmesinin çok daha zor ve maliyetli olduğuna dikkat çekti.


SAHİLLERDE TİCARİLEŞME UYARISI

Öztürk, denizdeki kirlilik sürerken sahillerdeki ticarileşmenin de hız kazandığını söyledi.

Plajların kiralanması ve ücretli hale gelmesinin vatandaşlar açısından önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Öztürk, kıyıların herkes için erişilebilir olması gerektiğini ifade etti.


DALYAN'A DOĞAL YAŞAM PARKI ÇAĞRISI

Mevcut imar uygulamalarının doğal yaşam üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, doğa dostu planlamaların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Dalyan'daki kamu arazilerinin halkın beklentileri doğrultusunda değerlendirilmesini isteyen Öztürk, bölgede bir Doğal Yaşam Parkı oluşturulması çağrısında bulundu.

Sulak alanların korunmasının da öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiğini kaydetti.


“BU YAZ KÖRFEZ YİNE KOKABİLİR”

Kurban Bayramı tatilinde Körfez'de erken kirlilik belirtilerinin görüldüğünü belirten Öztürk, okulların kapanması ve yazlıkların dolmasıyla birlikte nüfus yoğunluğunun yeniden artacağını söyledi.

Bu yıl beklenen yüksek sıcaklıkların da etkisiyle Körfez'de koku ve kirlilik sorununun yeniden yaşanabileceğini ifade eden Öztürk, denize girmenin zorlaşabileceği uyarısında bulundu.


BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE ÇAĞRI

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin görev süresinde 25 ayı geride bıraktığını hatırlatan Öztürk, proje aşaması tamamlanan arıtma yatırımlarının artık uygulamaya geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Sürecin hangi aşamada tıkandığının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın da konuya kayıtsız kalmaması gerektiğini ifade etti.

Gerekirse halkın da sürece dahil edilerek çözüm arayışının büyütülmesi gerektiğini belirten Öztürk, Körfez halkının yıllardır aynı sorunları yaşadığını ve artık somut adımlar görmek istediğini dile getirdi.


“ARTIK HER GÜN ÇEVRE GÜNÜ OLMALI”

Edremit Çevre Derneği Başkanı Kubilay Saygın Öztürk, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:

“İklimin değiştiği, yaz nüfusunun ve kirliliğin arttığı Körfez'de artık Edremit Belediyesi, ilçe belediyeleri ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi için her gün Çevre Günü olmak zorundadır. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Yıllardır süren sorunların çözülmesini ve gelecekte 5 Haziran'ları çevre sorunlarını değil, çevre başarılarını konuşarak kutlamayı istiyoruz.”


DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

Değerli basın mensupları, çevre dostları ve Edremitliler,

Bugün pek çok ülkede “5 Haziran Dünya Çevre Günü” etkinlikleri yapılıyor. 1972’de Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen bu özel gün, gezegenimizin korunmasını vurgulamak, çevre sorunlarına dikkat çekmek, halkın katılımını sağlamak ve karar alıcıları uyarmak üzere, bu yıl 54. kez tekrarlanıyor. Ancak birçok uluslararası toplantılar ve küresel planlar da yapılmasına rağmen, hala Dünya’daki her ülkenin uyacağı ortak kuralların konulamadığı ortada. Dünya, çevre için birlikte davranamıyor ne yazık ki.

Üstelik küresel çevre sorunlarını giderebilme şansımızı da yitirildiğimiz bir noktaya geldik neredeyse. Karbon salımı öyle bir boyuta ulaştı ki, atmosferi kaplayarak gezegenimize bir sera etkisi yaratıyor. Küresel ısınma ve iklim değişikliği sürecinin temel sebebi bu. Sonuçları ise her yerde yaşanmakta olan iklim felaketlerinin meydana gelmesi oluyor. Üstelik insan türü hızla çoğalıyor ve diğer doğal yaşam türlerinin alanlarına baskı yaparak beslenmeden sağlığa kadar çok çeşitli sorunlar yaratıyor. Bütün bunlara ortak çözüm bulmak varken, bazı ülkeler ise hiç aldırmadan gezegenin geleceğine hakim olma mücadelesi sürdürüyor. Lokal ve bölgesel savaşlar son hızla devam ediyor. Doğadaki muazzam dengenin bozulmasının etkileri her alanda bu denli büyükken, buna bir de savaşın yıkımı ekleniyor. Giderek su ve enerji sorunu kadar, gıdaya ulaşım da zorlaşıyor.


Bu nedenlerle, Birleşmiş Milletler bu seneki Dünya Çevre Günü temasını “İklim Eylemi” olarak duyurdu. Odak noktası ise “Doğadan İlham Al / İklim İçin / Geleceğimiz İçin” denilerek belirlendi. İklim krizinin ekosistemler üzerindeki etkisi ve ülkelerin doğa temelli çözümlerle rotasını değiştirme gereği vurgulandı. Türkiye ise bu seneki İklim Değişikliği Zirvesi (COP31)’ne ev sahipliği yapacağı için, Dünya Çevre Günü’ne de özel önem veriyor. O yüzden de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yerel tema “Dünya Bize Emanet” olarak belirlendi. Çeşitli kurum ve kuruluşlar bu çerçevede toplantılar, etkinlikler, seminer ve açık oturumlar yapıyorlar bugün.

Oysa böyle toplanıp dağılmalar, senede bir gün “çevre” deyip sonra unutmalar, ülkemizin bu konudaki temel rotasını değiştirmiyor. Bunu yıllardır gördük, yaşadık. Muhtemelen zihniyet değişimi olmadıkça da yaşamaya devam edeceğiz. Çeşitli vadelerdeki planlar ve projeler, havamızı, suyumuzu ve toprağımızı korumaya yönelik bir çerçevede oluşturulmadığı sürece de, kirlenmeye ve kirletmeye devam edeceğimiz anlaşılıyor. Ülkemizde kömürün yoğun olarak enerji üretiminde kullanılması ve doğayı acımasızca yaralayan maden çalışmaları en önemli temel sorunlar. Alternatif enerji üretimine hızla bir dönüşüm geliştirmek, geleceğimiz için acil kararlar almak yerine; mevcut kömür madeni ve termik santrallerin biraz daha para kazanmasına fırsat yaratan planlar, kamulaştırmalar ve kayırma kararları alınıyor. Bu tarz tamamen bırakılmalıdır. Sadece enerji ve madeni öne alan, ancak daha fazla kirlenmeye yol açmaktan başka yararı olmayan, kazancı ise anı kurtarma bile yetmeyen, doğayı yok eden bu temel tercih rotası, hemen sona erdirilmelidir.


Durumun özeti bu ve bizler Çevre Günü’nde “kutlama” yapmak yerine, bir kez daha bu yanlışlara dikkat çekmek zorunda hissediyoruz kendimizi. Bu yıl yine sorunları hatırlatmak, bunlara ilgi çekmek ve gereken yasal düzenlemeler ile altyapı yatırımlarını talep etmek durumundayız. Dünya ve Türkiye için olduğu kadar, Balıkesir, Edremit ve Körfez için de ciddi kaygılarımız olduğu için, buna zorunluyuz. Aldırmazlıklarla dolu olan bu genel halin son bulması, artık hepimiz için çok önemli. Zaten yaşam alanımızda süregelen çevre sorunları nedeniyle Edremit sakinleri, çevreye duyarlı yurttaşlar ile sivil toplum kuruluşları, dernek ve platformlar 5 Haziran 2017’deki Dünya Çevre Günü’nden bu yana, her yıl alanlara çıkarak veya faklı etkinlikler yaparak bunlara dikkat çekmeye çalışıyorlar. Fakat bütün uyarılarımıza rağmen hem çevre kirliliği hızla artıyor, hem de kalıcı çözüm üretecek adımlar atılmıyor, yatırımlar yapılmıyor.

Durumumuz hiç de iç açıcı değil. Edremit’te önemli çevre sorunlarımız var. Bunların büyük bir kısmı da, denizle ve Körfez’le ilgili.

- Yazın turizm sezonunda, ilçemizin nüfusu 1.2 milyon kişiyi geçiyor. Fakat alt yapımız, sürekli oturan 175 bin nüfusa göre inşa edilmiş eski tesislerden oluşuyor.

- Yaşam alanlarımız, bir sahil beldesi olmaktan çıkıp hızla şehir olmaya koşuyor. Trafik, su, kanalizasyon, arıtma ve halk plajları artık yetmiyor. Yağmursuyu drenajı çok kötü. Her sağanak yağmurdan sonra pek çok mahallemizde, itfaiye en az bir hafta su boşaltmakla uğraşıyor.

- Denizimiz ise can çekişiyor. Yıllardır şikayet konusu bu durum. Denizi kirleten faktörlerin başında, kapasite ve kabiliyeti yetersiz kalan arıtma tesisleri geliyor.

- Bölge için acilen bir “Körfez Atıksu Yönetimi Stratejik Planı” gerekiyor. Edremit Körfezi “hassas su alanı” özelliği taşıyan bir deniz ve kapalı bir havza olduğu için, İleri Biyolojik Arıtma Tesisleri’nin zaman geçirilmeden inşası zorunlu.

- Kamuya ait tesisler kadar Körfez’deki sitelere, otellere ait özel arıtma tesislerinin de disiplin altına alınması şart. Ayrıca yıllardır fosseptikle idare eden yazlık konut ve işletmelerin de, bu durumdan kurtarılması gerekiyor. Arıtma tesislerinin inşasına paralel olarak, bu bölgelerin kanalizasyon sorunu da nihayete erdirilmeli.

- Derelerimizi kirleten tüm faktörler de bertaraf edilmeli. Zira derelere karışan her türlü kirlilik, sonuçta denize gidiyor. Hiçbir dereyi, bir arıtma tesisine sokup temizledikten sonra denize dökmek ise mümkün bile değil.

- Kirlenmekte olan denize rağmen, sahillerimiz de hızla ticarileşiyor. Plajlardaki kiralama sorunu ve para vererek denize girilme usulü, vatandaşlar için önemli bir dert haline gelmiş bulunuyor.

- Mevcut imar plan ve uygulamalarının, tüm canlılar için yıkım anlamına gelmesini de önlenmek gerekiyor. İmar planlarının akılcı ve doğa dostu olması için gerekli tüm değişiklikler hızlandırılmalı, olduğu gibi korunması gereken alanların varlığı kabul edilerek, sulak alanın korunması için de zorunlu önlemler alınmalı.

- Dalyan’daki kamu arazileri, halkın talebi doğrultusunda ve sadece kamusal ihtiyaçlar için değerlendirilmeli, Doğal Yaşam Parkı yapılmalı. İnsanlar ve tüm canlılar, yeşilin içinde yeşile hasret kalmamalı.

- Edremit Körfezi elden gitmeden, bu hedefler doğrultusunda belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşları koordineli bir çalışma yürütmeye başlamalı. Küresel iklim değişikliği dikkate alınarak, mevcut acil eylem planları da güncellenmeli.


Dostlar, sorunlar çok ve geleceğe odaklanmak şart. Geçtiğimiz Kurban Bayramı tatili bir erken kirlilik yarattı Körfez’de. Bu ay sonu da okular kapanacak, yazlıklar dolacak ve nüfus yoğunluğu tekrar artacak. Bu yaz ise hava sıcaklığı olağanüstü boyutlarda olacak. Bütün bunlar bir araya gelince Körfez yine kötü bir şekilde kokmaya başlayacak, denize de girilmez hale gelecek. Bunca yazlık konutları dolduran vatandaşlar, sürekli yaşayanlar ve turizm sektörünün tüm unsurları için ortak gündem budur. Gerekli yatırımların yapılması Balıkesir B. Belediyesi’nin görevi ve 25 ayı tamamladılar. Artık hiç olmazsa projesi onaylanan arıtma yatırımlarının temellerinin atılması gerekiyor. Süreç nerede tıkanıyorsa açıklaması gerekiyor. Çevre Bakanlığı bu duruma seyirci kalamaz. “Para” ise konu sadece, farklı yollar bulması gerekiyor. Körfez’de yaşayanlar bu sorunun çözümü için bütünlüklü bir açıklanma bekliyorlar. “Muhalefet belediyesi” olmak ise konu, halka bunu tüm açıklığıyla aktarmak ve engelleri ifade etmek gerekiyor. Lüzum ettiğinde, halkın katılımını da talep edip Çevre Bakanlığı’nın kapısını çalmak gerekiyor. Bunlar Büyükşehir Belediye Başkanı’nın görevleridir. Bu derdi zaten halk biliyor, çekiyor ve yatırımlarla sonlandırılmasını istiyor. Onların yeni baştan keşfedecekleri bir şey yok. Zaten bu nedenle, çözüm üretmeyenlerin elinden yetkiyi alıp, söz verenleri getirdiler Büyükşehir yönetimine. Ahmet Akın’ın bunu unutması gerekiyor.


Bizler uzun süredir sıkıntılarımızı dile getiriyoruz. Altyapı yatırımlarının daha fazla ihmal edilmesine halkın sabrı kalmadığını söylüyoruz. İklimin değiştiği, yaz yoğunluğu ve kirliliğinin ise giderek arttığı Körfez’de, şimdi Edremit Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri ile Balıkesir B. Belediyesi için, artık her gün “Çevre Günü” olmak zorunda. Kaybedecek zamanımız kalmadı. Yıllardır çözülmeyen sorunlarla her sene yeniden boğuşup, çözüm için çığlık atmaktansa, artık bizler de bu dertlerden temelli kurtulmak ve 5 Haziran’da sadece çevre kazanımlarımızı kutlamak istiyoruz. Sahip olduğumuz doğamızı, dağımızı, suyumuzu, ovamızı, zeytinimizi, denizimizi tadıyla, keyfiyle, doyasıya yaşamak istiyoruz.

Temiz Dünya, temiz gelecek..!

Temiz Körfez, temiz Edremit..!

05.06.2026 / EDREMİT ÇEVRE DERNEĞİ

Muhabir: OSMAN KANTARLIOĞLU