Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler" Paneli'nde yaptığı konuşmada "Bizim gazetecilerimiz, kendi medeniyet anlayışımızdan ve değer dünyamızdan beslenerek dijital dünyada aktif aktörler olmalıdır” ifadelerini kullandı.


Uluslararası düzenin irtifa kaybettiği, devletlerin alenen hukuksuz eylemlere giriştiği, katliamların ve soykırımların normalleştirilmeye çalışıldığı belirsiz bir dönemin tecrübe edildiğini dile getiren İletişim Başkanı Duran, "Aslında bu bildiğimiz dünyanın sonu diye tanımlanan şey, yepyeni bir medya düzenini de oluşturuyor. Böyle baktığımızda medya sisteminde dijitalleşme de dâhil olmak üzere keskin bir dönüşüm ve belirsizlik, birlikte gerçekleşiyor. Yapay zekâ teknolojileriyle daha da hız kazanan bu süreç, insanın insanla, varlıkla ve tabii ki bilgiyle olan ilişkisini de kökünden değiştiriyor." diye konuştu.

İletişim Başkanı Duran, bütün bu süreçlerin gazeteciliği de büyük ölçüde etkilediğinin farkında olduklarını ve tam da bu nedenle dönüşümüne tanık oldukları gazeteciliğe ilişkin bazı soruların sorulması gerektiğini kaydederek, "Dijitalleşme ve yapay zekâ, gazetecilik mesleğini nasıl dönüştürüyor? Bu dönüşümün hangi stratejik yönetişim çerçevesinde ele alınması gerekir? Gazetecilerin ürettiği bilgiler, bugün ne anlama gelmektedir? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar, aslında dijital dönüşüm sonucu hayatımıza giren anlam ve içeriklere daha dikkatli ve yakından bakmamız gerektiğini bize anlatır. Bunlar üzerine daha fazla düşünmemiz gerekiyor. Bu panelin de buna hizmet edeceği düşüncesindeyim." ifadelerini kullandı.


Dijitalleşmenin gündeme getirdiği en önemli konulardan birinin hız olduğuna dikkati çeken İletişim Başkanı Duran, bu hızın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını ancak riskleri de ortaya çıkararak doğruyla yanlış arasında bulanıklaşma yaşandığını belirtti.

İletişim Başkanı Duran, dijitalleşmenin gündeme getirdiği diğer bir konunun algoritmalar ve bu algoritmaların belirli şirketler tarafından yönetilmesi riskinin çok ciddi olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:


⁠"Yapay zekâya sorumluluğu bırakamayız"

Dijitalleşmenin ortaya koyduğu imkânların bir anlamda gazetecilerin iş yükünü azalttığını anlatan İletişim Başkanı Duran, "Bizi yönlendiren şey, yapay zekâlar olmamalı. Hızlı erişim iyi bir imkân ama sağlıklı ve doğru bildiği haberi ortaya koyabilmek için gazetecinin aktörlüğü, eskisinden daha da önemli hâle geldi. Gazetecilik ve kurumsal medya, zannedildiği gibi etkisini yitirmeyecek, aksine yeni fonksiyonlar üstlenerek daha önemli hâle gelecek çünkü doğrulama, şeffaflık ve kaynak güvenirliği artık stratejik bir değer. Sosyal medyada, dijital alanda gördüğümüz her şeyin artık gerçek olup olmadığına yani güvenirliğini teyit etmeye ihtiyacımız var. O hâlde bunu gören ve bu ihtiyaca karşılık veren gazeteciliğin ne kadar değerli olacağını bilmek pekâlâ mümkün." değerlendirmesinde bulundu.


İletişim Başkanı Duran, yeniliklerin iletişimi, medyayı, bilhassa gazeteciliği dönüştüren etkisine ve bu konuya yaklaşımın nasıl olması gerektiğine ilişkin şunları söyledi:

"Ana çerçeveyi şu şekilde belirleyebiliriz. Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'İnsanı ve insani değerleri yüceltmeyen hiçbir yeniliğin kıymetiharbiyesi yoktur.' sözü aslında bir prensip olarak alınabilir. Önemli olan şey, insan ve insani değerlerdir. Bu itibarla biz de İletişim Başkanlığı olarak dijitalleşme ve yapay zekâ gibi iletişim teknolojilerine bu perspektiften yaklaşıyoruz yani sunduğu imkânları ve ortaya çıkardığı riskleri birlikte değerlendiren bir stratejik sorumluluk sergiliyoruz. Yeni iletişim teknolojilerinin sunduğu imkânlardan elbette sonuna kadar faydalanıyoruz ama zararlarını da yönetmek, azaltmak gerekiyor. 'Öncelikle yapay zekâ, bir örnek olarak gazetecilikte faydalanılması gerekilen bir imkândır.' demiştim ama asla bir özne değildir, olmamalıdır. Yapay zekâya sorumluluğu bırakamayız. Yapay zekâya bazı komutları vererek bilgiyi alıyoruz ama yine de bu bilgi sonuçta belirli verilerden yönlendirmelerle geliyor. Bunu biz bir sonuç olarak görmemeliyiz yani insanın, gazetecinin bağımsızlığı, mesleki etiği ve ilkeleri ve kamu yararı, hepsinin önünde gelmeli. Bu konular, algoritmalara bırakılamaz."


Haberciliğin temel niteliklerinin zayıflatılmasının, hız olgusunun doğru bilginin önüne geçmesine ve görünürlüğün de hakikati bastırmasına sebep olabileceği uyarısında bulunan İletişim Başkanı Duran, "Böyle bir medya düzeninde kimsenin elindeki bilgiden emin olamayacağı açıktır. Böylesi bir kaos ortamında bazı küresel şirketlerin ve onlarla işbirliği içinde hareket eden bazı devletlerin iletişim ekosistemini domine etmesi, burada bir tahakküm oluşturması, elbette istenmeyecek bir husustur. Bu da bizi dijital egemenlik konusuna getirir. Dijital egemenlik, Türkiye açısından baktığımızda millî egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır." diye konuştu.


⁠"İletişim Başkanlığı, gazetecilerimizin yanında"

İletişim Başkanı Duran, cevap aranması gereken başka bir sorunun da bu olumsuzluklarla nasıl mücadele edileceği ve kişinin kendi dijital egemenliğini nasıl koruyacağı hususu olduğunu söyledi.

"Konvansiyonel medyanın önemini göz ardı etmeden, yenilikleri ve yeniliklerin dönüştürücü etkilerini de hesaba katarak hareket etmek durumundayız." diyen İletişim Başkanı Duran, şunları kaydetti:

"Daha önce gazeteci demek, konuyu belirleyen, araştıran ve haberini yazarak altına imza atan kimse demekti. Bugün bu tanım daha da ilerletilmek zorunda yani artık gazeteci, veriyi okuyabilen, algoritmayı tanıyabilen, yapay zekâ destekli içerikleri fark edebilen ve dijital güvenlik bilincine sahip kişi demektir. Gazetecilerin bu yeterlilikleri edinebilmesi için elbette bizlere çok görev düşmektedir. İletişim habitatında yer alan kurumlar olarak, İletişim Başkanlığı başta olmak üzere, TRT, Anadolu Ajansı ve Basın İlan Kurumu, bu konuda gazetecilerimizin yanında, onlara her türlü yetkinliğin kazandırılmasında destek vermeye hazırdır ve bunu bir görev addetmektedir. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde bugüne kadar iletişim camiasından gazetecileri nasıl desteklediysek bu yeni meydan okumalar karşısında da onların yanında olacağız."


Kamu yararına milleti bilgilendirme temel hizmeti çerçevesinde bu gayreti sürdüreceklerini vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Basın İlan Kurumunun da yerel ve ulusal ölçekte medya organlarına verdiği destek, tam da bu amaca hizmet etmektedir. Basın İlan Kurumumuz, gazete işletmelerine kredi, basın derneklerine nakdi yardım ve basında görevli çalışanlara faizsiz borç imkânı sunarak aslında bu işin maddi altyapısını da sunmaktadır. Böylece bizim tüm Türkiye'de yerel ve ulusal ölçekteki medya kuruluşlarımız, bu zeminde önemli bir kamusal görevi yerine getirmektedir." ifadelerini kullandı.


İletişim Başkanı Duran, basın kuruluşlarının gerçek bilgiyi kamuoyuna ulaştırma misyonundan bir an bile sapmamasının büyük önem taşıdığının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizim gazetecilerimiz, kendi medeniyet anlayışımızdan, köklü tarihimizden ve değer dünyamızdan beslenerek bu dijital dünyada aktif aktörler olmalıdır. Pasif kabul edenler değil o dijital ortamı şekillendiren aktörler olmalıdır. Bu bağlamda yerli ve millî dil, söylem ve anlatı inşa etmek çabası içinde olmanın çok kritik ve vazgeçilemez bir noktada olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde nesillerimizi kendi millî değerlerimizle, onların hafızalarını, dünyalarını geleceğe aktarmak mümkün olmayabilir. Böylesi bir risk karşısında yüksek bir bilincin gerekli olduğunu ve artık gazeteciler için bunun bir kamu görevi parçası olduğunu düşünüyorum."


Programa BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Anadolu Ajansı (AA) Teknoloji Koordinatörü Emre Çebişli, çeşitli medya kuruluşlarından isimler, gazeteciler ve akademisyenler katıldı. Abdulkadir Çay, İletişim Başkanı Duran'a konuşmasının ardından hediye takdiminde bulundu, aile fotoğrafının çekilmesiyle panellere geçildi.

Muhabir: Haber Merkezi