Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan kritik Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından, ABD merkezli küresel finans devi Citibank (Citi), Türkiye ekonomisinin makro görünümüne dair kapsamlı bir analiz yayımladı.

Banka ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından kaleme alınan raporda, Türkiye’deki fiyat artış dinamiklerinin öngörülenden çok daha dirençli ve zorlu bir patikaya girdiğine dikkat çekildi. Analistler, enflasyondaki bu kronik kemikleşmenin (katılığın), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) elini zorlaştırarak olası gevşeme (faiz indirimi) alanını ciddi şekilde daralttığını vurguladı.


"Yıl Sonunda Faiz Beklentimiz Yüzde 35"

Ekonomideki yavaşlama sinyallerine rağmen para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini savunan Citi ekonomistleri, faiz indirim döngüsüne ilişkin piyasadan ayrışan şu öngörülerde bulundu:

  • Sınırlı İndirim Alanı: Yılın ikinci yarısında enflasyondaki direnç sebebiyle faiz indirimleri için hareket alanının oldukça kısıtlı olduğu belirtildi.
  • Piyasa Beklentisinin Üzerinde Tahmin: Piyasa genelinde yıl sonu politika faizi beklentisi %34 seviyesindeyken; Citi, TCMB'nin yılı %35 politika faizi ile kapatacağını öngördü.
  • TCMB'nin İkilemi: Raporda, "Analizimiz faiz artışıyla birlikte kurdaki değer kaybı hızının ayarlanmasını savunurken, ekonomik faaliyetteki yavaşlama işaretleri nedeniyle TCMB’nin kısa vadede bunun tersi yönünde (gevşeme) adım atmaya daha yatkın olabileceğini düşündürüyor" denildi.

Hizmet ve Gıda Enflasyonunda Kronik Tablo

Haziran ayı verilerinde özellikle işlenmiş gıda fiyatlarındaki sıçramanın beklentileri aştığına değinen banka, çekirdek ve hizmet enflasyonundaki katılığı rakamlarla gözler önüne serdi:

"Çekirdek enflasyonun yaklaşık %30, hizmet enflasyonunun ise %40 gibi yüksek seviyelerde çakılı kalmaya devam ettiğini görmekteyiz. Yaptığımız hesaplamalar, hizmet enflasyonunun aylık bazdaki düşüş hızında (dezenflasyon trendinde) henüz anlamlı ve kalıcı bir iyileşmeye işaret etmiyor."


Citi’ye göre yakın vadede piyasayı; gıda fiyatlarındaki belirsizlikler, Eylül-Ekim döneminde giyim sektöründen gelebilecek yukarı yönlü sürprizler ve iç talepteki zayıflamanın hizmet sektörüne ne ölçüde yansıyacağı belirleyecek.

"Yıl Sonu Enflasyonu %31 Olur, Riskler Yukarı Yönlü"

Merkez Bankası’nın gelecek dönem hedefleri ile piyasa gerçeklerinin uyuşmadığına dikkat çeken İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, dezenflasyon sürecine dair şu uyarıları sıraladı:

  • Hedeflerden Sapma Riski: TCMB’nin 2026 yılı için %24, 2027 yılı için ise %15 olan ara enflasyon hedeflerine karşın, sektörel beklentiler düşüşün çok daha yavaş olacağını gösteriyor.
  • Yalnızca Kur İstikrarı Yetmez: Rekabet gücü kaygılarının arttığı bu ortamda, sadece döviz kurunu sabit tutmanın enflasyon beklentilerini dizginlemeye (çıpalamaya) tek başına yetmeyeceği ifade edildi.
  • Görünüm Belirsiz: Enerji maliyetlerindeki gevşeme olumlu bir faktör olsa da fiyatlama davranışlarındaki yapısal bozulma nedeniyle süreç belirsizliğini koruyor.

Tüm bu parametreler ışığında Citi, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yaklaşık %31 olarak belirlediğini ilan ederken, bu tahmin üzerindeki risk dengesinin aşağı yönlü değil, yukarı yönlü kalmaya devam ettiğinin altını çizdi.

Muhabir: Haber Merkezi