CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulu'nda Posta Hizmetleri Kanunu görüşmelerinde yaptığı konuşmada, PTT çalışanlarının özlük haklarına ilişkin yapılan düzenlemeyi hak gaspı olarak değerlendirdi. Sarı, teklifin çalışanların haklarını gasp ettiğini, PTT'nin tasfiye edildiğini ve bu tasfiyenin AKP'nin yıllardır kamu kurumlarını yok eden politikalarının yeni bir halkası olduğunu söyledi.
"BU DÜZENLEME ÇALIŞANLARIN HAKKINI GASP EDİYOR"
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında görüşülen madde üzerinde söz alarak, torba yasa teklifinde PTT çalışanlarının özlük haklarına ilişkin yapılan düzenlemeyi eleştirdi.
Teklifin çalışanların haklarını korumadığını, aksine kazanılmış haklarını ortadan kaldıracağını belirten Sarı, düzenlemenin emekçilerin geleceğini belirsizliğe sürüklediğini ifade etti.
"1840'TAN BERİ AYAKTA KALAN KURUMA ŞİMDİ DE PTT'YE GÖZ DİKTİNİZ"
PTT'nin 1840 yılında kurulduğunu ve Cumhuriyet'ten de eski, köklü bir kamu kurumu olduğunu hatırlatan Serkan Sarı, AKP iktidarının göreve geldiği günden bu yana birçok kamu kurumunu tasfiye ettiğini söyledi.
PTT'nin kurumsal hafızasının, kültürünün ve birikiminin korunması gerekirken kurumun siyasi kadrolaşmanın aracı hâline getirildiğini belirten Sarı, 2018 yılında Türkiye Varlık Fonu'na devredilen PTT'nin bu süreçten sonra ciddi mali zararlar yaşadığını dile getirdi.
Sarı, yalnızca 2025 yılında PTT'nin yaklaşık 4,5 milyar TL zarar ettiğini, 2018 yılından bugüne oluşan zararın ise 13,5 milyar TL'ye ulaştığını belirterek bu tablonun liyakatsiz yönetim anlayışının sonucu olduğunu ifade etti.
"PERSONELİ TASFİYE EDİP ÖZELLEŞTİRMENİN YOLUNU AÇIYORSUNUZ"
Teklifin asıl amacının personel yapısını değiştirmek olduğunu söyleyen Sarı, çalışanların önemli bir bölümünün başka kurumlara gönderileceğini, kalan personelin ise emekliliğe zorlanacağını ifade etti.
Emeklilik hakkı yaklaşan personelin "idari hizmet sözleşmeli personel" statüsüne geçirilmeye zorlanacağını belirten Sarı, bunun kurumun geleceği için değil, olası bir özelleştirme sürecinde şirketlerin yükünü azaltmak amacıyla yapıldığını savundu.
"PERSONELİN GELECEĞİ YÖNETİM KURULUNUN İKİ DUDAĞI ARASINA BIRAKILIYOR"
Yeni düzenlemeyle birlikte personelin ücreti, sosyal hakları, terfileri ve görevine devam edip etmeyeceği konusunda tüm yetkinin yönetim kuruluna bırakıldığını söyleyen Sarı, bunun hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünün Meclis duvarlarında yazılı olduğunu hatırlatan Sarı, milletin lehine olmayan düzenlemelerin ise yine Meclis'ten geçirildiğini söyledi.
"SÖZLEŞMELİ PERSONELİ BİTİRECEĞİZ DEDİNİZ, TUTMADINIZ"
AKP'nin geçmiş yıllarda sözleşmeli personel uygulamasını sona erdireceği yönünde vaatlerde bulunduğunu hatırlatan Serkan Sarı, bu sözlerin tutulmadığını belirtti.
Bugün kamuda yaklaşık 446 bin 400 sözleşmeli personelin görev yaptığını ifade eden Sarı; Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, belediyeler, il özel idareleri ve hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde çalışan personelin dahi güvencesiz statüde çalıştırıldığını söyledi.
Milletvekili danışmanlarının da kıdem tazminatı ve işsizlik ödeneği gibi temel haklardan mahrum bırakıldığını vurgulayan Sarı, bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
"KAMU KURUMLARINI BİRER BİRER YOK ETTİNİZ"
Konuşmasının son bölümünde AKP iktidarının kamu kurumlarına yönelik politikalarını eleştiren Serkan Sarı, göreve geldikleri günden bu yana birçok stratejik kamu kuruluşunun özelleştirildiğini veya işlevsiz hâle getirildiğini söyledi.
TEKEL'in özelleştirildiğini, TÜRKŞEKER fabrikalarının büyük bölümünün satıldığını, kalan fabrikaların ise yeterli yatırımlar yapılmadığı için üretim kapasitesini kaybettiğini belirten Sarı, kamunun şeker üretimindeki payının yüzde 74'ten yüzde 34'e kadar gerilediğini ifade etti.
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin çiftçiyi koruyamadığını, TİGEM'in, Et Balık Kurumunun, TÜRK TELEKOM'un, Köy Hizmetlerinin ve SEKA'nın da benzer şekilde zayıflatıldığını söyleyen Sarı, iktidarın kamu kurumlarını sistemli biçimde tasfiye ettiğini savundu.





