"Mutlak butlan" kararı sonrası fiilen ikiye bölünen Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) gözler olağanüstü kurultay çağrılarına çevrildi.

Özgür Özel yönetimi, partinin seçime girme yeterliliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu savunurken, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden "böyle bir risk yok" yanıtı geldi. Peki, hukuki süreç neyi işaret ediyor?


Özel Yönetimi: "Takvim İşliyor, Risk Kapıda"

Özgür Özel’in Merkez Yönetim Kurulu’ndaki (MYK) parti sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, partinin en geç Temmuz ayına kadar kurultayını toplamaması durumunda ciddi bir hukuki riskle karşı karşıya kalacağını belirtti.

Özel yönetimi, dayanağını Siyasi Partiler Yasası’nın 36. maddesine dayandırıyor. Yasaya göre, illerin yarısında teşkilatlanmış olmak ve büyük kongreleri tüzüğe uygun zamanlarda yapmak gerekiyor. Mahkemenin son kurultayı iptal etmesiyle birlikte, CHP’nin geçerli son büyük kurultayının 6 yıl önce yapıldığını savunan Özel kanadı, 25 Temmuz 2026 sınırına dikkat çekiyor.


Kılıçdaroğlu Ekibi: "Karar Kesinleşmedi, Süre Durdu"

Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın kurmaylar ise "seçime girememe" iddiasını hukuki bir temele dayanmadığını savunuyor. Kılıçdaroğlu kanadının temel argümanları ise şunlar:

  • Süreler Durdu: "Mutlak butlan" kararı henüz kesinleşmedi ve temyiz süreci devam ediyor. Bu süreçte kurultay takviminin durduğunu belirten kurmaylar, bu nedenle bir hak kaybı oluşmayacağını savunuyor.

  • Mücbir Sebep: Yargı süreci devam ederken kurultaya gitmenin imkansız olduğunu, bunun "mücbir sebep" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.


"Seçim İtiraz Sürecini Bekleyemeyiz"

Hukukçu kurmaylar, iktidarın veya YSK'nın süreç sonunda "kurultay yapılmadı" gerekçesiyle seçimlere katılımı engelleyebileceği endişesini dile getiriyor. Özel yönetimi, bu riski bertaraf etmek için 12 Temmuz’da bir olağanüstü kurultay toplanmasını şart koşarken; Kılıçdaroğlu kanadı ise yargı kararı kesinleşmeden atılacak adımların tüzüğe aykırı olacağını savunarak bu taleplere kapıyı kapatıyor.

Muhabir: Haber Merkezi