Ankara kulislerinde imza barajının aşılması, 111 milletvekilinin ortak bildirisi ve yargının başlattığı şok MASAK incelemeleriyle siyaset tarihinin en hareketli günlerinden biri yaşanırken, Beştepe kanadından da fırtına koparacak ilk resmi tepki geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefet partisinde mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından başlayan liderlik ve kurultay kaosuna dair sessizliğini bozdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP genel merkezinde yaşanan sıcak gelişmeleri son derece sert ve net ifadelerle değerlendirerek iktidar kanadının kırmızı çizgilerini ilan etti.
"Bu Mücadelenin Hiçbir Yerinde Yokuz ve Olmayacağız"
Ana muhalefet partisinin kendi içindeki tüzük ve koltuk kavgalarının iktidarın gündeminde yer almadığını net bir dille ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen tartışmalara şu sözlerle mesafe koydu:
"Ana muhalefet partisi içindeki idari ve hukuki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına kadar taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, geçmişte de olmadık ve gelecekte de asla olmayacağız."
Sokak Uyarısı: "Milletle Güvenlik Güçlerini Karşı Karşıya Getirmeyiz"
Parti içi krizlerin ve delege mücadelelerinin toplumsal bir huzursuzluğa veya sokak hareketliliğine tahvil edilmek istenmesi ihtimaline karşı devletin tüm güvenlik mekanizmalarının teyakkuzda olduğunu vurgulayan Erdoğan, sert bir uyarı tüzüğü çizdi:
"Siyasi ikballeri ve koltuk kaygıları için ülkede huzursuzluk üretmeye çalışanlar iyi bilsinler ve unutmasınlar ki; bu aziz toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne ve hukuk tanımazlığa asla prim vermez. Biz de her ne gerekçeyle veya hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla kahraman güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine kesinlikle müsaade etmeyiz."
"Türkiye’nin Dikkatini Dağıtmaya Kimsenin Hakkı Yoktur"
Küresel ve bölgesel risklerin yoğunlaştığı bu kritik süreçte, ana muhalefet partisindeki kaosun ülkenin genel vizyonunu ve iç barışını gölgeleyemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasını şu manifesto cümleleriyle noktaladı:
"Böylesi hassas ve küresel dinamiklerin hareketli olduğu bir dönemde, Türkiye’nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini ve iç huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olamaz."
Cumhurbaşkanlığı katından gelen bu "kamu düzeni" ve "mesafe" çıkışının, yarın meclis grup toplantılarında ve CHP'nin delege imza trafiğinde nasıl bir yankı bulacağı ise şimdiden merak konusu oldu.




