Balıkesir’de Esnaf Odacılığı nereye gitti? Sessiz kongreler, sessiz Odalar, sessiz şehir! Nerede o şehre vizyon ve değer katan eski Başkanlar...
Balıkesir’de esnaf ve sanatkâr odalarının kongreleri yapılıyor. Takvim işliyor, sandık kuruluyor, oylar sayılıyor. Ancak bütün bu süreç, adeta kapalı devre bir sistemin içinde gerçekleşiyor. Mevzunun tam göbeğinde olanlar dışında şehrin bundan haberi yok. Ne sokakta bir hareketlilik var, ne basında bir heyecan, ne de kamuoyunda bir beklenti. Oysa bu şehir, esnaf ve sanatkâr odalarının sadece kendi üyelerine değil, Balıkesir’in tamamına yön verdiği zamanları yaşamış bir şehir.
***
Balıkesir merkezinde ve ilçelerinde onlarca esnaf ve sanatkâr odası uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Her meslek grubunun bir odası var ve bu odalar hâlâ ayakta. Mesele sadece ayakta kalmak değil; mesele hatırlanmak, hissedilmek, iz bırakmak. Eskiden böyleydi. Büyük ilçeler dâhil olmak üzere oda başkanlarının isimleri tek tek sayılırdı. Ezbere bilinirdi bu isimler. Kim oldukları, ne yaptıkları, hangi meselede nasıl durdukları herkes tarafından bilinirdi. Çünkü onlar sadece oda başkanı değil, aynı zamanda şehrin aktörleriydi.
***
Mesela Balıkesir Şoförler ve Otomobilciler Odası denildiğinde akla gelen ilk isim Mesut Aşanel’di. Bu isim sadece bir oda başkanını değil, bir dönemi, bir tarzı, bir vizyonu temsil ederdi. Uzun yıllar bu odaya başkanlık yaptı, ardından Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği Başkanı oldu. Ama onu unutulmaz kılan koltukları değil, duruşuydu. Balıkesir il merkezi ve ilçelerinde herkesin tanıdığı, bildiği, sevdiği ve saydığı bir isimdi. Sadece esnaf teşkilatında değil, şehrin siyasi hayatında da etkiliydi. Sözü dinlenirdi çünkü sözünün arkasında dururdu.
***
O dönem oda başkanları kendilerini sürekli yenileyen, geliştiren, başında oldukları kuruma olduğu kadar yaşadıkları şehre de vizyon katmaya çalışan insanlardı. Bugünkü gibi iktidar nimetlerinden azami ölçüde yararlanma imkânları yoktu. Telefonla iş çözmek, bir talimatla engel aşmak gibi kolaylıklar söz konusu değildi. Her şey daha zor, daha meşakkatliydi ama işin içinde “alın teri” vardı. Belki daha uzun sürüyordu ama daha kalıcıydı.
***
Kahveciler ve Gazinocular Odası Başkanı “Recep Çelik” mesela… Bugün mesleğe sonradan girenler onu tanımayabilir, en fazla ismini duymuş olabilir. Ama eskiler Recep Çelik’i iyi bilir. Dik başlıydı; haksızlıklara dayanamazdı.. Bu özelliğiyle Mesut Aşanel’le çoğu kere ters düşmüşlüğü de vardı. Ama saygılıydı. Sevilen bir isimdi çünkü üyelerinin yararına olacak işler için durmadan koştururdu. Şehri düşünürdü, meseleleri kişisel hesaplara kurban etmezdi. Lafı sözü dinlenirdi; samimiydi.
***
Nam-ı diğer “Makasçı Yunus”, Yunus Baysal… Atatepe Sanayi Sitesi’ni kurmak ve yaşatmak için yıllarca uğraş verdi. Madeni Eşya Sanatkârları Odası başkanlığını uzun süre yaptı. Yetmedi, esnafa nefes aldıracak bir kredi kooperatifi kurdu ve yönetti. Bu uğurda katlandığı zorluklar onu yordu, yıprattı. Hastalandı. Kansere yakalandı ve genç sayılabilecek bir yaşta hayata veda etti. Bugün o sanayi sitesinde dükkân açan herkes, belki farkında olarak belki olmayarak onun emeğinin üzerinde duruyor.
***
Fırıncılar Odası Başkanı Necdet Erkan, Terziler Odası Başkanı Kazım Avcı, Recep Çelik… Bu isimler Mesut Aşanel’in başkan vekilleriydi. Esnaf ve sanatkâr teşkilatını birlikte yönettikleri yıllar, Balıkesir’de odacılığın en etkili olduğu dönemlerdi. Her biri aynı zamanda siyasi kimlik taşıyordu. O zamanlar AK Parti yoktu; merkez sağ siyasetin gönüllüleriydi hepsi. Aşanel belediye meclis üyeliği yaptı. Kazım Avcı ANAP’ta görev aldı. Recep Çelik Doğru Yol Partisi’ndeydi. Ama hiçbiri siyasetin arkasına saklanmadı. Tam tersine, siyasete mesafeli durup gerektiğinde siyasete yön verdiler.
***
O yıllarda odacılık yapanların büyük bir kısmı aramızda yok. Onların yetiştirdiği bazı isimler hâlâ oda yönetimlerinde ya da başkanlık koltuklarında oturuyor. Ancak ne yazık ki o ekolden, o vizyondan, o mücadele ruhundan şehirde eser yok. Ses getiren eylemler yok. Şehre değer katan yatırımlar yok. Üyelerin hakkını aramak uğruna sergilenen fedakârlıklar yok. Eskilerle bugünü yan yana koyduğunuzda aradaki fark insanın içini acıtıyor.
***
Bugün Balıkesirliler oda başkanlarını çoğu zaman sadece Ahilik Haftası’nda, protokol sıralarında görüyor. Güzel döşenmiş makam odaları, makam araçları, gösterişli binalar var ama şehirle kurulan bağ zayıf. Elbette üyeleri için bir şeyler yapılıyordur. Ancak şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatında bu odaların ne sözü var ne de etkisi. Eskilerin aksine sessizliğe bürünmüş, sinmiş, etkisiz bir yapı hâkim.
***
Bir gazeteci olarak, bu şehrin nabzını tutmaya çalışan biri olarak gözlemim net: Şimdiki başkanların çoğunu tanımıyoruz. İsimlerini biliyoruz ama yüzlerini, duruşlarını, seslerini bilmiyoruz. Basınla ilişkileri zayıf. Medyayla aralarına mesafe koymuş durumdalar. Görüş beyan etmekten çekiniyor gibiler. Muhtemelen onları da saran bir “korku atmosferi” var.
Bir zamanlar esnaf ve sanatkâr milletine liderlik eden isimler gerçekten liderdi. Sözleri dinlenirdi. Şehri yönetenler üzerinde etkileri vardı. Mesela rahmetli Mesut Aşanel, neredeyse haftada bir gazetelerin manşetinde yer alırdı. Bazen bir açıklamasıyla, bazen bir icraatıyla, bazen de şehrin menfaatine yaptığı bir çıkışla. O dönem oda başkanları da basında sıkça yer alırdı. Kongreler günler öncesinden kulisleriyle konuşulurdu. Gazeteciler bu süreçleri yakından takip ederdi.
Bugün ise kongreler yapılıyor ama medyada yankı bulmuyor. Kulisler var ama kapalı kapılar ardında. Haber varsa da sadece sonuç haberi olarak, kenarda köşede yer buluyor. Bu tablo, Balıkesir’in birçok alanda olduğu gibi odacılıkta da geriye gittiğinin açık bir göstergesi.
***
Balıkesir’de Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği Başkanı var. Makamında oturuyor, il genelindeki tüm odalara başkanlık ediyor. Ama icraatıyla, söylemiyle, eylemiyle şehirde nerede durduğunu görmek zor. Mesut Aşanel’in vizyonuyla kıyaslandığında, onun emaneti olan koltuğu doldurmakta zorlandığı açık.
Sonuçta karşımızda binlerce üyeye sahip koskoca bir teşkilat var ama bu teşkilat şehir adına sessiz, sinik ve etkisiz. Pek çoğu, eskilerin bıraktığı kazanımların üzerinde oturuyor. Üzerine konulan yeni bir tuğla yok denecek kadar az.
***
Bu bir eleştiri olduğu kadar bir vefa yazısıdır da. Çünkü Balıkesir, esnaf odacılığının ne olabileceğini yaşamış bir şehir. Hafızasında Mesut Aşanel’ler, Recep Çelik’ler, Yunus Baysal’lar, Necdet Erkan’lar, Kazım Avcı’lar var. Bu hafıza hâlâ canlı. Ve bu şehir, o hafızaya yakışan bir odacılığı yeniden hak ediyor.
***
Bu arada Erol Ayvaz’ı hatırlamadan geçmek olmaz. Son kertede, o kuşaktan geriye kalan ve halen bu yapının içinde yer alma başarısını gösteren EKK Başkanı, eski zamanda Marangozlar Odası Başkanı Erol Ayvaz’a da buradan bir selam gönderelim. Erol Abi’ye sağlıklı, uzun ömür dilerim.
Ne varsa eskilerde var nitekim.





