Temmuz ayı maaş düzenlemeleri öncesinde, geçim sıkıntısı ve artan enflasyon karşısında ezilen emekliler haklarını aramak için meydanlara indi.

Balıkesir'de faaliyet gösteren Emekliler Birleşme Dayanışma Derneği, Türkiye Emekliler Derneği, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Çağdaş Emekliler Derneği ve Tüm Emekliler Derneği ortak bir platformda buluşarak kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kurtdereli Mehmet Pehlivan Heykeli önünde tek ses olan yüzlerce emekli, bütçeden hak ettikleri payı talep ederek gelirde ve vergide adalet sağlanması için "Artık yeter" haykırışında bulundu.


"TÜİK’in Ismarlama Enflasyon Oranlarını Kabul Etmiyoruz!"

Emekli dernekleri ve sendikaları adına yapılan ortak açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verileri sert bir dille eleştirildi. Maaş artışlarının hayatın gerçekleriyle uyuşmayan oranlara göre yapılacağını iddia eden emekliler şu görüşleri paylaştı:

Whatsapp Image 2026 06 25 At 15.31.10


"TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleri ile uyuşmuyor. Altı aylık sahte enflasyon oranını emekli aylıklarına yansıtıp temmuz zammı müjdesi olarak sunacaklar. Enflasyon farkını zam diye adlandırmak dilin hileli kullanımıdır. İlk kez asgari ücret açlık sınırının altında açıklandı, en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının yarısı kadar. Bu sefaletin adıdır."

Açıklamada, toplumsal refah payının emeklilerin anasının ak sütü gibi helal olduğu vurgulanarak, çalışma yaşamı boyunca ülkenin dinamosu olan emekçilerin yaşlandıklarında sefalete mahkûm edilmesinin hiçbir ahlaka sığmadığı ifade edildi.

"Matematiksel Gasp Var: Hak Edilen Maaş 39 Bin TL"

2002 yılındaki asgari ücret ve emekli maaşı dengelerini örnek gösteren platform sözcüleri, hakkın nasıl tırpanlandığını şu çarpıcı hesaplamayla ortaya koydu:

  • 2002 Yılı Dengesi: 2002 Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun %40 fazlası olan 257 TL seviyesindeydi.
  • Gasp Edilen Rakamlar: 2026 yılı Ocak-Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 20 bin TL olarak uygulanıyor. Oysaki geçmişteki %40'lık hak korunsaydı, 28 bin 75 TL'lik asgari ücretin karşılığında en düşük emekli aylığının 39 bin 305 TL olması gerekirdi. Düz hesapla bile aylıkların yarısı gasp edilmiş durumdadır.
  • Memur Emeklilerinden AYM Adımı: Üç yıldır hukuksuz şekilde seyyanen zamları ödenmeyen memur emeklileri, anayasal hakları olan 8 bin 77 liralık ödeme için AYM'ye (Anayasa Mahkemesi) bireysel başvuruda bulunan Seyfettin Çilesiz ve Ali Erdem Gündoğan’ın çağrısıyla 1 milyon dilekçe kampanyasını sürdürüyor.

Whatsapp Image 2026 06 25 At 15.31.11


"Bize Para Yok, Faizcilere ve Kumar Ekonomisine Çok!"

Hükümetin ekonomi politikalarını "kumar ekonomisi" ve "neo-liberal kapitalizm" olarak tanımlayan emekliler, kaynakların adil dağıtılmadığına dikkat çekti:

"Bizde para yok ama ülkenin kaymağını yiyenlerde çok. Paradan para kazananlar, 1 milyon lirayı yalnızca bir aylığına bankaya yatırdığında bir asgari ücretten fazla para kazanıyor. Bu kadar rahat faiz öderken enflasyon artar demeyen iktidar, sıra emeklinin aylığına gelince 'enflasyon azar' diyor. Hazine ve Maliye Bakanları değişse de kaybeden hep emekçiler, kazanan hep dolar milyarderleri ve tekeller oluyor."

"Geri Dönüş Kamulaştırmadan Geçiyor, İktidarı Göndereceğiz"

17 milyon emeklinin iradesiyle yoksulluğa teslim olmayacaklarını haykıran dernekler, çözümün kamucu politikalara dönmekten geçtiğini savundu. Sendikal örgütlenmeler önündeki kapatma davalarının derhal geri çekilmesini talep eden platform, eylemi şu manifestoyla sonlandırdı:

"Özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Tank Palet, Etibank ve Şeker fabrikaları, limanlar, otoyollar tekrar kamulaştırılmalıdır. Ancak bu şekilde çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanabilir. Bizleri sefalete, gençlerimizi işsizliğe mahkûm eden bu iktidarı demokratik halkoyuyla göndermek boynumuzun borcudur. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

Muhabir: Nazif İlboz