17 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybettiği 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin yıl dönümünde, uzmanlardan kritik uyarılar gelmeye devam ediyor.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede Marmara Denizi'ndeki deprem senaryolarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bektaş, aradan geçen 27 yılın ardından Marmara deprem paradigmasının değiştiğine dikkat çekti.
"Ana Marmara Fayı Enerjiyi Nasıl Boşaltıyor?"
Geçmişten günümüze yapılan olasılık tahminlerini hatırlatan Prof. Dr. Osman Bektaş, 2000 yılında 7’den büyük deprem olasılığının %62, 2004 yılında ise %42 olarak hesaplandığını belirtti.
Bektaş, "2025 yılında yaşanan M6.2 büyüklüğündeki deprem önemli bir soru bıraktı: Ana Marmara Fayı gerçekten sadece İzmit Fayı gibi sürekli enerji mi biriktiriyor, yoksa biriktirdiği bu enerjiyi farklı büyüklüklerdeki sarsıntılarla parçalı olarak mı boşaltıyor? 27 yılın asıl dersi bu olmalı" ifadelerini kullandı.
"İstanbul'un Depreme Hazırlık Düzeyi En Üst Derecede (M>7) Olmalı"
Elde edilen en son verilerin altını çizen Bektaş, fayın davranış şekli değişse dahi önlemlerin gevşetilmemesi gerektiğini savundu. Güncel durumu özetleyen Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"2025–2026 jeofizik verileri, Ana Marmara Fayı’nın tek parça halinde kırılarak 7'den büyük bir deprem üretmesi paradigmasını desteklemiyor. Ancak bu durum, İstanbul’un tehlikeyi ve riski küçümsemesi anlamına asla gelmez. Tüm bu verilere rağmen İstanbul’un depreme hazırlık düzeyi yine de en üst derecede, yani 7'den büyük bir deprem senaryosuna göre (M>7) sürdürülmelidir."





