Balıkesir Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlediği kortej yürüyüşü ve basın açıklamasıyla şehirde güçlü bir ses yükseltti.
Toplu Taşıma Merkezi’nden başlayarak Ali Hikmet Paşa Meydanı’na kadar uzanan yürüyüşte yüzlerce kadın, şiddete, eşitsizliğe ve sömürüye karşı sloganlarla ses verdi.
“Yaşamak İstiyoruz” Çağrısı Meydanlarda Yankılandı
Basın açıklamasında konuşan Balıkesir Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Aynur Kocadereli, şiddet, iş cinayetleri ve kadın emeğinin sömürülmesine karşı güçlü mesajlar verdi:
“25 Kasım bir anma günü değil, bir isyandır. Bu topraklarda kadın olmanın bedelini her gün canıyla ödeyenler olarak haykırıyoruz: Yaşamak istiyoruz.”
Kocadereli, Mirabel Kardeşler’in diktatörlüğe karşı başlattığı direnişin bugün kadınlara ilham verdiğini belirterek, ekonomik krizin ve güvencesizliğin kadınların hayatını daha da zorlaştırdığını vurguladı.
“Kadınlar Çalışırken Can Verdi”
Açıklamada özellikle iş cinayetlerine dikkat çekildi. Dilovası’ndaki kozmetik fabrikasında iş güvenliği eksikliği nedeniyle çıkan yangında 17 yaşındaki Nisa, 18 yaşındaki Tuğba ve 65 yaşındaki iki kadın işçinin yaşamını yitirmesi “sömrünün acı faturası” olarak nitelendirildi.
Ayrıca Balıkesir’de daha önce yaşanan patlamada 11 genç işçinin hayatını kaybettiği hatırlatılarak, gerçek sorumluların gereken cezayı almadığına vurgu yapıldı.
“MESEM: Çocuk İşçiliğinin Devlet Eliyle Onaylanmış Hali”
Platform, MESEM uygulamasıyla çocukların eğitim adı altında çalıştırıldığını, yalnızca bu yıl 16’sı MESEM öğrencisi olmak üzere 82 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini açıkladı:
“Güvenceli yaşamdan mahrum bırakılan çocuklar ya iş cinayetlerinde ölüyor ya da çetelerin ve uyuşturucu bataklığının eline itiliyor.”
Toplumsal Şiddet ve Yoksulluk Vurgusu
Son dönemde art arda yaşanan kadın cinayetleri, aile içi şiddet, ekonomik kriz ve yoksulluk da açıklamanın önemli başlıkları arasındaydı. Platform, özellikle artan enflasyonun çocukları açlığa sürüklediğini belirterek:
“Bir çocuğun yatağa aç girmesi bu iktidarın en büyük şiddetidir.”
ifadelerini kullandı.
“2 Milyon Kadın Asgari Ücrete Bile Erişemiyor”
Kadınların işgücüne katılım oranlarının düşüklüğü hatırlatılarak, milyonlarca kadının güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakıldığı ifade edildi:
-
2 milyon kadın asgari ücrete erişemiyor
-
Her 10 kadından yalnızca 3’ü çalışma hayatında
-
Kadın işçilerin sadece yüzde 10’u sendikalı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçesinde yalnızca 1 yeni sığınma evi planlanması da sert şekilde eleştirildi.
“Mücadelemizi Büyütüyoruz”
Açıklama, dayanışma ve mücadele çağrısıyla sona erdi:
“Erkek şiddetine, devlet şiddetine, ekonomik sömürüye karşı örgütlü mücadelemizi büyütüyoruz. Mirabel Kardeşlerin mirasıyla, kaybettiğimiz kız kardeşlerimizin anısıyla ayaktayız. Yaşamak için, haklarımız için sokaktayız!”



