NATO tatbikatı sırasında Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne ait Saratoga uçak gemisi tarafından vurulan Muavenet Muhribi, rastgele seçilmiş bir hedef değildi! Muavenet ismi, emperyalizmin hafızasında yer etmişti... Muavenet ismi, Çanakkale Savaşı'nda da, Kıbrıs'ta da vardı.

Amerikan askerleri o gün limana çıkamadılar

Saratoga'dan atılan iki roketle Muavenet'in köprü üstü vuruldu. Beş sehit verildi. Olay öncesinde Konak ve Alsancak'ta kalabalık gruplar halinde gezen Amerikan askerleri. olay sonrasında sokaklarda yoktu...
Sonbahar mevsimine girilmiş, 1992 yılı Eylül ayının son günleri yaşanmaktadır. Izmir'in ılık ve güneşli sonbahar günleri yaşanıyor, zaman zaman yağmur yağıyor, ardından güneş açıyor, yağmurla yıkanmış kent, güneşin altında parlıyor. İzmir halkı, havalar iyice soğumadan bu güzel sonbahar günlerinin tadını çıkarıyor. Her şeyin olağan akışı içerisinde olduğu zamanlar...

Her şey normal seyrindeyken...

O günlerde bir taraftan da, Saros Korfezi'nde NATO'nun planlı tatbikatlarından biri olan , "Display Determination-92" (Kararlılık Gösterisi-92) yapılıyor. İlk günlerde her sey yolunda gidiyor.
İzmir'in Kordon'unda, Gümrük bölgesine tatbikata katılan, açıklarda demirli olan Amerikan Donanmasına ait gemilerin askerlerini taşıyan işkapavyaların biri yanaşıyor, biri ayrılıyor. Kordon boydan boya seyyar satıcılarla dolu. Sergiledikleri turistik eşyaları Amerikan askerlerine satmaya çalışıyorlar.

Beklenmedik bir olay yaşanıyor.

Ege Denizi'nde 25 Eylul - 8 Ekim 1992 tarihleri arasında yapılması planlanan NATO'nun "Display Determination 92" Tatbikatı devam ediyor.
1 Ekim'i 2 Ekim'e bağlayan gece yarısını hemen geçtiği dakikalarda beklenmedik bir olay yaşanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Gemisi (TCG) Muavenet'in, komuta merkezi olan köprü üstü roket ateşi ile vuruluyor.
2 Ekim 1992 tarihinde yasanan olayda ABD Donanması'na ait uçak gemisi USS Saragota'dan (CV-60) ateşlenen 2 adet RIM-7M Sea Sparrow füzesi, mayın döşeme özelliği de olan TCG Muavenet'e (DM-357) isabet ediyor.
Ateşlenen füzelerden ilki köprü üstüne isabet edip infilak ederken ikinci füze cephaneliğe çarpıyor ve patlamıyor.
Köprü üstüne isabet eden roketin patlamasıyla Gemi Komutanı Kurmay Yarbay Kudret Güngör, Teğmen Alper Tunga Akan, Astsubay Çavuş Serkan Aktepe, Çavuş Mustafa Kılınç ve Topçu Er Recep Akan şehit oluyor.

"Kaza" denilse de; hiç kimse inanmadı!

Olay Amerikalı askeri ve diplomatik çevreleri tarafından "kaza" olarak nitelendirildi ve üzeri kapatıldı. Oysa, geminin köprü üstünün hedef olarak seçilmesi bile olayın kaza olmadığını gösteren bir durumdur.
Hedef alınan köprü üstü askeri ya da sivil bütün gemilerin rotasının, yönünün, manevralarının yönetildiği, makine dairesine komutların iletildiği bir merkezdir. Geminin bütün bu işleri idare eden ekibinin gerektiğinde bir araya geldiği bir komuta merkezidir. Bu işlevi ile doğal olarak stratejiktir.

Olay sonrasında Amerikan askerleri İzmir limanına çıkamadı!

Bu saldırı öncesinde Kordon'da, Alsancak'ta, Kemeraltı Çarşısı'nda gezen, alışveriş eden Amerikan Donanması askerlerinin hiç biri, sokaklarda yoktu. Kalabalık gruplar halinde gezen askerler gemilerindeydi.
Bu saldırı büyük bir üzüntüye sebep olmuştu.Türk kamuoyunda, basında, askeri uzmanlar arasında günlerce tartışılan ve günümüzde de tartışılmakta ola bu olayın "kaza" olmadığı görüşü üzerinde birleşilmisti.

Muavenet'in saldırıya hedef olmasının derin anlamı:

Türk Bahriyesi'nde çok eski bir gelenek vardır. Bu geleneğe göre savaşta tahrip olan ya da ömrünü, görev süresini dolduran, hurdaya ayrılan askeri gemilerin adı, bir başka gemiye verilir, hatırası yaşatılır. Tıpkı bir ailenin büyüğü dedenin ya da babanın isminin, yeni doğan çocuklara verilmesi gibi... Muavenet de böyle bir isimdir.

Türk savaş tarihinde ve dünya savaş tarihinde büyük bir iz bırakan Çanakkale Savaşı'nda da bir Muavenet daha vardır. Çanakkale'de adeta bütün dünyanın üzerimize geldiği ve büyük bir emperyalist saldırıya uğradığımız ölüm-kalım savaşında görev almıştır.
Çanakkale Savaşı'nda İngiliz dretnotu HMS Goliath'ı batıran Osmanlı torpido botunun ismidir; "Muavenet-i Milliye..."

Emperyalistlerin unutmadığını, unutmamalı!

Muavenet Muhribine de, bir Türk Bahriyesi geleneği gereğince Çanakkale Savaşı'nda İngiliz dretnotu HMS Goliath'ı batıran Muavenet-i Milliye'nin adı verilmişti.
Muavenet-i Milliye'nin adını alan TCG Muavenet (DM-357) Çanakkale Zaferi'nin anısını taşıyordu ve Kıbrıs çıkarmasında da görev almıştı.
İşte Amerikan Donanması'na ait Saratoga Uçak Gemisi'nin roket ateşi ile vurduğu gemi, Amerika'ya rağmen yapılan Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan bu gemiydi.
1942 yılında inşa edilen, 10 Ocak 1972 tarihinde ABD’de törenle ülkemize teslim edilen TCG Muavenet (DM-357) muhribi, daha birçok görevde yer almıştı.

Gemi Komutanı Şehit Kurmay Yarbay Kudret Güngör’ün ismi de Türk Deniz Kuvvetleri’nin akaryakıt ikmal gemilerinden biri olan TCG (A-595)‘e verildi. Geminin adı "TCG Yarbay Kudret Güngör (A-595) oldu...
Saldırıda kullanılamaz duruma gelen Muavenet'in ismi ise, ABD’den gelen 8 Knox sınıfı fırkateynden birine verilerek, TCG Muavenet (F-250) fırkateyni oldu.

Muhabir: Cemil Yurtman