Merhaba. Bu hafta oynadığımız Erzurum maçı çok önemliydi. eh tabir yerinde ise Adana kebabını yedik, üzerine de az Erzurum Cağ Kebabı ve Kadayıf dolmasıyla finali yapmalıydık öyle de oldu. 

 

Bir parantez açmak istiyorum; yıllardır formamızı terleten, sahaların beyefendi ve tam bir görev adamı oyuncumuz GLUMAC'a geçmiş olsun diyorum. Eksikliği her zaman hissedilecek bir oyuncumuzdu, şansız sakatlığını bir an önce atlatıp tekrar BALKESLERİMİZE katılmasını diliyorum. O artık bizden, geçmiş olsun GLUMAC sadıcım.

 

Malum ligin ilk yarısında çok dramatik bir sonuçla maçı kaybetmiştik. Rövanşında mutlaka kazanmak adına oynamalıydık. İlk dakikalarda maça temkinli başladık. Rakip takım ise özellikle soldan etkili olmaya çalıştı. Oyunun dengeye geldiği dakikalarda OTOO ceza alanı içinde rakibin, buyur kardeşim tadında önüne bıraktığı topu çok güzel ve kalecinin uzanamayacağı köşeye bıraktı 1-0 oldu.

 

Devre arasına bu üstünlükle girdik. Bu arada tribünler eskisinden daha hareketli, daha doluydu. Ama yine de o özlenen BALKES taraftarı yoktu. Bilemiyorum sorun ekonomik midir, küskünlük müdür, maç saatinin azizliği midir? Ama bence ortada başarılı bir takımımız varken destek olmamak üzücü. Gözlerim o coşkulu taraftarımızı arıyor.

 

İkinci yarı daha kendimize güvenimiz gelmiş ve daha baskılı oynamaya başladık. Orta sahada yapılan ayağa isabetli paslar, ver-kaçlar, aralara atılan ince paslar, kısaca göze hoş gelen bir futbol izledik BALKESLERİMİZDEN. Bu oyun anlayışımızı kanatlardan etkili gelerek daha da bir güzelleştirdik. Soğukkanlı yan top kombinasyonları, şık topuk pasları adeta ayak tenisi tadında atılan paslar inanın güzeldi. İşte bu güzel oyunun meyvesini yine sağdan yaptığımız ver-kaçlar sonucunda atılan araya ince bir pasla kanattan gelen Uğur içeriye topu ortaladı ve Sedat adeta tabir yerinde ise kılçık bir kafa vuruşuyla adeta rakip kaleciyi havada askıda bıraktı, topu tam ters köşeye gol olarak bıraktı 2-0. Neden kılçık? Bu ne demek? derseniz hani deriz ya ‘adamı kılçık etti kardeşim’ o misal net bir vuruş olmamakla beraber ters ve adamı kılçık eden bir vuruştu. Vallahi dedim kaleciyi kılçık etti.

 

Yazımı yazmaya başlarken baktım bu enteresan ve bir o kadar kora kor maçların oynandığı her zaman iddia ederim süper ligden kaliteli maçlar oynanan bu ligde 5’inciyiz. Bence bu bir başarıdır. Silinen puanlara, transfer yasaklarına, ekonomik zorluklara rağmen evet başarıdır. Hele hele ikinci yarıya hiç takviye yapmadan, mevcut kadroyla devam etmek bu lige her babayiğidin harcı değildir. Kutlarım hem teknik ekibimizi hem de futbolcu kardeşlerimi.

 

Bu hafta güzel İzmir’imin köklü ve adeta futbolcu fabrikası, alt yapı tesisleri ile futbolcu disiplini ve tesisleşme olarak İYİ SPORCU, İYİ VATANDAŞ, İYİ BİREY sözünü adeta futbolcu ordusuna düstur eden Altınordu ile oynuyoruz. Sadece şunu söylemek isterim ve altını çizmek isterim; dikkatli ve hatasız oynamamız gereken bir maç, asla şakaya gelmez bir ekip çok koşan, çok genç, çok dinamik ve birbirini çok iyi tanıyan oyuncu grubu olacak karşımızda. Tam bir kolej takımı, oyun disiplinleri mükemmel ve oyundan asla kopmuyorlar. Ama biz de bu ligin ağır abisiyiz ve başaracağımıza inanıyorum. Umarım buradan alacağımız güzel bir sonuçla döneriz BALIKESİR’e.