AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Yemeği”ne katılan Bilal Erdoğan Balıkesir’in tamamlanacak yol ağlarıyla birlikte kendinden söz ettiren önemli bir il olacağını söyledi.

 Balıkesir’in gelecekte adından önemle söz ettirecek iller arasında yerini alacağını belirten Bilal Erdoğan bunun da birlik ve beraberliğin tesisi ile mümkün olacağını kaydetti.

 

5-10 YIL SONRA BALIKESİR EKONOMİNİN MERKEZİ OLACAK

Sivil Toplum Kuruluşları ile bir araya gelen Bilal Erdoğan Balıkesir’i gelecekte güzel günlerin beklediğini söyledi. Erdoğan şunları kaydetti:

 “Bunun için şehrimizde belediyelerimiz ile mülki idaremiz arasında güzel bir ilişki var zaten. Sivil toplum kuruluşlarıyla zaman zaman bir araya geldiklerinden bahsettiler. İnanıyorum ki bu hem Balıkesir’in; nitekim bakın İstanbul ile Ankara arasında hızlı tren, daha sonra hem İstanbul ile İzmir arasında hem hızlı tren hem otoban. Daha sonra Çanakkale köprüsü üzerinden gelecek olan ulaşım hatları Balıkesir’i gelecekte çok önemli bir yere taşıyacak. Yani çok uzun zaman içinde değil, 5-10 yıl içinde Balıkesir’in ekonomik olarak önemli bir merkez haline geldiğini göreceğiz. Bunları da beraber düşündüğümüz zaman Balıkesir gerçekten önemli bir şehrimiz. Hem coğrafi olarak hem değerlerimizi koruma anlamında da önemli geçmişi olan bir şehrimiz. İnşallah bu birliktelik hem Balıkesir’in geleceği, hem ülkemizin geleceği için çok büyük müjdelere gebe olacaktır diye düşünüyorum.

BALIKESİR GELECEKTE ADINDAN ÇOK SÖZ ETTİRECEK
Şehirlerimizin farklı kültürleri var. Bazı illerimizde bakıyorsunuz girişimcilik çok ön planda, işsizlik diye bir sorunu olmayan bazı illerimiz var. OSB üzerine OSB açılan illerimiz var. Geçenlerde 1930’lardaki bir nüfus sayımını gösterdiler. Balıkesir o zaman Türkiye’de beşinci sırada, Bursa ile arkaya. Şimdi niye Bursa bu kadar ilerlesin, Balıkesir bu kadar geride kalsın? Bunun normalde açıklanabilir bir tarafı yok. Bu bir yandan da rekabeti teşvik etmek için güzel bir şey. Ben inanıyorum ki Balıkesir yeni ulaşım ağlarının getireceği avantajlarla birlikte inşallah Bursa’yı yakalar, belki de geçer. Bu enerjiyi, bu salondaki kardeşlerimiz inanarak yaşayabilirlerse, inanın bu bir rüya değildir, gerçekleşmesi çok mümkün olan bir şeydir. Gerçekten bugün Balıkesir Türkiye’de tarım ve hayvancılığa olan önemli katkısı, stratejik önemi ve büyük toprakları itibariyle önemli bir ilimiz. İnşallah gelecekte Balıkesir’in kendinden daha çok söz ettireceğine ben inanıyorum.”

 KENDİ MÜCADELEMİZİ KENDİMİZ VERİYORUZ

Bilal Erdoğan STK’larla yaptığı buluşmada Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Erdoğan şunları kaydetti:

“Bu tür buluşmalarda bize de öz verildiği zaman genelde bir ve beraber olmanın ne kadar önemli olduğu üzerinde durmak gerekir diye düşünüyorum. Hakikatten bugün Türkiye bilindiği gibi şu an itibaren sınır ötesinde, Afrin’de devam eden Zeytin Dalı Harekatı adı altında orasını terörden arındırmak, sınırımızın terörden arındırılması ve ülkemize tehdit teşkil eden bütün merkezlerin ortadan kaldırılmasının mücadelesini veriyoruz. Tabir caizse; bu mücadele sadece bir terör örgütüne karşı verilmiyor. Zaten terör örgütünün çeşitli isimler altında çalıştığını biliyoruz. Onun dışında tabiri caizse yedi düvele karşı Türkiye bir mücadeleye girişmiş durumda. Müttefik dediğimiz, birçok platformda beraber çalıştığımız ülkeler maalesef bizim buradaki mücadelemizi anlamak istemiyorlar. Yarım ağızla destek beyanında bulunuyorlar. Ama sahada bilindiği gibi teröristlere silah verenden tutun, lojistik destek sağlayanına kadar durumla karşı karşıyayız. Türkiye hamdolsun bütün bunlara rağmen, bütün büyük güçlerin hareketlerine, bizi tehlikeye sokan adımlarına rağmen mücadelesini kendi kararlılığıyla verebilecek noktaya geldi.

CUMHURBAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR BORCUMUZ VAR

Bu noktaya ulaşmamızda elbette son 15 yılda ekonomik olarak güçlenmemiz, elbette bunun getirdiği askeri bakımdan güçlenmemiz var. Ama bunlar olsa da, ama asıl olması elzem olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği sayesinde bu duruşu gösterebilecek noktaya ulaştı. Ama ben inanıyorum ki bunu gösterebilmemizin, bu dirayetle sahada var olmamızın diğer bir sebebi de özellikle 15 Temmuz sonrasında gelişen milli birlik duygularının güçlenmesidir. Yani hakikatten bugün her ne kadar yine istisnalar olsa da; yani siz düşmanınıza karşı mücadele ederken bile buna kulp takanlar, bunu farklı bir şekilde oraya buraya çekmeye çalışanlar olsa da, milletimiz kendi güvenliğimizi temin etmek için, kendi göbeğimizi kesmemizin arkasında duruyor, bunu destekliyor ve buna inanıyor. Bu hakikatten çok değerli ve kaybetmemiz gereken bir değer. Bu bizim hakikatten Kurtuluş Savaşı döneminden beri belki de yakalayamadığımız birlik ve beraberlik duygusu. Bu milli birliğimizi, bu kardeşlik anlayışını güçlü tutabilirsek, -her konuda anlaşmak zorunda değiliz, böyle bir dünya yok- bu ülkenin temel menfaatleri, temel değerleri, temel mücadelelerinde aynı çatı altında, aynı cephede, aynı saflarda, omuz omuza durabilmek zorundayız. Hamd olsun bugün bunu kazandığımız için Sayın Cumhurbaşkanımıza ben bir teşekkür borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Bu birlikteliği sağladığı için, kendisine ve ekibine, hükümetimize bir teşekkür borcumuz var. Ve gerçekten bakın bu ülkede başka bir ülkenin liderinin yanında el pençe divan duran başbakanlarımız oldu. Hakikatten ülkesinin hukukunu koruyamayacak duruma düşen liderlerimiz oldu. Yani dirayet yok. Arkasında bir birlik duygusu, halk desteği, gerçek anlamda bir devlet-millet buluşması sağlanamadığı için bunları yaşadık. Şimdi bakın Sayın Cumhurbaşkanımız ABD’ye varıncaya kadar söylenmesi gereken neyse eğilip, bükülmeden bugün dosdoğru söylüyor. Bunu arkasında bir milletin gücü olduğu için söylüyor. Sadece Tayyip Erdoğan’ın kendi cesareti değil bu. Aynı zamanda koca bir milletin ona verdiği salahiyet, destek ve onun arkasındaki fiili ve kavli dualar olduğu için bu mümkün.”