Milli tenisçi Zeynep Sönmez, 23 yaşında Avustralya Açık’ta üçüncü tura yükselen ilk Türk tenisçi olarak tarihe geçti. Turnuva sonrası dünya sıralamasında 79. basamağa tırmanan Sönmez, sergilediği Fair-Play ruhuyla da uluslararası kamuoyunun takdirini topladı.
Başarısını "Bu sadece bir başlangıç" diyerek özetleyen genç yıldız, Tunuslu antrenörü Issam Jellali ile Grand Slam yolculuğuna devam ediyor.
Tarihe Geçen Bir İrade: Kortların Yeni Yıldızı Zeynep Sönmez
Türkiye tenis tarihinin en parlak sayfalarından biri Melbourne parkta yazıldı. Sezonun ilk Grand Slam’i olan Avustralya Açık’ta sergilediği performansla 3. tura adını yazdıran 23 yaşındaki Zeynep Sönmez, hem saha içi başarısı hem de karakteriyle yeni bir dönemin kapısını araladı.

6 Yaşında Başlayan Rüya: Aile Desteği ve Büyük Fedakarlık
Tenisle henüz 6 yaşında tanışan Zeynep’in hikayesi, bir ailenin spora olan inancını da gözler önüne seriyor. Yaz okulunda basketbol ve yüzme yerine tenisi seçen genç yıldız için ailesi, antrenman tesislerine yakın olabilmek adına evlerini bile taşımış. Zeynep bu süreci, "Ailem her zaman 'ne istiyorsan onu yap' diyerek arkamda durdu" sözleriyle anlatıyor.
Kortta Fair-Play Ruhu: "Önce İyi İnsan Olmak"
Zeynep Sönmez’i sadece şampiyonluk yolundaki rakiplerinden değil, sosyal medyadan da takip edenlerin unutamadığı bir an var: Maç sırasında top toplayıcıya yardım ettiği o samimi anlar. Milli sporcu, dünya sıralamasındaki dev sıçrayışından (112'den 79'a) daha çok bu duruşuna önem veriyor: "İyi insan olmak, iyi sporcu olmaktan daha önemli."

Profesyonel Ekip ve Gelecek Hedefleri
Tunuslu dünyaca ünlü antrenör Issam Jellali ile İstanbul ve Dubai hattında çalışan Sönmez, başarısının tesadüf olmadığını profesyonel hazırlık süreciyle kanıtlıyor. Psikolog ve beslenme uzmanıyla çalışan genç tenisçi, yoğun seyahat temposunda dengesini korumaya çalışıyor. Hedefi ise net: "Bir önceki günüme göre daha iyi olmak ve sıralamada en tepeyi zorlamak."

Zeynep Sönmez’in dünya sıralamasında ilk 80 içerisine girmesi, Türkiye’nin uluslararası tenis arenasındaki "görünürlük" bariyerini yıktığının kanıtıdır. 2025 Wimbledon ve 2026 Avustralya Açık performansları, Zeynep'in sadece toprak kortta değil, sert zeminde de dünyanın en iyileriyle kafa kafaya oynayabileceğini gösterdi. Onu diğerlerinden ayıran en büyük fark ise mental olgunluğu; profesyonel bir ekiple çalışması, başarısının sürdürülebilir olacağına dair en güçlü sinyal.





