Obezite ve diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçlarla ilgili yeni araştırmalar, bu ilaçların yalnızca iştah ve kilo kontrolü üzerindeki etkileriyle sınırlı kalmayabileceğini ortaya koyuyor. 2026 yılında yayımlanan araştırmalar, GLP-1 ilaçlarının lenf sisteminin çalışma mekanizması üzerinde de etkili olabileceğine işaret ederken, uzmanlar lipödem konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, GLP-1 grubu ilaçların lenf damarlarının çalışmasını destekleyebileceğine ilişkin bulguların dikkat çekici olduğunu ancak bu ilaçların henüz lipödem tedavisi olarak kabul edilemeyeceğini belirtti.

Karacalar, konuyu bedenin işleyişi üzerinden şu sözlerle anlattı:

"Vücudumuzu büyük bir şehir gibi düşünün. Yağ dokusu, damarlar, lenf sistemi ve metabolizma bu şehrin farklı bölgeleri olsun. Her şey yolunda olduğunda trafik akar, fazla sıvılar uzaklaştırılır ve sistem dengede kalır. GLP-1 hormonunu ise bu şehrin trafik polisi gibi düşünebiliriz. Nerede yavaşlama varsa sistemi düzenlemeye, gereksiz enerji girişini azaltmaya ve metabolik dengeyi sağlamaya yardımcı olur."

Zayıflama iğneleri lenf sistemini nasıl etkiliyor?

Lenf sisteminin dokular arasında biriken fazla sıvının ve bazı atıkların taşınmasında önemli rol oynadığını belirten Karacalar, lenf damarlarının da bu sistemin hareketini sağlayan küçük pompalar gibi çalıştığını ifade etti.

Karacalar, GLP-1 reseptörlerinin lenf damarlarının iç yüzeyini oluşturan hücrelerde de bulunduğuna ilişkin araştırmalara dikkat çekerek, bu mekanizmanın lenf damarlarının kasılma ve sıvı taşıma kapasitesiyle ilişkili olabileceğini söyledi.

"Lenf damarları birer küçük pompa gibi çalışıyor. Zayıflama iğneleri bu pompaların daha etkili çalışmasına yardımcı olabilir." diyen Karacalar, bunun özellikle ödem ve lenf sisteminin işleyişi açısından araştırılması gereken yeni bir alan olduğunu belirtti.

Lenf sisteminin yeterince etkin çalışmaması, dokularda sıvı birikmesine ve şişliğe yol açabiliyor. Lipödemde ise yağ dokusundaki değişikliklerin yanı sıra ağrı, şişlik ve bazı hastalarda lenf sisteminin etkilenmesi de görülebiliyor.

"Lipödem yalnızca fazla yağ değildir"

2026 yılında yayımlanan bir araştırmada, GLP-1 grubu ilaç kullanan lipödemli kişilerde ağrı, şişlik ve günlük yaşamı etkileyen bazı belirtilerin daha düşük bildirildiği aktarıldı.

Ancak bu bulguların GLP-1 ilaçlarının lipödemi tedavi ettiği anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Karacalar, hastalığın çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti.

Karacalar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ancak lipödemi tedavi etmez. Lipödem yalnızca ‘fazla yağ’ olarak görülmemesi gereken karmaşık bir hastalık. Yağ dokusu, damarlar, lenf sistemi ve yangı gibi birçok mekanizma birbiriyle ilişkili. Bugünkü bilgilerle GLP-1 ilaçlarını lipödem için kanıtlanmış bir tedavi olarak görmek henüz mümkün değil."

Yeni araştırmalar yeni bir kapı açıyor

Bugüne kadar ağırlıklı olarak kilo verme ve diyabet tedavisiyle gündeme gelen GLP-1 grubu ilaçların lenf sistemi üzerindeki olası etkileri, lipödem araştırmalarında yeni bir araştırma alanı oluşturuyor.

Uzmanlara göre özellikle lenf damarlarının çalışma kapasitesi, inflamasyon ve yağ dokusunun davranışı arasındaki ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesi gerekiyor.

Mevcut bulgular, GLP-1 ilaçlarının lipödem hastalarında bazı belirtiler üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğine işaret etse de, bu ilaçların lipödem için standart ve kanıtlanmış bir tedavi olduğu sonucuna varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi