Boşanma Davalarında Ezber Bozan Karar: Yargıtay Düzenli Geliri Olan Kadının Nafakasını İptal Etti!

Türkiye'de boşanma aşamasındaki on binlerce çifti ve aile hukukunu yakından ilgilendiren tarihi bir karara imza atıldı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası sonrasında yerel mahkemelerce hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkin emsal niteliğinde bir kördüğümü çözdü. Yüksek mahkeme, boşanma davası açılan ve yargılama sonucunda düzenli geliri olduğu tespit edilen bir kadına nafaka bağlanmasını hukuka aykırı bularak alt mahkemenin kararını bozdu.


İstanbul'dan Yargıtay'a Uzanan Hukuk Mücadelesi

Dava süreci, İstanbul’da yaşayan D.Z.’nin eşi L.Z.’ye boşanma davası açmasıyla başladı. Karşı dava açan davalı kadın L.Z. ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kocasının daha ağır kusurlu olduğunu iddia etti.

Dosyayı inceleyen İstanbul 11. Aile Mahkemesi, davacı erkeği evlilikte "daha ağır kusurlu" bularak tarafların boşanmasına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, boşanma sonucunda kadının maddi zorluğa düşebileceği öngörüsüyle kadın lehine yoksulluk nafakası ödenmesine hükmetti. Erkek tarafının karara itiraz etmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi’ne (İstinaf) taşındı ancak istinaf başvuruyu reddederek yerel mahkemenin kararını onadı.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Son Noktayı Koydu: "Yoksulluğa Düşme Şartı Var!"

Pes etmeyen davacı koca, davayı Yargıtay’a taşıdı. Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çiftin boşanma kararını hukuka uygun bulurken, kadına bağlanan yoksulluk nafakasını ise tamamen iptal etti.

Yüksek mahkeme, verdiği emsal kararda Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesine çok güçlü bir atıfta bulundu. Kararın gerekçesinde, yoksulluk nafakasının temel felsefesi hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

"Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için, nafaka talep eden tarafın boşanma yüzünden kesin olarak yoksulluğa düşecek olması şarttır. Dosyada yapılan sosyo-ekonomik durum incelemelerinde, davalı kadının yurt dışından emekli olduğu ve aylık düzenli bir gelir elde ettiği saptanmıştır. Bu doğrultuda boşanma sonrasında kadının yoksulluğa düşmeyeceği açıktır. Yerel mahkemenin bu durumu göz ardı ederek nafaka kabulü usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”


Bu Karar Boşanma Davalarını Nasıl Etkileyecek?

Yargıtay'ın bu kararı, bundan sonra açılacak veya devam eden boşanma davalarında savunma stratejilerini kökten değiştirecek güçte. Emsal kararla birlikte; eşlerin kusur durumuna bakılmaksızın, eğer nafaka talep eden tarafın (kadın veya erkek fark etmeksizin) kendine yetecek düzeyde düzenli bir işi, kira geliri, emekli maaşı veya sigortalı bir kazancı varsa, karşı taraftan yoksulluk nafakası alması zorlaşacak. Aile mahkemeleri, nafaka kararı vermeden önce tarafların banka hesaplarını, tapu kayıtlarını ve sosyal güvenlik durumlarını çok daha sıkı denetlemek zorunda kalacak

Muhabir: Haber Merkezi