Bir süredir memleketin en stratejik meselesi hobi bahçeleri! Domates nerede yetişecek, vatandaş toprağa ne kadar yaklaşacak ve bir konteynerin kaderi ne olacak?
Yeni yönetmelikle birlikte hobi bahçeleri adeta milli güvenlik meselesi oldu. Tarım arazilerini koruma gerekçesiyle alınan kararlar, sahada öyle bir uygulanıyor ki; insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Biz gerçekten toprağı mı koruyoruz, yoksa toprağa yaklaşanı mı uzaklaştırıyoruz?
***
Bir vatandaş düşünün. Gürültüden bunalmış, trafikten yorulmuş, betondan sıkılmış. Hayali büyük değil aslında; küçük bir tarla, köşesinde mütevazı bir konteyner, önünde iki sıra domates, üç kök biber…
Ne villası var ne rant hesabı. Tek derdi, hafta sonu gidip toprağa basmak.
Ama yeni düzende bu tabloya şöyle bakılıyor:
“Yapı var. Ruhsat var mı? Yok. O zaman yıkılacak.”
Domates yetiştirmek serbest, ama başında duracak bir gölge alanınız varsa o biraz problemli.
***
Dürüst olalım, bu düzenleme boşuna çıkmadı. Tarım arazilerini bölüp hobi bahçesi diye pazarlayan, işi tamamen ticarete döken yapılar ciddi bir sorundu.
Tarlayı al, parselle, sat. Üzerine minik ev koy, adına da “doğayla iç içe yaşam” de.
Sonra üretim sıfır, beton maksimum.
Evet, burada bir sorun vardı ve müdahale gerekiyordu.
Ama gelinen noktada ok biraz şaştı.
Hedefteki büyük oyuncularla birlikte, kendi halinde toprağa dokunmaya çalışan vatandaş da aynı torbaya girdi.
***
Yeni dönemde denetimlerin sert olacağı söyleniyor. Hatta söylenmiyor, açık açık gösteriliyor.
Ruhsatsız yapı mı var? Yıkım.
Elektrik mi bağladın? Kesinti.
Bir de üstüne ceza…
Yani vatandaş için tablo şu:
“Toprağa yaklaşabilirsin… ama çok yaklaşma. Özellikle içinde oturacak kadar yaklaşma.”
***
İşin ironik tarafı, yıllardır belediyeler bizzat hobi bahçesi projeleri yapıyordu. Küçük parseller, ahşap barakalar, önünde ekip biçilecek alanlar… Vatandaşa kiralanıyor, insanlar gidip üretim yapıyor, çocuklar toprağı tanıyor.
Şimdi aynı sistem için soru işareti var.
Eğer mesele “tarım arazisinde yapı” ise, belediyenin yaptığıyla vatandaşın yaptığı arasında fark nerede başlıyor, nerede bitiyor?
Aynı şey bir yerde “doğayla buluşma projesi”, başka bir yerde “kaçak yapı” olabiliyor.
***
Kırsalda dolaşan herkes şunu bilir: Asıl mesele küçük ahşap yapılar değil. Betondan mamul, plansız, izinsiz, ruhsatsız yapılar. O kadar çok kaçak yapı var ki kırsal kesimde!
Ve onların arkasındaki meşhur cümle:
“Nasıl olsa bir gün imar affı çıkar.”
Tarım arazisini gerçekten tehdit eden yapılaşma bu.
Ama nedense mücadele en kolay olandan başlıyor; küçük, dağınık, savunmasız olandan.
Bir dönüm tarlaya konan 20 – 30 metrekarelik yapı ile arazinin ortasına dikilen betonarme bina aynı kefeye konunca iş biraz tuhaflaşıyor.
***
Bugün itibarıyla mesaj net:
Hobi bahçesi istiyorsan, risk alıyorsun.
Alternatif mi? Var.
Git köyden arsa al. Projesini hazırla, inşaat iznini al, binayı yap.
Ya da planlı, ruhsatlı bir ev bul; bakım onarımdan geçir, içine yerleş.
Biraz daha maliyetli, biraz daha zahmetli… ama en azından sabah kalktığında “bugün yıkım gelir mi?” stresi yok.
***
Kimse “tarım arazileri betonlaşsın” demiyor.
Bireysel, sınırlı, gerçekten üretim odaklı kullanımla ticari rant modelini ayırmak bu kadar zor olmamalı.
Sökülebilir küçük yapılar, sadece depolama amaçlı alanlar, denetimli kullanım modelleri…
Bunlar imkânsız çözümler değil.
Ama mevcut sistemde gri alanları görmek yerine, her şeyi siyah-beyaz okumayı tercih eden bir yaklaşım hâkim.
***
Sonuçta geldiğimiz yer biraz ironik; vatandaş toprağa dokunmak istiyor, devlet toprağı korumak istiyor.
İkisi de haklı.
Ama yöntem öyle bir noktaya geliyor ki, toprak korunurken insan ondan uzaklaşıyor.
Çünkü bir gün o toprağı işleyecek olan da, ona değer verecek olan da yine o insan.
***
Bu yönetmelikten önce de hobi bahçelerine, tiny house denilen yapılara yönelik yaptırımlar vardı. Toprağı, tarımı, araziyi korumak adına, bahçesine taşınabilir bir yapı konduran vatandaş, yıkım ekipleriyle cebelleşiyordu.
Bu yönetmelik her ne kadar ağırlıklı olarak işin ticaretini yapanları ana hedef olarak belirlese de, olan yine vatandaşa olacak. Daha ağır yaptırımlar bekliyor, hobi bahçesi olanları.
Kendi adıma söylemem gerekirse, toprakla yakınlaşmak isteyen vatandaşın önüne set çeken bir düzenleme bu.





