Türk televizyonlarında dizilerin erken final yapması ve bazı yapımların beklenen izlenme oranlarına ulaşamaması gündemdeki yerini korurken, televizyoncu Armağan Çağlayan sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Çağlayan, dizilerin hazırlanma sürecinde Türk izleyicisinin beklentilerinden çok uluslararası satış potansiyelinin dikkate alındığını öne sürdü.

Son dönemde televizyon dizilerinin neden beklenen başarıyı yakalayamadığı tartışılırken Armağan Çağlayan, sektörün üretim anlayışına yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Çağlayan'a göre yaşanan sorunun temelinde, senaryodan oyuncu kadrosuna kadar birçok kararın yurt dışı pazarına göre verilmesi bulunuyor.


Armağan Çağlayan: Diziler Türk Seyircisi İçin Yapılmıyor

Türk dizi sektörünün neden kriz yaşadığı sorusuna yanıt veren Armağan Çağlayan, yapımların artık öncelikli olarak Türkiye'deki televizyon izleyicisi düşünülerek hazırlanmadığını savundu.

Çağlayan, dizilerin hem yazım hem de çekim aşamasında uluslararası satış ihtimalinin belirleyici olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Diziler Türk TV seyircisi için yapılmıyor. Diziler yazılırken de, çekilirken de 'Yurt dışına satışı olur mu?' diye düşünüp yazılıp, kadro yapılıyor."

Bu yaklaşımın televizyon ekranlarında birbirine benzeyen yapımların çoğalmasına neden olduğunu ileri süren Çağlayan, senaryoların ve hikayelerin sürekli kendisini tekrar ettiğini söyledi.

Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini kapsayan MENA bölgesi ile Güney Amerika pazarlarının yapım tercihleri üzerinde etkili olduğunu savundu.

Çağlayan'a göre yapımcıların farklı pazarlara satış yapabilme beklentisi, benzer hikayelerin yeniden üretilmesine yol açıyor.

Bu durumun da Türk izleyicisinin karşısına özgün hikayeler yerine birbirine benzeyen karakterler ve olay örgüleri çıkardığı yönünde bir eleştiri oluşturduğunu ifade etti.


Oyuncu Ücretleri ve Yurt Dışı Satışlarına Dikkat Çekti

Armağan Çağlayan'ın eleştirilerinin bir diğer odağında ise dizi oyuncularına ödenen yüksek ücretler yer aldı.

Ünlü televizyoncu, oyuncuların yüksek ücretler talep edebilmesinin arkasında yapımların uluslararası pazarlarda satılmasından elde edilen gelirlerin bulunduğunu savundu.

Çağlayan, yurt dışı satışlarından televizyon kanallarının, yapımcıların ve oyuncuların ekonomik kazanç sağladığını belirterek bu yapıyı sert sözlerle eleştirdi.

"Bu satıştan hem TV kanalları, hem yapımcılar, hem oyuncular kazanıyor. Bu danışıklı dövüş!"

Sektördeki mevcut ekonomik modelin uzun vadede sürdürülebilir olup olmadığını sorgulayan Çağlayan, değerlendirmesini dikkat çeken bir ifadeyle tamamladı:


"Ama sanırım deniz bitiyor!"

Çağlayan'ın açıklamaları, Türk dizilerinin neden erken final yaptığı, özgün senaryoların neden azaldığı ve yüksek yapım maliyetlerinin televizyon sektörünü nasıl etkilediği sorularını yeniden gündeme taşıdı.

Bununla birlikte dizilerin erken final yapmasının tek bir nedene bağlanamayacağı; izlenme oranları, reklam gelirleri, yapım maliyetleri ve izleyici tercihlerinin de yapımların yayın hayatını etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Armağan Çağlayan'ın sözleri ise Türk televizyon sektöründe yurt dışı satışlarına dayalı üretim anlayışının yerli izleyiciyle kurulan bağı nasıl etkilediğine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Muhabir: Haber Merkezi