ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu’da tansiyonu zirveye taşıyacak sert açıklamalarda bulundu.
Arizona ziyareti dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran ile yürütülen diplomatik süreçte sona gelindiğinin sinyallerini vererek, "Anlaşma olmazsa bombalarız" tehdidinde bulundu.
Trump'tan İran'a "Uranyum" Ültimatomu
Trump’ın açıklamalarındaki en kritik noktalardan biri, Tahran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokları oldu. Diplomatik sürecin tek hedefinin bu materyallerin tamamının ABD’ye getirilmesi olduğunu belirten Trump, sürecin dostane bir şekilde sonuçlanmaması halinde askeri müdahalenin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

📋 Trump’ın Açıklamalarından Satır Başları:
- Askeri Seçenek: "Diplomasi başarısız olursa, uranyum tahliyesini dostane olmayan ve çok daha farklı yöntemlerle hayata geçireceğiz."
- Lübnan Bağlantısı: İran ile yapılan görüşmelerin Lübnan’daki ateşkesle "psikolojik bir bağı" olduğunu ancak fiilen ayrı konular olduğunu belirtti.
- Deniz Ablukası: Bölgedeki deniz ablukasının devam ettiğini hatırlatan Trump, ateşkes süresini uzatmayabileceğini ve anlaşma olmazsa İran'ı yeniden bombalayacaklarını söyledi.
Trump’ın bu çıkışı, tipik "maksimum baskı" stratejisinin bir parçası olarak görülse de, uranyumun doğrudan ABD'ye transferi talebi müzakerelerin çıtasını oldukça yukarı çekmiş durumda. Lübnan’daki ateşkes süreciyle kurulan psikolojik bağ, aslında İran’ın bölgedeki kollarını (proksi güçlerini) zayıflatma stratejisinin bir yansıması. Trump, müzakerelerin sadece nükleer bir kısıtlama değil, tam bir "teslimiyet sevkiyatı" olmasını istiyor. Ateşkes süresini uzatmayacağı uyarısı ise bölgeyi her an başlayabilecek bir hava harekatının eşiğine getiriyor. Trump'ın "yeniden bombalarız" ifadesi, Washington’ın sabrının tükendiğini ve 2026 yılının ikinci çeyreğinin Orta Doğu için oldukça sıcak geçeceğini gösteriyor.


