Orta Doğu’daki çatışmaların gölgesinde toplanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın kritik toplantılarından birini tamamladı.
Bölgesel gerilimin küresel piyasaları sarstığı bir dönemde toplanan kurul, mart ayı için faiz tercihini yaptı.
⚖️ Politika Faizi Değişmedi: %37 Seviyesinde Sabit
TCMB, mart ayı toplantısının ardından yaptığı resmi duyuruyla politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğunu açıkladı. Bu karar, piyasa analistlerinin ve ekonomistlerin büyük çoğunluğunun öngördüğü "bekle-gör" stratejisiyle tam uyum sağladı.
📉 Ekonomistlerden "Ek Önlem" Uyarısı
Karar öncesinde görüş bildiren TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) ekonomistleri, makroekonomik dengelerdeki risklere dikkat çekmişti. Uzmanların değerlendirmeleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:
- Risk Yönetimi: Küresel ve yurt içi gelişmelerin istikrar üzerinde baskı kurduğu, bu nedenle faiz indirim döngüsüne ara verilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.
- Enflasyon Çıkmazı: Enflasyonla mücadelenin her geçen gün daha karmaşık hale geldiği belirtilerek, sürdürülebilir bir yol haritasının önemi hatırlatıldı.
- Rezerv Hassasiyeti: Ekonomistler, rezerv kayıplarının sürmesi durumunda sadece sabit tutmanın yetmeyeceğini; faiz artırımı da dahil olmak üzere ilave parasal sıkılaştırma adımlarının hızla devreye alınması gerektiğini savunuyor.
🌍 Orta Doğu Gerilimi ve Piyasa Dengesi
Mart ayı toplantısı, özellikle İran ve İsrail arasındaki askeri hareketliliğin küresel enerji fiyatlarını ve risk algısını yukarı çektiği bir dönemde gerçekleşti. Merkez Bankası'nın faizi sabit bırakarak "sıkı duruş" mesajını koruması, Türk Lirası üzerindeki spekülatif baskıları dengeleme çabası olarak yorumlanıyor.





