Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 6 Şubat depremlerinin ardından konut piyasasında yaşanan değişimi mercek altına aldı. TCMB’nin çalışmasına göre deprem bölgesinde hızlanan konut üretimiyle birlikte konut arzı belirgin şekilde artarken, 2023 ve 2024’te oldukça yüksek seyreden kira enflasyonu 2025’ten itibaren yavaşlamaya başladı. Etkinin yalnızca deprem illeriyle sınırlı kalmadığı, geri göçün daha önce yoğun göç alan kentlerdeki kira baskısını da azalttığı değerlendirildi.

Türkiye’de son yıllarda vatandaşların en fazla hissettiği ekonomik sorunlardan biri kira fiyatlarındaki hızlı yükseliş oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yayımladığı “Deprem Bölgesi Konut Arzı ve Bölgesel Kira Enflasyonu Gelişmeleri” başlıklı çalışma ise konut arzıyla kiralardaki yükseliş arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Çalışmada 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden imar faaliyetlerinin konut piyasasına etkisi incelendi. Kamu öncülüğündeki çalışmalar sonucunda depremden etkilenen illerde konut arzının önemli ölçüde toparlandığı belirtildi.


Bunun en dikkat çekici göstergelerinden biri yapı kullanım izinlerinde ortaya çıktı.

Deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı pay, deprem öncesinde ortalama yüzde 12 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 20’nin üzerine çıktı.

Bu değişim, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin ulaştığı boyutu gösterirken konut arzındaki artışın kira piyasasına etkileri de rakamlara yansımaya başladı.

Deprem Bölgesinde Kira Enflasyonu Yavaşladı

Depremlerin ardından bölgede yaşanan konut kaybı, kiralık konuta olan talebin artmasına neden olmuştu. TCMB’nin değerlendirmesine göre deprem illerindeki kira enflasyonu 2023 ve 2024 yıllarında diğer illerden belirgin biçimde daha yüksek seyretti.

Tablo, konut teslimlerinin hız kazandığı 2025 yılında değişmeye başladı.

Yeni konutların kullanıma sunulmasıyla birlikte bölgedeki arz artarken, kira fiyatlarındaki yükseliş hızında da yavaşlama görüldü.

TCMB’nin çalışmasındaki dikkat çekici noktalardan biri ise bu etkinin yalnızca deprem bölgesinde görülmemesi.

Depremlerin ardından bölgeden ayrılan vatandaşların yöneldiği illerde artan kiralık konut talebi, bu şehirlerde de kira fiyatları üzerinde baskı oluşturmuştu.

Deprem bölgesindeki konut stokunun yeniden güçlenmesiyle beraber geri göçün başlamasının, daha önce yoğun göç alan kentlerdeki kiralık konut talebini kademeli olarak azalttığı değerlendiriliyor.


Nitekim depremden dolaylı etkilenen ve yoğun göç alan illerde kira enflasyonu 2024 ve 2025 yıllarında diğer kentlere yakın seyrederken, 2026 yılında belirgin şekilde daha düşük gerçekleşti.

İnşaat Kapasitesi Diğer İllere Kaymaya Başladı

Çalışmada konut üretiminin bundan sonraki dönemi açısından önemli bir başka gelişmeye de işaret edildi.

Deprem konutlarının büyük ölçüde tamamlanmasıyla beraber deprem bölgesindeki inşaat sektörü istihdamında yavaşlama eğilimi görülürken, bölge dışındaki illerde inşaat istihdamı hızlandı.

Bu durum, son yıllarda deprem bölgesinde yoğunlaşan inşaat kapasitesinin kademeli olarak Türkiye’nin diğer bölgelerine yönelmeye başladığı şeklinde değerlendiriliyor.

Söz konusu eğilimin devam etmesi durumunda konut arzındaki artışın önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyaya yayılması mümkün olabilir.

TCMB’nin değerlendirmesine göre deprem bölgesinde artan konut arzının hem bölgedeki hem de deprem nedeniyle göç alan diğer şehirlerdeki kira artışlarını baskılamaya devam etmesi bekleniyor.

Konut arzındaki toparlanmanın kira enflasyonundaki yavaşlamayı desteklemesi halinde bunun genel enflasyon görünümüne de olumlu katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: TCMB