Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 131 fonun tasfiye edilmesine yönelik aldığı karar, finans dünyasında adeta deprem etkisi yarattı.
Toplamda 515 bin yatırımcıyı ve 830 milyar TL’lik devasa bir hacmi yakından ilgilendiren bu hamle sonrasında Borsa İstanbul'da günlük bazda %6’ya varan sert düşüşler görüldü. Piyasada yaşanan bu olağanüstü dalgalanmayı ve yatırımcıların içine düştüğü panik havasını değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, acemi yatırımcılara ve birikimini riskli alanlara yönlendirenlere yönelik çok kritik uyarılarda bulundu.
"Kulaktan Dolma Bilgilerle Zengin Olma Hayali Kurmayın"
Kısa süre içerisinde yüksek kazanç elde etme ve parasını katlama hayali kuran küçük yatırımcıların finansal okuryazarlık eksikliğine dikkat çeken İslam Memiş, hiçbir finansal sistemin kişileri oturduğu yerden kısa vadede zengin etmek amacıyla kurulmadığının altını çizdi. Acil paraya ihtiyacı olan ya da evini, arabasını satarak tamamen kulaktan dolma bilgilerle piyasaya giren kişilerin büyük bir stres yaşadığını belirten uzman isim, yıllardır ısrarla vurguladığı "sepet kültürü" stratejisinin önemini bir kez daha hatırlattı. Vatandaşların varlıklarını tek bir yatırım aracına bağlamaktan kaçınması, birikimlerini mutlaka çeşitlendirmesi ve uzun vadeli planlarla hareket etmesi gerektiği ifade edildi.
Manipülasyon Oyunları ve Şeffaflık Vurgusu
Piyasada yaşanan mağduriyetlerin temelinde spekülatif ve manipülatif hareketlerin yattığına işaret eden Memiş, içi boş veya borçlu şirketlerin hisselerinin yapay şekillerde toplanarak yüksek getiri vaatleriyle "köpürtüldüğünü" belirtti. Bu süreçte patlayan balonların yatırımcılara ağır zararlar verdiğini söyleyen Memiş; fon şirketlerinin ve halka arz süreçlerinin tek bir kurum yerine en az üç farklı denetleme mekanizması tarafından şeffaf bir şekilde incelenmesi gerektiğini savundu. Öte yandan fon soruşturmaları kapsamında Başsavcılığın MASAK ile birlikte yürüttüğü incelemeler ve yöneticilerin hesap hareketleri de mercek altına alınmaya devam ediyor.
2026 "Manipülasyon Yılı", 2027 ise "Değişim Yılı" Olacak
SPK'nın mağduriyetlerin en aza indirilmesi amacıyla 3 aylık bir takvim açıkladığını hatırlatan uzman isim, bu tür krizlerin birkaç gün içerisinde çözülemeyeceğini ve sürecin zamana yayılacağını dile getirdi. İçinde bulunduğumuz 2026 yılını "manipülasyon yılı" olarak nitelendiren İslam Memiş, 2027 yılının ise hem Türkiye'de hem de küresel finans piyasalarında tüm ezberlerin bozulacağı, kurumsal yapıların kökten yenileneceği bir "değişim yılı" olacağını öngördü.
Makroekonomik cephedeki gelişmelere de değinen Memiş; yüksek petrol fiyatları, küresel enerji krizleri ve jeopolitik risklerin devam etmesi durumunda Merkez Bankası'nın faiz indirimi hamlelerini rafa kaldırabileceğini ve yıl sonuna kadar bekleme politikasını tercih edebileceğini sözlerine ekledi.
NOT: Yatırım Tavsiyesi Değildir!





