"Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm" sözü Türk spor tarihine nakşedilen Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın anısını ve Yağlı Pehlivan Güreşleri geleneğini yaşatmak amacıyla her yıl düzenlenen Kurtdereli Pehlivan Güreşleri törenlerle başladı.



Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından da taktirle karşılanan Kurtdereli'nin sözü yeniden hatırlandı. Bu söz, Atatürk tarafından da taltif edildi. Atatürk, Cihan Pehlivanı Kurtdereli'ye yazdığı mektubunda; "Senin bu değerli sözünü gelecekteki tüm Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum." demiştir.

Bu yıl 66'ıncısı düzenlenen güreşler için dün şehir merkezinde geleneksel kortej de oluşturuldu. Davu-zurna eşliğinde yapılan yürüyüşe Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, CHP Milletvekili Serkan Sarı ve çeşitli spor okullarının sporcuları gençler katıldı.


Kurtdere Güreşleri, Türkiye Geleneksel Güreş Federasyonu (TGGF) bünyesinde kurulan Türkiye Yağlı Güreş Ligi'nin en kritik etaplarından biri.
Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, Türk yağlı güreş dünyasının Kırkpınar ve Elmalı ile birlikte en saygın, en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Karesi Belediyesinin ev sahipliğinde Karesi ilçesinde düzenlenen bu organizasyon, 600 yılı aşan tarihi ile ünlü yağlı pehlivan güreş organizasyonu olan Kırkpınar Güreşleri’nin de rövanşı olarak kabul ediliyor. Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşlerine bin 642 güreşçi katılıyor.


Kurtdereli Mehmet Pehlivan: Er Meydanında Bir Milletin Şerefini Taşıyan Cihan Pehlivanı

“Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm…”

Bu söz, yalnızca bir pehlivanın güreş anlayışını değil, Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hayata, mücadeleye ve milletine bakışını da anlatıyordu. Er meydanına çıktığında karşısındaki rakibinden önce arkasındaki milleti düşündüğünü söyleyen Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Türk güreş tarihinin en önemli isimlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Onun bu anlayışı, Mustafa Kemal Atatürk’ün de dikkatini çekti ve Atatürk, Kurtdereli’nin sözünü Türk sporcularına “meslek düsturu” olarak gösterdi.


Deliorman’dan Balıkesir’e uzanan bir hayat

Kurtdereli Mehmet Pehlivan, 1864 yılında bugün Bulgaristan sınırları içerisinde bulunan Deliorman bölgesindeki Tırnova vilayetinin Selvi kasabasına bağlı Bukriva, diğer adıyla Çobanköy’de dünyaya geldi. Ailesi, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından Anadolu’ya göç etti ve Balıkesir’in Kurtdere köyüne yerleşti.

Kurtdereli Mehmet’in hayatının bundan sonraki bölümü Balıkesir’le özdeşleşti. Güreş meydanlarında elde ettiği başarılar, onu yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası arenada da tanınan bir pehlivan haline getirdi. Genç yaşlarında başladığı güreş yaşamında uzun yıllar mücadele eden Kurtdereli, dönemin önemli pehlivanları arasında yer aldı.


“Sultan’ın Aslanı” olarak anıldı

Kurtdereli Mehmet Pehlivan, güreş hayatı boyunca Avrupa’da da müsabakalara çıktı. Gücü, dayanıklılığı ve mücadeleci karakteriyle ün kazandı.

Ancak onu tarihe taşıyan yalnızca kazandığı güreşler değildi.

Kurtdereli'nin pehlivanlığı, er meydanındaki fiziksel gücün ötesinde bir karakter anlayışıyla bütünleşti. Rakibine karşı mertlik, mücadelede kararlılık ve taşıdığı sorumluluk duygusu onun güreş felsefesinin temelini oluşturdu.

Bu nedenle Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Türk güreş tarihinde yalnızca başarılı bir sporcu olarak değil, pehlivanlık kültürünün temsilcilerinden biri olarak da anıldı.


Bir cümle, bir hayat felsefesi

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın adını Türk spor tarihine altın harflerle yazdıran olaylardan biri ise 1931 yılında yaşandı.

Ankara’da düzenlenen güreş organizasyonları sırasında dönemin gazetecileri, uzun yıllar boyunca önemli başarılara imza atan Kurtdereli’ye başarılarının sırrını sordu.

Verdiği cevap, yıllar sonra bile hatırlanacak kadar güçlüydü:

“Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm.”

Kurtdereli’nin başka bir anlatımında ise bu düşünce daha geniş biçimde ifade edildi. Güreşirken bütün Türk milletini arkasında hissettiğini ve milletin şerefini korumak için mücadele ettiğini söyledi.

Bu söz, onun için güreşin sadece kazanmak veya kaybetmek olmadığını ortaya koyuyordu.

Er meydanına çıktığında sırtında yalnızca kendi adı yoktu.

Bir milletin onurunu taşıdığına inanıyordu.


Atatürk’ün dikkatini çeken söz

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın sözleri Mustafa Kemal Atatürk’e ulaştığında, Atatürk bundan derinden etkilendi.

Atatürk, 1931 yılının Kasım ayında Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a gönderdiği mektupta, onun başarılarının sırrını anlatırken kullandığı bu düşünceyi, yaptığı güreşler kadar değerli bulduğunu belirtti.

Atatürk, Kurtdereli’nin sözünü Türk sporcularına “bir meslek düsturu” olarak kaydettiğini ifade etti.

Bu mektup, Türk spor tarihi açısından Kurtdereli Mehmet Pehlivan ile Mustafa Kemal Atatürk arasındaki en önemli sembolik bağlardan biri haline geldi.

Atatürk ayrıca Kurtdereli’ye ailesi için bir armağan gönderdi. Kaynaklarda bu armağanın 1000 lira olduğu aktarılıyor.


Pehlivanlık onun için yalnızca güç değildi

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hayat hikâyesine bakıldığında, pehlivanlık anlayışının yalnızca rakibini yenmek üzerine kurulmadığı görülüyor.

Onun için er meydanı; mertlikti, ahlaktı, dayanıklılıktı, milletine karşı sorumluluktu.

Bu anlayış, Türk yağlı güreş geleneğinde pehlivan kavramının neden yalnızca “güreşçi” anlamına gelmediğini de gösteriyordu.

Pehlivan; güçlü olduğu kadar karakter sahibi, mücadeleci olduğu kadar dürüst ve rakibine karşı saygılı olmalıydı.

Kurtdereli Mehmet Pehlivan bu anlayışın simge isimlerinden biri oldu.


Son yenilmez Osmanlı pehlivanlarından

Kurtdereli Mehmet Pehlivan, güreş hayatındaki başarıları nedeniyle “son yenilmez Osmanlı pehlivanı” olarak da anıldı. Uzun süren spor yaşamının ardından 1939 yılında, 75 yaşında Balıkesir’de hayatını kaybetti.

Mezarı Balıkesir’in Kurtdere Mahallesi’nde bulunan Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın adı, ölümünden sonra da güreş meydanlarında yaşatılmaya devam etti.

Bugün Balıkesir’de düzenlenen Geleneksel Kurtdereli Mehmet Pehlivan Yağlı Güreşleri, onun adını ve mirasını gelecek kuşaklara taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.


Balıkesir’in er meydanındaki mirası

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hikâyesini önemli kılan noktalardan biri de onun yalnızca geçmişte kalmış bir güreş şampiyonu olmaması.

Her yıl onun adına düzenlenen güreşler, Balıkesir’in geleneksel yağlı güreş kültürünün en önemli buluşmalarından biri haline geldi.

Bugün Kurtdere’de er meydanına çıkan her pehlivan, aslında bir asırdan fazla süredir devam eden bir geleneğin parçası oluyor.

Ve Kurtdereli’nin o tarihi sözü, bu geleneğin anlamını belki de en kısa biçimde anlatıyor:

“Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm.”


Bir pehlivandan geriye kalan

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın mirası yalnızca kazandığı güreşlerden, aldığı unvanlardan veya adına düzenlenen organizasyonlardan ibaret değil.

Onun asıl mirası, mücadele ederken arkasındaki toplumu ve taşıdığı sorumluluğu unutmamak düşüncesiydi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu sözleri Türk sporcularına örnek göstermesi, Kurtdereli’nin düşüncesinin güreş meydanının çok ötesine taşındığını gösterdi.

Bugün Balıkesir’in Kurtdere’sinde yağlı güreşler yeniden başladığında, er meydanındaki mücadele yalnızca pehlivanların sırt sırta gelmesi değildir.

O meydanda aynı zamanda bir asırlık bir hatıra yaşar.

Bir milletin önünde başı dik durmayı görev bilen bir pehlivanın hatırası…

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın hatırası.

Muhabir: CEMİL YURTMAN