Balıkesir'de kadın girişimciliğini ve kadın dayanışmasını ön plana alarak iş dünyasında önemli bir yere sahip olan Balıkesir İş Kadınları Derneği (BAİKAD) bir yandan kadının iş dünyasındaki etkinliğini artırmaya çalışırken bir yandan da üstlendiği sosyal sorumluluk projeleriyle de dikkat çekiyor.

Oya Hansu Çolak başkanlığındaki BAİKAD kadınların toplumsal alandaki rollerini ve sahada karşılaştıkları zorlukları giderme noktasında çalışmalarını sürdürürken dernek çalışmalarını POLİTİKA’ya anlattı.


Özel havacılık sektöründe uzun yıllar çalışan BAİKAD başkanı Oya Hansu Çolak bu yıllar içinde eğitimler alarak kendine birçok alanda donanım katmış, emekli olduktan sonra bu donanımını değerlendirmek için Hansu Akademi'yi kurarak köy çocukları için kendini ifade etme eğitimleri verdi. Bu yolculuk sonucunda Balıkesir İş Kadınları Derneği ile yolu kesişen Çolak dernek ile ilgili araştırmalarının sonucunda ekibini toplayarak BAİKAD yönetimini devraldı. Başkan olduğundan bugüne dernek çalışmalarında hızlı yol alan Oya Hansu Çolak ve yönetimi bu yolda kadın girişimciliğini artırarak, kırsalda ve kente sorunlar yaşayan kadınları bir araya getirip bu sorunlara karşı çözümler ve alternatif yollar bulmayı hedefliyor.


138F67D2 0Ed7 4Fda A05F 42E4B5D929D1


“UZUN YILLAR EĞİTİM ALDIM 7 KITAYI GÖRDÜM”
Oya Hansu Çolak kimdir? BAİKAD’daki yolculuğu nasıl başladı? Bu görevi üstlenmenize sizi iten temel motivasyon neydi?


Ben üniversitede okurken aynı zamanda çalışmaya başladım. 1995 yılında hem üniversitede okurken part-time olarak havacılık sektöründe çalışabiliyorduk. Yeni bir kabin memuruyken dünyayı tanımaya çalışırken bunun uzun bir yolculuk olacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu. Üniversiteyi bitirdikten sonra normal sektörde çalışmak istiyordum ama 30 yıl devam ettiğim bir yolculuk oldu. Özel havacılık şirketlerinden sonra Türk Hava Yolları’na girdim. Türk Hava Yolları’nda sırasıyla kabin memurluğu, kabin amirliği ve eğitmen kabin amirliği görevlerini yaptım ve Cumhurbaşkanlığı Protokol Ekibi’nde uzun yıllar görev aldım. Bayrağımızı dünyaya taşımak benim için çok ayrı bir gururdu. Bu bana çok şey öğretti. Ülkemin temel özelliklerini bildiğim halde bilmediğim birçok özelliğini de gösterdi. Bu da benim için ayrı bir gurur kaynağıydı.


Ebd97219 3D85 4Ced 95B3 78Fc5E5F47Af


Uzun yıllar süren eğitimler ve çalışma hayatım boyunca yedi kıtayı gördüm. Memleketimin her köşesine gittim, insanları tanıdım. Hepsinden bir şey öğrendim. Mesleğimde aldığım eğitimler: stres yönetimi, etkili iletişim, diksiyon, etkileyici konuşma, aile destek timi, psikolojik travma ve değişim yönetimi alanlarındaydı. Bunların hayatımda çok büyük etkisi oldu. Karar alma mekanizmalarında hızlı hareket edebilen bir insan oldum. İlgi alanlarım beni hem büyüttü hem de geliştirdi. 2021 yılında emekli oldum. Emekli olduktan sonra memleketime geldim. Balıkesir’in Demirkapı Köyü benim ata toprağım, babamın büyüdüğü ve yaşadığı yer. Demirkapı Köyü’ne geldikten sonra tabii ki kendime şu soruyu sordum: Ne yapacaktım, neler yapmalıydım? Toplumsal çalışmalarda bulunmalıydım.


Ekmeyi ve biçmeyi seven bir insanım ama aynı zamanda bir donanımım ve tecrübem vardı. Bu donanımı değerlendirmeliydim. Yaratıcı drama eğitmeni olmamın da etkisiyle Susurluk Milli Eğitim’e geldim ve köy çocuklarıyla ilgili bir proje sundum. Köy çocuklarının kendini ifade etmesine odaklanan bir çalışma grubu oluşturdum ve Hansu Akademi’yi kurdum. Hansu Akademi, köy çocuklarının kendini ifade etmelerine yönelik fiziksel çalışmaları destekledi. Çocukları bir araya getirdim, okulumuzda bir sınıf açtım. İki yıl boyunca gerçekten güzel bir yolculuk yaptık.


1A38A302 0B02 4C7D 91Bf Fa2B896E81F2


“YOLUM BAİKAD’LA KESİŞTİ”
Bu yolculuğun sonunda Balıkesir iş kadınlarıyla yolum kesişti. Balıkesir İş Kadınları’nda daha önce yönetimde bulunan hanımefendiler bana bu görevi alıp alamayacağımı sordular. Daha doğrusu eski başkanımız Nurbin Tüfekçioğlu sordu. Ben de dedim ki görevi kabul ederim ama derneklere bakış açımın farklı olduğunu ifade ettim. Daha çalışma odaklı, daha toplumsal hedefleri olan, spesifik bir konuya yoğunlaşan bir yapı olmalıydı. Daha sonra yönetim kurulu başkanı seçildim. Göreve geldikten sonra Balıkesir İş Kadınları Derneği’nin 1996 yılından bu yana neler yaptığını araştırdım. İnsanlarla konuştum,

Balıkesir özelinde yapılan projeleri inceledim ve ekibimi topladım. Otuz yılın bana kazandırdığı ekip yöneticiliği, liderlik ve öngörü kavramlarını buraya taşıdım. Kendimize şu soruyu sorduk: Balıkesir’de ne yapabiliriz? Kadın girişimciliği çok kıymetli ve önemli bir kavramdı. Bu alanda neler yapabileceğimizi konuştuk. Balıkesir’i merkeze alarak 20 ilçedeki hikayeleri biraz izledim. Çünkü ben köyde yaşayan biri olarak kırsalda yaşayan kadınların temel sorunlarını çok iyi biliyorum. Onlarla kahvaltı yapıyorum, kahve içiyorum, akşam buluşuyorum. Günlük hayatın içinde kadınların yaşadığı sorunları bire bir görüyorum.


5Afbf7C9 5F75 475E 8Bd2 E8C942003Cd6


Evet, şehirli ve modern kadın, eğitimli kadın, kırsalda yaşayan köylü kadın. Bunları kategorize etmiyoruz ama hayatımızın hep içinde var olan ve bizi köylerden ilçelere, ilçelerden şehre taşıyan ortak bir kadın hikayesi var. Ben de biraz bu hikayelerin peşinden gitmeyi seviyorum; yaşanmış hikayeler benim için çok kıymetli. Bu kadınları cesaretlendirecek bir şey olmalı. Ben kendi toprağıma döndüm, evimi yaptım, toprağıma sahip çıktım. Ama bunun bir karşılığı olmalıydı.


3D13B7Ea Eda2 4C64 Ada9 4B1Ae622Bb57


“İLK PROJEMİZİ TRANFER OFİSİYLE HAYATA GEÇİRDİK”
Kadın girişimciliği konusunda yaptığımız ön araştırmayla dedim ki bu konuda gerçekten bize yolu açacak en önemli kurum Balıkesir Üniversitesi olabilir. Balıkesir Üniversitesi ile bir protokol imzaladık. Bir üniversite aynı zamanda biliyorsun ki bir okul ve bir şehir için dışarıya açılan bir kapıdır. Burada çok kıymetli öğrenci arkadaşlarımız ve geleceği temsil eden bir gelecek var. Dolayısıyla dedim ki burada bir çalışma yapabiliriz. Sonrasında Teknoloji Transfer Ofisi’nden Fatma Gül Tolun hocamla yolumuz kesişti ve ilk projemizi birlikte hayata geçirdik. Geçtiğimiz ay 600 kişinin katıldığı çok önemli bir girişimcilik paneline imza attık. Bu panel, insanın hayatında yapmak istediği bir yolculuğun aynı zamanda karşılığını da gördüğü bir hikaye oldu. Bana göre üniversitede bugüne kadar yapılmış en kalabalık paneldi. Gelen geri bildirimler de bunun doğru bir iş olduğunu gösterdi.


D703F52B F709 4Cf3 Bb24 8E120866F271


“BU BİR SİYASİ DURUŞ DEĞİL TOPLUMSAL BİR HİKAYE”
Bu motivasyon kaynağı da şu anda yaratılmış durumda. Çünkü girişimci kadınlarla ilgili, biliyorsun, yapmış olduğumuz bir makale ve bununla birlikte aldığımız bir ödül var.
Zaten tanışmamıza vesile olan da bu. Kadın derneklerinde gerek siyasi toplumda, yani politik kısımda ve Türkiye’ye baktığımızda kapıyı çalan hep kadın, değil mi? İletişimi kuran hep kadın. Peki, kadınların her zaman bu konularda öncü olmasını destekliyoruz ama karar mekanizmalarında kadınlar yok. İşte benim de ilgimi burası çekiyor. Kadınların karar mekanizmalarında olmasını destekleyeceğiz biz. Karar mekanizmalarında da olacaklar.


Ddf975Bc C5C1 4A0D B138 Eef8Dfe64519


Erkekler arka tarafta karar vermeyecekler. Akşam oturdukları masalarda kadın da olacak. Kadın gidiyor, rapor getiriyor ama karar mekanizmasında yok. Buranın altını çiziyorum, karar mekanizması. Yani eşit temsiliyeti artıracak çok fazla desteğimiz olmak zorunda. O yüzden biz Balıkesir İş Kadınları olarak sadece şehrin girişimcilikle ilgili kısmını istemiyoruz. Belki ileride Balıkesir İş Kadınları’ndan çok farklı siyasi profiller çıkacak Balıkesir’de. Belki de böyle bir ekol yaratımında olacağız. Bunlar çok önemli. Çünkü bu, aynı zamanda inanmak ve yol almakla alakalı bir şey. Biz bir yılda bu hikayeyi dönüştürdük.

Susurluk’ta kadınlar için gittik, eğitim verdik. Susurluk Kaymakamlığı eliyle birlikte Aile Destek Merkezi’nde kadınların dijital ortamda satış teknikleriyle ilgili mentörlük yaptık. Sonra Kepsut’ta kadın hakları konusunda, kadınların hukuki anlamda eksiklerini avukat Hande Karakaş anlattı. Şimdi ne yapıyoruz? Yavaş yavaş ilçelerde programlar yapıyoruz. Neden? Çünkü kadın arkadaşlarımızla buluşacağız. Bu siyasi bir duruş değil, bu toplumsal bir hikaye. Bu hikayenin içinde olmak zorundayız hepimiz. Çünkü memleketimiz ve bölgemiz çok kıymetli.


8955A157 F034 4Dd1 A545 6E9B9F7Cc5B0


“REKABETİ BİLMEYEN BİR RAKİP İSTEMEM”
Sahada aktif olan kadınların karşılaştığı en ortak zorluk ne? Bu zorluklar zamanla değişti mi?


Dediğim gibi kadın zaten toplumsal olarak geçmişten bugüne her zaman sahadaydı. Hiçbir zaman bir yerlerde durmadık. Ne olur? Birtakım şartlar olur. Zaman içerisinde evlilik yaşarsınız, çocuğunuz olur, bakmakla yükümlü olursunuz o süreçte. Memur olursunuz, belirli çalışma şartlarınız olur ya da özel sektörde olursunuz. Erkeklerden daha farklı olarak kadının gerçekten bir takım görev ve sorumlulukları var. Ayrıca kadının, kadınlar tarafından yaşadığı mobbingler de var. Kadın mobbingleri de çok önemli. Bir de erkeğin kadına uyguladığı mobbingler var. Bunlar sahada karşılaştığımız en önemli sorunlar. İşten attırma korkusu, baskılama… Her sektörde var. Sizin sektörünüzde de var, farklı sektörlerde de var. Sosyal medya üzerinden uygulanan mobbingler, şantajlar, tehditler… Bunlar kendini bilen ve aslında nerede durduğunu bilen bir insanı korkutmaz. Çünkü dediğim gibi hayatta hedeflerinizin ve amaçlarınızın örtüşmesi lazım. Zaten bundan farklı bir hayat yaşıyorsanız birtakım şeylere maruz kalırsınız. Ama kadın zaten çok güçlü ve kuvvetli. Bunlara ve kadının kadına yapmış olduğu bu davranışlara karşı birbirimizi geliştirerek, birbirimizi güçlendirerek karşı durabiliriz. Bu biraz kuşaklar arasında da farklıdır. Rekabet güzel bir şeydir, ben severim. Rekabet kavramı iyidir. Ama gerçekten öyle bir rakip istemem ben hayatımda. Rekabet duygusunu doğru öğretmek de insanlara çok kıymetlidir. Bizim içeride yaptığımız toplantılarda bunları hep konuşuyoruz. Kimseyle yarışmıyoruz. Ama hedeflerimiz var ve Balıkesir için güzel projelerimiz var.


540A5Cce B219 46A6 Ba98 E0Ace16D37C6


“YOLCULUĞUMUZ GÜZEL GİDİYOR”
Aile, iş ve sivil toplum sorumluluklarını aynı anda yürütmek kadınlar için nasıl bir denge gerektiriyor?


Buradaki en önemli kavram zaman yönetimidir. Bir kadın zaten zaman yönetimini yapar.
Ben her zaman şuna benzetirim: İsveç çakası. Onda her şey vardır. Şimdi bir kadın gerçekten hayatında koyduğu hedefleri gerçekleştirebilecek cesarete sahip olduktan sonra birçok şeyi başarabiliyor. Kendinden pay biç. Sabah kalkıyorsun, evini düzenliyorsun, programını yapıyorsun. Erkek arkadaşın veya eşin varsa onunla zaman geçiriyorsun. Yemeğinle ilgili olan kısmı hallediyorsun. Evinle ilgili sorunları çözüyorsun.
Çocuğun varsa bu iş daha farklı bir boyuta çıkıyor. Benim kendi derneğimde şu an herkes aynı şekilde; hem çocuğuna bakıyor, hem kariyerini yapmış, hem işinde başarılı, hem de derneğiyle ilgili bir sürü şeyi yapabiliyor. Bunlar çok kıymetli. Böyle bir gruba sahip olduğum için ben hep teşekkür ediyorum. Bir kadın, dediğim gibi, zaman yönetimi konusunda her şeyi yönetebilir. Ve akşam oturur, çayını koyar, dizisini seyreder, sohbetini de yapar. Ortak akıl memleketimiz için de, bizim için de, şehrimiz için de yapılması gereken bir şey. Bizim her zaman işbirliklerine ihtiyacımız var. Birbirimizle işbirliği halinde olmalıyız. Memleketimizde çalışma şartları, zor ekonomik koşullar ve iş yapabilme noktasında bir istihdam sorunumuz var. Dolayısıyla insanların girişimci olmaları için desteklenmeleri gerekiyor.

3C0103Cc C7Db 4210 Bda8 D3Bf7Cdb2405


O zaman derneğin kendisine şu soruyu sorması gerekiyor: Ben bu dernekte ne yapıyorum? Niçin bu dernekte varım? Hep fotoğraf karelerinde mi olacağım? İnsan bunu kendine sormalı. İçini doldurmak gerekiyor. Açılışlara veya davetlere gitmen önemli değil. Orada varlığının içinde ne yaptığın önemli. İlk toplantıda söylediğim gibi, kadın girişimciliği konusunda Valiliğin kapısını çaldım ve dedim ki; kadın girişimciliğiyle ilgili gerçekten bir arşiv, bir çalışma varsa istiyorum. Sayın Valimiz de dedi ki, ne istiyorsan yardımcı oluruz. Bu bir araştırmanın sonucunda oldu. Balıkesir Üniversitesi’nden olan üye arkadaşımızla birlikte biz kadın girişimciliğini sorguladık. Ne olmuş, neler yapılmış? Yani makarna üreten ve salça yapan mı kadın girişimci? Üretici mi, kadın girişimciliği mi? Bunları da sorgulamak lazım.

Dolayısıyla biz bu makaleyi yazarken biraz da bunu irdeledik. Ve biliyorsun ki bizi kent sempozyumuna davet ettiler. Bir sonuç bildirgemiz var. Bu da benim için önemliydi. Çünkü neden? Evet, birileri bir şey yapıyor. Yani bir derdimiz var. Bu dert de şu: Yapılan işler var ama birlikte, networkümüzü güçlendirerek belki daha iyi bir iş çıkacak. Orada tek tek insanların debelenmesi yerine, şehir içinde ortak bir şey ortaya çıkacak. Buraya doğru yavaş yavaş yol alıyoruz. Bu anlamda yolculuğumuz güzel gidiyor.



Ec77C672 2F0F 4E54 8709 De4D7828A236


“SOSYAL VE EKONOMİK KALKINMA İÇİN SİVİL TOPLUMA İHTİYAÇ VAR”
Toplumda güçlenen kadınların kamusal alanda daha görünür hale geldiğini düşünüyor musunuz? Bu sürecin kadınlara ne kattığını gözlemliyorsunuz?



Bir bölgede sosyal ve ekonomik kalkınmayı sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmayı hedeflemek için sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç vardır. STK’ların bir bölgede yerel paydaş olması, kamu ve özel kesim dahil olmak üzere tüm paydaşları sürece dahil ederek kalkınmayı hedefler. Dolayısıyla kadının sivil toplum kuruluşlarında yer alması, bu toplumsal kalkınmayı doğrudan destekler. Çünkü kadın aynı zamanda güçlü bir dönüştürme mekanizmasıdır. Paylaşan ve üreten bir grubun içinde çalıştığınızda bunu çok daha iyi hissedersiniz. Bu cesaretle kamusal alanda tabii ki daha görünür hale geliyorlar. Çünkü o zaman insanlar şunu görüyor: Evet, burada ilin sorunlarını dert eden bir grup var.


“YENİ DÜNYA DÜZENİNDE KADINLAR CESUR OLMALI”
Genç kadınların sivil toplumdan uzak durmasının temel nedenleri neler? Onları sahaya çekmek için neler yapılmalı?



Belki zaman bulamamaları bir neden olabilir. O zaman sivil toplum kuruluşlarının gerçekten ne işe yaradığını, yönetimde yer almanın ne anlama geldiğini anlamaları gerekiyor. Balıkesir İş Kadınları’ndan bahsederken kendi arkadaşlarımı konuşturuyorum. Çünkü gittiğim bütün yerel yöneticilerde, başkan olarak kendim konuşmadım. Arkadaşlarımın mesleklerini ve kendilerini de tanıtmalarını istedim. Çünkü ben aynı zamanda biraz daha hizmetkar bir yöneticiyim. Yani bende “sadece ben bilirim, sen sus arkama geç” gibi bir yöneticilik yoktur. Daha yatay bir yapı var.

Çünkü bütün arkadaşlarım zaten birer birey. Başarılılar ve hepsi okumuş kadınlar. Kendilerini tanıtabilirler. Biz Sayın valimize gittiğimizde de arkadaşlarıma tek tek kendilerini tanıtmalarını istedim. Çünkü bu, daha önce çok gördükleri bir başkan profili değil. Bu Balıkesir’de bir değişim olacak. Çünkü biz, sermayesini kendimizin yarattığı bir ekibiz. Biz kendimizi var etmiş kadınlarız. Bunun da özellikle altını çiziyorum. Çünkü burada bazı kavramsal, geleneksel yapıların içinde yer alan insanlar var. O gruplar zaten bir kulüp. Bu geçmişten gelen bir şey, yeni bir durum değil. Ama yenidünya ve yenidünyayı anlamak, bizim gibi kendini var etmiş, cesur kadınlarla olacak. O yüzden gerçekten derneğin ne olduğunu bilmeyen, hatta ürken arkadaşlarımız vardı. Gittik, anlattık onlara, dahil ettik. “Gel, burada şunu da yapabilirsin” dedik. Bazılarına da “önce izle” dedim. Önce izle, sonra hangi gruba katılmak istiyorsan karar ver. Çünkü bizde istihdam grubu var, eğitim grubu var, turizm grubu var. Kendi içimizde bu tip gruplaşmalar oluşturduk.

Neden? Çünkü herkesin ilgi alanı var. Benim için önemli olan farklılıkların zenginliği. Bu benim için çok kıymetli. Çünkü biz şu anda birçok farklı düşünceyiz. Ve sahada, ilçelerde yapmak istediğimiz şey kadın dayanışması. Mesela şu an Susurluk’tan bir üyemiz oldu, Körfez’den bir üyemiz var. Dolayısıyla yarın İvrindi’ye, Bigadiç’e gittiğimizde oralardan da üyeler gelecek. Bunu özellikle istiyorum. Çünkü kadın şunu diyor: “Bir dakika, bu bütünün içinde ben de varım.” Çünkü kendi bölgesiyle ilgili sorunları daha iyi biliyor ve bize daha net aktarabiliyor. Peki, niçin gidiyoruz bu toplantılara? O insanlarla bu ilişkileri kurmak için. Çünkü toplantıdan sonra gelip bizimle konuşuyorlar. Eğer ben burada sadece “BAİKAD, BAİKAD” deyip otursam, hiçbir şey yapmadan, insanların ulaşamadığı bir kişi olsam bu olmaz.

O yüzden hep sahada olacağız. Sahada olmak bizim için çok kıymetli. Sahada olduğunda hikayenin sorununu görüyorsun. Ama burada oturursan, sürekli aynı yerde kalırsan, hiçbir şeyin farkına varamazsın, çözüm üretemezsin. Sahanın gerçek ve temel sorunlarına inebilmek önemli. Tabii ki her şeye muktedir değiliz. Ama hayatta muktedir olduğumuz o kadar çok şey var ki. Yeter ki iletişime açık olalım.


Whatsapp Image 2026 01 19 At 12.11.34


“MUTSUZ KADIN HAYATI DA MUTSUZ EDİYOR”
Kadınların sahada söz almaya başladığında çevrelerinde neler değişiyor? Bunu en net hangi alanlarda görüyorsunuz?


Bir İsveç toplumunda bu durum farklıdır, Türk toplumunda daha farklıdır. Çünkü Türk toplumunda kadından beklentiler daha farklıdır. Geleneksel olmak güzel bir şeydir, ben severim. Ama gelenekselliği modernize edebilmeyi başarmamız gerekiyor. Çünkü ekonomik koşullar içinde hem kadının çalışması gerektiğine inanıp hem de kadına baskı yaparsan, kadını mutsuz edersin. Kadını mutsuz ettiğin zaman da zaten hayatın genelinde bir mutsuzluk oluşur.

Dolayısıyla kadını motive eden şeyler vardır. Kadın zaten kendi kendini motive etmeyi bilir. Anneannene, babaannene, halana ya da aile büyüklerine baktığında, hepsinde bir şekilde o güçlü, domine eden hali görürsün. Çünkü Anadolu çok kadim bir kültürdür. O kadar çok sürgün, o kadar çok göç ve o kadar çok kültürün izi vardır ki, bunların hepsi bizim davranışlarımızda da yer alır. Dolayısıyla Türk kadını dediğinde, gerçekten kendini var etmiş ve birçok noktada çok başarılı bir kadın profili görürüz. Ben de dünyayı görmüş bir insan olarak Türkiye’den gitmiş, yurt dışında çok başarılı olmuş kadın arkadaşlarımızın neler yaptığını ve neleri dönüştürdüğünü yakından gözlemleyebiliyorum. İşte ben biraz da Balıkesir ölçeğinde bunu istiyorum.
Biraz daha ulusal, biraz daha uluslararası iş birlikleri. Burada yerel basının da çok önemli bir katkısı var. Bunu görmek ve anlamak çok kıymetli. Aynı düşüncede olmayabilirsin, aynı şeylere inanmayabilirsin ama sonuçta bu kenti, bu ülkeyi ve bu dünyayı birlikte paylaşıyoruz.


64132178 F0F4 49E4 A637 28Eda3020Fa1


“BAİKAD’I BALIKESİR’İN GELECEĞİNDE ÖNEMLİ BİR KURUM HALİNE GETİRMEK İSİTYORUZ”

Bugüne kadar “iyi ki bu işi yapıyorum” dediğiniz bir an oldu mu? O an sizin için ne ifade ediyordu?



Bir kere ilk günden itibaren hiç tereddüt etmedim, onu söyleyeyim. Tereddüt etmediğim bir nokta bu. Çünkü ben başkan olduğum günde planlarım ve hedeflerim yanımdaydı.
Bir insanın sabah kalktığında bir planı ve bir projesi yoksa hayat gerçekten çok zor oluyor. Amaçsız bir hayatı hiçbir zaman düşünmüyorum. Biraz planlı yaşayan bir insanım. Hala sabah çok erken kalkıyorum. Sabah sporumu yapıyorum. İki köpeğim ve üç kedim var, bahçede onlarla vakit geçiriyorum. Yogamı yapıyorum. Kendime ayırdığım bir düşünce vaktim de var. Ondan sonra günümü planlıyorum ve günümün akışı böyle başlıyor.

Dolayısıyla Balıkesir İş Kadınları Derneği Başkanlığı’nda benim için bugüne kadar en önemli şeylerden biri, kolektif çalışmanın bir parçası olmak. Tek başıma hiçbir karar almıyorum. Hazırlıyorum ve arkadaşlarıma sunuyorum. Çünkü bunun daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Balıkesir İş Kadınları’nı tüm ekibimle birlikte, Balıkesir’in geleceğinde önemli bir kurum haline getirmeye çalışıyorum. Kadın istihdamıyla ilgili çalışıyorum. Çünkü oluşturmak istediğim alanlardan biri de kadın istihdamı. Mesela köyde yaptığım çalışmalar oluyor. Köyde iş arayan kadın arkadaşlar oluyor. Onlara cesaret vermemiz gerekiyor. Bu süreçlerle birebir ilgileniyorum. Bunları anlatıyorum ama Hansu Akademi’de de bu çalışmaları yapıyorum. Bunları bireysel olarak da yürütüyorum. Bazı kadınlar karar mekanizmalarında daha çekingen kalabiliyor. Onları eğitiyorum. Böyle yönlerim de var bu arada.

Beni sadece BAİKAD olarak düşünme. Hansu Akademi’de de yaptıklarım var. Bunların hepsi kendini ifade etmeyle ilgili. Bugün birisi iş görüşmesine gidiyor, mentorluk yapıyorum. Türk Hava Yolları’na giren öğrencilerim var, onları hazırlıyorum. Ya da farklı bir iş görüşmesine gidiyorlar; insan kaynaklarına gittiklerinde neler yapmaları gerektiğini anlatıyorum. Herhangi biri olabilir. Ama o konuşma onlar için çok önemli oluyor. Çünkü hayatla ilgili bir şey öğreniyorlar. Buna da açığım. Yani eğitimciliğim devam ediyor. Dolayısıyla Balıkesir İş Kadınları Derneği’nde de ekip arkadaşlarımdan çok şey öğreniyorum. Her şeyi göremem. Ama her şeyi gören gözlerle birlikte olmanın iyi bir şey olduğunu biliyorum. O yüzden bu bir paylaşım. Bizim için kolektif çalışmak çok kıymetli. Dernekte de böyleyiz. Çünkü herkesin belli bir alanı var ve birbirimize danıştığımız noktalar var.


“GELİŞİME AÇIK OLUN VE OKUYUN”
Sahada çalışan kadınlara ne söylemek istersiniz?

Öncelikle gelişime açık olmalarını söylemek isterim. Okumaları gerektiğini. Bu, mutlaka üniversite okumak anlamında değil; kitap okumak anlamında. Çünkü kitap okumak, kendini ifade etmenin, anlamanın ve etkin iletişimin en önemli unsurlarından biri. Kendilerini geliştirme yolculuğundan asla vazgeçmesinler. Kendilerinin dışında başlarına gelen durumları da çok fazla içselleştirmesinler. Çünkü bazen yaşananları o an anlayamayabiliriz. Biraz sabrettiğimizde, aslında durumun ne olduğunu daha net görebiliriz. Bazen başımıza gelen olumsuz şeyler, hayatta gerçekten bir fırsata dönüşebilir.

Az önce söylediğim “amor fati”, yani kaderini sevmek tam olarak bu. Başına gelen şeylere sahip çıkmak ve onlarla yüzleşmek. Hayatta çeşitli dönüşümler olabilir. Hayat yolculuğuna başladığın gibi devam etmeyebilir. Birçok şey başına gelebilir. Sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da; dış etkenlerden kaynaklanan durumlar da olabilir. Böyle zamanlarda ne yapacaksın? Kendini merkeze alacaksın. Hayatının başrolünde kendin olacaksın. Diğer herkes yan rollerde kalacak. Bu çok net. Kendini merkeze koymadığında, birileri gelir senin yerine karar verir. Bir şey söyler. Senin fikrin yoksa sana fikir verirler. İşte bu yüzden okumak lazım. Ben çok okuyorum. Bu sayede kendi fikirlerim oluştu.

Muhabir: Haber Merkezi