Türkiye’nin yakın tarihinin en çarpıcı suikastlerinden biri olarak kayda geçen olayda, Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001’de uğradığı silahlı saldırıda şehit edildi. Okkan, görevindeki başarısı ve halkla kurduğu yakın ilişki nedeniyle hem kentte hem de ülke genelinde derin bir üzüntüyle anılıyor.
Gaffar Okkan Kimdir?
Ali Gaffar Okkan, 1952’de Sakarya’nın Hendek ilçesinde doğdu. Polis Koleji’nden 30 Eylül 1970’de, Polis Akademisi’nden ise 29 Eylül 1973’te mezun olarak mesleğe adım attı. Kariyerinin ilk yıllarında İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde komiser yardımcısı olarak görev yapan Okkan, zamanla rütbesini artırdı; 1983’te Şanlıurfa, 1986’da Eskişehir’de çeşitli görevler üstlendi, 1993’te birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ederek Kars Emniyet Müdürü oldu.
18 Kasım 1997’de Diyarbakır Emniyet Müdürü olarak atanan Okkan, yalnızca bir kolluk amiri değil, aynı zamanda toplumla bütünleşen bir lider profili çizdi. Göreve geldiği dönemde Diyarbakır’da güvenlik ve sosyal uyumun sağlanmasına büyük katkı sundu; ihtiyaç sahibi ailelere ve öğrencilere destek verdi, polis-halk ilişkisini güçlendirdi ve kadın polislerin sokağa çıkması gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçirdi.
Evli olan Okkan’ın iki çocuğu bulunuyordu. Diyarbakırlıların yoğun sevgisiyle “Gaffar Baba” olarak anıldı.
Suikast ve Olayın Ayrıntıları
24 Ocak 2001, saat 17:40 sularında Okkan, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden makam aracıyla valilik binasına doğru giderken Şehitlik semtinde kurulan pusu sonucu silahlı saldırıya uğradı.
Saldırganlar, uzun namlulu silahlarla Okkan’ın aracını çapraz ateşe tuttu.
Okkan’a da çok sayıda kurşun isabet etti; yaklaşık 20 mermi başına isabet etti.
Olayda Emniyet Müdürü ile birlikte beş polis memuru daha şehit oldu; yaralanan diğer polisler tedaviye alındı.
Saldırganlar, bulundukları noktadan hızla kayboldu; olay yerinde 469 boş mermi kovanı ve 16 farklı tüfekten ateşlendiğine işaret eden izler bulundu.
Olayda hiçbir kişi ya da örgüt resmi olarak sorumluluğu üstlenmedi. Ancak soruşturma ve güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine göre saldırı, Diyarbakır’da yoğun şekilde yürütülen yasa dışı örgütlere karşı çalışmalar nedeniyle Kürt Hizbullahı tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi. Okkan, örgüte yönelik operasyonlara öncülük etmişti ve kısa bir süre önce örgütün maskeli suçlular listesinde yer aldığına dair bilgiler basına yansımıştı.
Neden Hedef Oldu?
Okkan’ın öldürülme nedeninin ardında birkaç ana gerekçe gösterildi:
-
Yasa dışı örgütlerle etkin mücadele: Diyarbakır’da görev yaptığı süre boyunca yasa dışı örgütler, özellikle Kürt Hizbullahı’na karşı önemli operasyonlar yürüttü. Bu çerçevede örgüt üyelerinin yakalanması ve silahlı saldırı davalarının çözülmesi Okkan’ın öncelikli hedeflerindendi.
-
Halkla kurduğu bağ: Polis ile toplum arasındaki ilişkileri güçlendiren yaklaşımı, kentte huzur ve güvenlik ortamını artırdı. Bu durumun yasa dışı yapılar tarafından “rahatsız edici” bulunmuş olabileceği değerlendirildi.
Saldırının arkasında kesin bir fail ya da örgütün hâlâ tam anlamıyla belirlenememesi, olayın soru işaretleriyle anılmasına yol açtı. Bazı gözlemciler, dönemin siyasi ve emniyet ilişkileri bağlamında farklı tartışmaların da gündeme geldiğini belirtiyor. Ancak resmi soruşturma raporlarında Hizbullah bağlantısı ön plana çıkarıldı.
Halkta ve Emniyette Bıraktığı Miras
Okkan’ın şehit edilmesi, Diyarbakır’da ve ülke genelinde büyük üzüntüyle karşılandı. Diyarbakır’da esnaf kepenk kapattı, binlerce kişi cenaze törenine katıldı ve Okkan’ın adı yaşatılmak üzere her yıl anma etkinlikleri düzenleniyor.
Emniyet teşkilatı içinde Okkan’ın adı, “3310’dan tüm birimlere, Gaffar Okkan” gibi telsiz anonslarıyla saygı ifadesi olarak yaşatılıyor. Onun yaklaşımı, “halkın polisi” modeli olarak hâlâ pek çok birim için örnek teşkil ediyor.
Sonuç olarak, Ali Gaffar Okkan, meslekteki yükselişi, hukuk ve toplum güvenliğine yaptığı katkılar, yasa dışı yapılara karşı kararlı mücadelesi ve halkla kurduğu güçlü bağla Türkiye’nin unutulmaz emniyet müdürlerinden biri oldu. Onun şehit edilmesi, yalnızca emniyet camiasında değil toplumun geniş kesimlerinde derin izler bıraktı.





