Türkiye otomotiv pazarında Şubat ayından bu yana gözlemlenen daralma dalgası, devletin vergi kalemlerine de doğrudan yansımaya başladı.

Otomotiv sektöründen elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tahsilatı, Temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,55 oranında gerileyerek uzun yıllar sonra ilk kez düşüş kaydetti.

Sektör temsilcileri ve ekonomi uzmanları, daralmanın Ağustos ve Eylül aylarında da devam edeceğini öngörürken, yıllık bütçe hedeflerinin sapmasından endişe duyuyor.


Bütçe Hedefinin Yalnızca Yüzde 44'ü Yakalandı

Otomotiv ÖTV’sinde yıl geneli için belirlenen yaklaşık 900 milyar TL’lik bütçe hedefinin ilk 7 aylık karnesi beklentilerin altında kaldı:

  • İllk 7 Aylık Performans: Yıllık hedefin yalnızca yüzde 44'lük kısmı tahsil edilebildi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde bu gerçekleşme oranı yüzde 47-48 bandındaydı.
  • Akaryakıt ÖTV'sinde Düşüş: Ocak-Temmuz döneminde akaryakıttan sağlanan ÖTV geliri geçen yıla kıyasla yüzde 34,2 azalarak 179,2 milyar TL'ye geriledi.
  • Trafik Cezaları Dengeledi: Trafik cezası gelirlerinde yaşanan 45 milyar TL'lik artış vergi kaybını kısmen kompanse etse de ÖTV’deki açık genel bütçe dengesi için risk oluşturmayı sürdürüyor.

"Bir Otomobildeki ÖTV Yükü 718 Bin TL'yi Aştı"

Paydaşlar ve ekonomi uzmanları, iktisat literatüründeki Laffer Eğrisi teorisine işaret ederek piyasanın sınır noktasına dayandığına dikkat çekiyor. Türkiye'de ortalama sıfır kilometre bir otomobil üzerindeki ÖTV yükünün 718 bin TL'yi aştığını belirten uzmanlar, pazarın "verimsizlik bölgesine" geçtiği uyarısında bulunuyor.

Olası yeni vergi artışlarının pazar satışlarını daha da dip noktaya çekeceği ve devletin toplam vergi gelirlerini artırmak yerine düşüreceği ifade ediliyor.

Muhabir: Haber Merkezi