26. Dönem CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, yaptığı dikkat çekici açıklamayla CHP içinde yaşanan tartışmalar ve yolsuzluk iddialarına ilişkin sert uyarılarda bulundu. “Temiz Siyaset Şimdi” başlığıyla yayımladığı değerlendirmede Havutça, CHP’nin Türkiye’de iktidara yürüyen bir süreçte olduğunu belirterek, partiye zarar veren kişi ve olaylara karşı tavizsiz bir tutum alınması gerektiğini söyledi.
Havutça, CHP’nin yerel seçimlerde Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde önemli bir başarı elde ederek birinci parti konumuna yükseldiğini ifade ederek, “Kimsenin partiye zarar vermesine müsaade edilemez. Ancak partimiz bu süreçte bazı olaylar ve kişiler nedeniyle ağır yara almıştır. Bu nedenle arınma artık bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur” dedi.
CHP’nin temiz, dürüst, liyakatli ve halkçı kadrolarla Türkiye’yi yönetme iddiasının toplumda güçlü bir karşılığı olduğunu vurgulayan Havutça, halkın CHP’den tam da bunu beklediğini kaydetti.
"SALDIRILAR SADECE KARŞI TARAFTAN GELMİYOR"
Partiye yönelik saldırıların yalnızca siyasi rakiplerden değil, CHP içinde görev alan bazı isimlerden de geldiğini savunan Havutça, şu değerlendirmede bulundu:
“Gelinen noktada CHP’ye yapılan saldırılar ve iftiralar artık yalnızca karşı taraftan değil; partinin kendi yönetimince atanmış belediye başkanlarından ve ‘bizden’ bildiğimiz kişilerden de gelmektedir.”
Bu süreçte ortaya çıkan iddiaların sorgulanmadan savunulamayacağını belirten Havutça, “Milli irade gasp ediliyor” söyleminin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Hayatı boyunca otoriter yönetimlere karşı mücadele etmiş bir kuşağın temsilcisi olduklarını dile getiren Havutça, şu ifadeleri kullandı:
“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.”
“AKP’NİN YOLSUZLUK DÜZENİYLE MÜCADELE SAMİMİ OLMALI!
AK Parti iktidarını da sert sözlerle eleştiren Havutça, yıllardır süren yolsuzluk düzenine karşı halkın CHP’den hesap soran bir siyaset beklediğini ifade etti.
CHP’nin önce kendi içinde şeffaf olması gerektiğini söyleyen Havutça, tüm seçilmişlerin mal varlıklarını açıklaması çağrısında bulundu.
Havutça açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Genel Başkan’dan il ve ilçe başkanlarına, milletvekillerinden belediye meclis üyelerine kadar tüm seçilmişler; kendileri ve yakınlarına ilişkin mal varlıklarını kamuoyuna açıklamalı, bunların ediniliş biçimini şeffaf şekilde ortaya koymalıdır.”
BAĞIMSIZ İNCELEME HEYETİ ÇAĞRISI
CHP içinde hakkında ciddi iddialar bulunan isimlerle ilgili bağımsız bir inceleme mekanizması kurulmasını isteyen Havutça, hukukçular ve mali uzmanlardan oluşacak bir parti içi heyetin süreci şeffaf şekilde yürütmesi gerektiğini belirtti.
CHP’nin her türlü iddiayı peşinen savunan değil, kendi içindeki suçlamaları da hukuk, etik ve vicdan ölçüleriyle değerlendiren bir parti olduğunu topluma göstermesi gerektiğini ifade eden Havutça, iftiraya uğradığını söyleyen partililerin de yargı yoluna başvurması gerektiğini söyledi.
Bu yolu tercih etmeyenler hakkında disiplin süreçlerinin işletilmesi gerektiğini belirten Havutça, “Hakkındaki iddialar somut delillerle doğrulanan kişiler tereddütsüz biçimde partiden ihraç edilmelidir” dedi.
"KORUNMASI GEREKEN CHP'NİN TARİHSEL MİRASIDIR"
CHP’nin bireyleri değil, kurumsal kimliğini ve halk nezdindeki güvenini koruması gerektiğini vurgulayan Havutça, aksi halde partinin yolsuzluğu koruyan bir yapı görüntüsüne sürükleneceğini savundu.
Açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk vurgusu da yapan Havutça, çağrısını CHP’nin kurucu değerlerine sahip çıkma sorumluluğuyla yaptığını ifade etti.
“Atatürk; bütün mal varlığını milletine bağışlamış bir kurucu ahlakın ve siyasal namusun simgesidir” diyen Havutça, parti tabanında da ciddi bir rahatsızlık oluştuğunu belirtti.
CHP SEÇMENİNİN BEKLENTİLERİ
Namık Havutça açıklamasında CHP seçmeninin özellikle üç konuda netlik beklediğini ifade etti:
Hırsızlık ve yolsuzluk konusunda tavrın açık olması,
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, laiklik ilkesi ve anayasal bütünlüğünün tartışmaya açılmaması,
Avrupa Birliği standartlarında demokrasi, insan hakları, hukuk devleti ve halkçı ekonomi politikalarının savunulması.
Havutça, CHP’nin savunma refleksiyle hareket eden değil, gerektiğinde kendi içinden de hesap sorabilen bir siyasi anlayış ortaya koyması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün halkın bizden beklediği şey; temiz ve namuslu bir iktidar için, bütün kurum ve kurallarıyla, AKP’nin karşısında savunma refleksi değil; kendimiz dahil herkesten hesap sorma cesaretidir.”
NAMIK HAVUTÇA'NIN AÇIKLAMALARI
"CHP bugün, yerel seçimlerde Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde önemli bir başarı yakalamış, Türkiye’nin birinci partisi olmuş ve iktidara yürüyen bir sürece girmiştir. Böyle bir dönemde hiç kimsenin partiye zarar vermesine müsaade edilemez. Ancak partimiz, son süreçte yaşanan bazı olaylar ve kişiler nedeniyle ağır yara almıştır. Bu nedenle arınma artık bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur.
CHP’nin Türkiye’yi temiz, dürüst, liyakatli ve halkçı kadrolarla yönetme iddiasının toplumda samimi bir karşılığı vardır. Halkımız da bizden tam olarak bunu beklemektedir.
Gelinen noktada CHP’ye yönelik saldırılar ve iftiralar artık yalnızca siyasi rakiplerden değil; partinin kendi yönetimince atanmış belediye başkanlarından ve “bizden” bildiğimiz kişilerden de gelmektedir.
Bütün bunları, CHP’nin hukuk ve namus süzgecinden geçirmeden yalnızca “milli irade gasp ediliyor” söylemiyle savunamayız. Biz; hayatı boyunca otoriter ve faşizan yönetimlere karşı mücadele etmiş, eşitlik, özgürlük, adalet ve temiz toplum uğruna bedeller ödemiş, arkadaşlarını kaybetmiş, yıllarca hapis yatmış bir kuşaktan geliyoruz.
Bu nedenle açıkça şunu söylemeliyiz:
“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.”
AKP’nin yıllardır sürdürdüğü baskıcı, halkı yoksulluğa ve açlığa mahkûm eden yolsuzluk düzeninin karşısında, halk iktidarı için tarihsel bir fırsat doğmuşken; CHP’nin içine sürüklendiği bu tablo kabul edilemez.
Bugün halkın bizden beklediği asıl görev; yıllar önce “bir alyans yüzükle siyasete başladığını” söyleyip bugün büyük servet sahibi olanların, ayakkabı kutularının, para sayma makinelerinin, sıfırlanamayan servetlerin, kayıp 128 milyar doların ve 17/25 Aralık sürecinin hesabını sormaktır.
Genel Başkan’dan il ve ilçe başkanlarına, milletvekillerinden belediye meclis üyelerine kadar tüm seçilmişler; kendileri ve yakın çevrelerine ilişkin mal varlıklarını kamuoyuna açıklamalı, bunların ediniliş biçimini şeffaf şekilde ortaya koymalıdır. Ancak o zaman Recep Tayyip Erdoğan çevresinde oluşan servet düzenini sorgulamak samimi ve inandırıcı olacaktır.
Hakkında ciddi iddialar bulunan ve iftiraya uğradığını belirten partililerle ilgili olarak; hukukçular ve mali uzmanlardan oluşan bağımsız bir parti içi inceleme heyeti derhal kurulmalı ve süreç kamuoyu önünde şeffaf biçimde yürütülmelidir.
CHP’nin, her türlü iddiayı peşinen savunan değil; kendi içindeki iddiaları dahi hukuk, etik ve vicdan ölçüleriyle soruşturan bir parti olduğu topluma gösterilmelidir.
İftiraya uğradığını söyleyen parti üyeleri, haklarında suçlama yapan kişiler hakkında derhal suç duyurusunda bulunmalıdır. Bu yolu tercih etmeyenler hakkında ise disiplin süreçleri işletilmelidir.
Hakkındaki iddialar somut delillerle doğrulanan kişiler, tereddütsüz biçimde partiden ihraç edilmelidir. Çünkü korunması gereken bireyler değil; CHP’nin tüzel kişiliği, tarihsel mirası ve halk nezdindeki güvenidir. Aksi halde parti; yolsuzluğu ve hırsızlığı koruyan bir yapı görüntüsüne sürüklenmektedir.
Bu çağrıyı; liderlik, butlan ve hizip tartışmalarının ötesinde, partimizin vicdanını ve köklerini temsil eden Mustafa Kemal Atatürk mirasına sahip çıkma sorumluluğuyla yapıyorum. Çünkü Atatürk; bütün mal varlığını milletine bağışlamış bir kurucu ahlakın ve siyasal namusun simgesidir.
Gezdiğimiz birçok yerde partililerimizin artık “Yeter, buna dur denilsin” noktasına geldiğini açıkça görüyoruz.
CHP seçmeninin zihni özellikle üç konuda netlik istemektedir:
- Hırsızlık ve yolsuzluk konusunda tavır net olmalıdır.
Kim akçeli işlere bulaşmışsa, partiyle ilişkisi derhal kesilmelidir.- CHP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, laiklik ilkesi, Kemalist devrimler ve anayasal bütünlük tartışma konusu yapılamaz.
Etnik, inançsal ve kültürel farklılıkların demokratik temsili; Cumhuriyetin temel nitelikleriyle birlikte korunmalıdır.- CHP; Avrupa Birliği standartlarında insan haklarının, güçlü demokrasinin, hukuk devletinin ve halkçı ekonomi politikalarının teminatı olmalıdır.
Bugün halkın bizden beklediği şey; temiz ve namuslu bir iktidar için, bütün kurum ve kurallarıyla, AKP’nin karşısında yalnızca savunma refleksi göstermek değil; kendimiz dahil herkesten hesap sorma cesaretini ortaya koymaktır."





