Kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan ve aile hukukunun en kritik başlıkları arasında yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin yasal düzenleme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi.
Süresiz nafaka uygulamasının hem nafaka ödeyen hem de nafaka alacaklısı taraflar açısından adil bir dengeye oturtulması amacıyla TBMM ve Adalet Bakanlığı bünyesinde yeni bir kanun teklifi hazırlığı yürütülüyor.
Evlilik Süresi ve Gelir Durumuna Göre Kademeli Model
Adalet mekanizmasında adil ve ölçülü bir denge kurmayı hedefleyen yeni yasal düzenleme taslağında öne çıkan temel kriterler netleşmeye başladı. Mevcut sistemde yer alan belirsiz süreli nafaka anlayışı yerine, somut olayın şartlarına göre esnetilebilen adil bir mekanizma kurgulanıyor.
Hazırlanan taslak çerçevesinde öne çıkan başlıklar şunlar:
Evlilik Süresi Kriteri: Kısa süreli evliliklerde ömür boyu yükümlülük oluşmasının önüne geçilmesi amacıyla evlilik süresine oranla kademeli bir nafaka ödeme süresi belirlenecek.
Çalışma Kapasitesi ve Yaş Durumu: Nafaka alacaklısının yaşı, eğitim durumu ve çalışma imkânı değerlendirilecek. Kendi geçimini sağlayabilecek durumda olan bireyler için geçiş süreci öngörülen süreli destek modeli uygulanacak.
Özel Durum Koruması: Yaşlılık, engellilik veya kronik sağlık sorunları nedeniyle çalışma imkânı bulunmayan ya da bakıma muhtaç olan taraflar için sosyal devlet ilkesi doğrultusunda istisnai koruma kalkanı devam ettirilecek.
Çocuk Nafakası Kapsam Dışı Kalacak
Yasal düzenleme adımlarında en çok karıştırılan konulardan biri olan iştirak nafakası (çocuk nafakası) ise bu sürecin tamamen dışında tutuluyor. Çocukların bakım, eğitim ve sağlık giderleri için ödenen iştirak nafakası mevcut mevzuat doğrultusunda aynen korunacak.
Yapılacak yasal düzenlemenin, taraflar arasındaki ekonomik dengesizlikleri giderirken mağduriyet oluşturmayacak adil ve sürdürülebilir bir aile hukuku yapısı oluşturması hedefleniyor.





