Marmara Denizi Yalova açıklarında peş peşe meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremler, bölgedeki sismik risk hareketliliğini yeniden alevlendirdi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Çınarcık Havzası'nın tektonik yapısına dikkat çekerek havzanın büyük kırılmaları ve depremleri sınırlayan doğal bir mekanizma olabileceğini öne sürdü.

Geçmiş deprem verileri, mikrodeprem dizileri ve sondaj ölçümlerini inceleyen uzman isim, Marmara’nın karmaşık yapısına dair önemli ipuçları paylaştı.


Çınarcık Havzası Depremleri Durduran Bir Sınır mı?

Prof. Dr. Osman Bektaş, Çınarcık Havzası'nın deprem hareketlerini sınırlayan bir yapıya sahip olabileceği görüşünü destekleyen somut gözlemleri şu şekilde sıraladı:

Geçmiş Kırılma Noktaları: 1999 İzmit depreminin kırığının Çınarcık Havzası'nın girişinde son bulmuş görünmesi ve 1963 yılındaki 6,3 büyüklüğündeki Adalar depremi bu duruma örnek teşkil ediyor.

Silivri Depremi Örneği: 2025 yılında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminde doğu yönüne ilerleyen kırılmanın Adalar segmenti ve Çınarcık Havzası girişinde durduğu gözlemlendi.

Geometri ve Sürünme: Havzanın sahip olduğu fay geometrisi ve olası yavaş sürünme hareketleri, 6 ve üzerindeki büyüklükte depremlerin yayılımını engelleyen bir set oluşturabilir.


62,5 Metre Derinlikteki Ölçümler ve Yavaş Kayma İhtimali

Yalova'nın Esenköy beldesinde gerçekleştirilen sondaj ölçümlerine ve bilimsel araştırmalara atıfta bulunan Bektaş, 2016 yılında meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki Yalova depremiyle eş zamanlı yaklaşık 50 gün süren gerinim sinyalleri ve mikrodeprem aktiviteleri kaydedildiğini belirtti.

Araştırmacıların bu sinyalleri Çınarcık Fayı üzerindeki "yavaş kayma" (aseismik hareket) ile ilişkilendirdiğini vurgulayan uzmanlar, Çınarcık ve Adalar faylarında hem sismik deprem üreten hem de deprem üretmeden sessizce gerçekleşen kaymaların bir arada mümkün olabileceğine dikkat çekti.


M7 ve Üzeri Deprem İhtimali Tamamen Ortadan Kalktı mı?

Tüm bu gözlemlerin Marmara'nın tektonik davranışını çözmek için bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, bu bulguların M7 ve üzeri deprem olasılığının derinlemesine sorgulanmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

Ancak uzmanlar, Çınarcık Havzası'nın depremleri sınırlayan bir mekanizma olma ihtimalinin, bölgede büyük bir deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini; bu verilerin fayların karmaşık davranış biçimlerini anlamak adına hayati araştırmalar olduğunu vurguluyor.

Muhabir: Haber Merkezi