Balıkesir İvrindi’de Kazdağları’nın güney uzantısı Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD Altın Madeni’nin kapasite artışı projesi için ÇED süreci “nihai” hale getirildi. Çevre örgütleri, köylüler ve meslek örgütleri kararı “ekokırıma onay” olarak niteleyerek Bakanlık önünde eylem yaptı.


Balıkesir’in İvrindi ilçesi yakınlarında, Kazdağları ekosisteminin güney uzantısı Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD Madencilik AŞ’nin kapasite artışı projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) onayı verildi. 26 Şubat Perşembe günü Ankara’da yapılan İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısının ardından proje ÇED süreci “nihai” aşamaya geçti.


İDK Toplantısı Ankara’da Yapıldı

Bakanlık binasında gerçekleştirilen toplantıya sivil toplum örgütleri, bölge halkı, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ve gazeteci İbrahim Gündüz katıldı. Endüstriyel Yatırımlar ÇED Dairesi Başkanı Fatih Selimoğlu’nun başkanlık ettiği toplantıda, yaklaşık 25 kurumdan yalnızca DSİ temsilcisinin fiziken yer aldığı, diğer kurumların yazılı görüş sunduğu öğrenildi.


“Kümülatif Etki Yok, Yaylalar Görmezden Gelindi”

Toplantıda söz alan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan ile Burhaniye Çevre Platformu yöneticisi Süleyman Eryılmaz, projede kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadığını, yerleşim alanları ve yaylaların dikkate alınmadığını vurguladı. Çok düşük tenörlü (0,39 g/ton) cevher için siyanür liçi yöntemiyle yapılacak kapasite artışının ekosistemde geri dönülmez tahribat yaratacağı ifade edildi.


Köylülerin Sözleri Salonda Duygusal Anlar Yarattı

Gökçeyazı köylülerinin “Madenler yüzünden tarım ve hayvancılık bitti, derelerimizde çınarlar kurudu, ormanlar yok edilince köylerimizi su basıyor” sözleri toplantıda dikkat çekti. Yaşam savunucuları, devletin bölge halkını görmezden geldiğini söyledi.


İliç Hatırlatması ve Meclis Eleştirisi

Gazeteci İbrahim Gündüz, İliç’te yaşanan maden felaketini hatırlatarak Türkiye’de “sömürge madenciliği” uygulandığını dile getirdi. Milletvekili İbrahim Akın ise son dönemde çıkarılan yasaların enerji ve madencilik projelerinin yıkımını artırdığını, 7554 sayılı yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını belirtti. Akın, COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye’nin iklim krizini derinleştiren projelere izin vermemesi gerektiğini vurguladı.


Bakanlık Önünde Eylem: “TÜMAD Madra’dan Defol”

Sivil toplum temsilcilerinin toplantıdan çıkarılmasının ardından komisyon çalışmalarına devam etti. Toplantı sonrası Bakanlık önünde yapılan basın açıklamasında “TÜMAD Madra’dan defol” sloganları atıldı. Ortak açıklamada, “Bugün Bakanlık ve sorumlu kurumlar bir ekokırım suçuna daha imza attı” denildi.


ÇED Kararı İçin 90 Günlük Süre

Yaşam savunucuları, ÇED sürecinin durdurulmasını ve projeye olumsuz karar verilmesini talep etti. Bakanlık’tan edinilen bilgiye göre ÇED süreci nihai hale geldi; yeni bir İDK toplantısı yapılmayacak ve eksiklerin tamamlanmasının ardından en geç 90 gün içinde ÇED kararı resmen ilan edilecek.


Kapasite Artışı Projesinin Detayları

TÜMAD Madencilik AŞ, 2016’da aldığı “ÇED Olumlu” kararıyla 2019’da faaliyete başlayan maden sahasında kapasite artışına gidiyor. Proje kapsamında:

  • ÇED alanı 835,53 hektardan 1.287,97 hektara çıkarılıyor.

  • Ocak sahası 134 hektardan 353 hektara genişletiliyor.

  • Yığın liç alanı 83 hektardan 257 hektara yükseltiliyor.

  • Yıllık üretim kapasitesi 7,76 milyon tondan 15,5 milyon tona çıkarılıyor.

  • Toplam yığın liç kapasitesi 75,3 milyon tondan 155,3 milyon tona ulaşıyor.


İki Havza Aynı Anda Tehdit Altında

ÇED raporuna göre maden sahası, Kuzey Ege Havzası ile Susurluk Havzası’nı ayıran su bölüm hattı üzerinde bulunuyor. Uzmanlar, olası bir sızıntının iki havzayı birden kirletebileceğine dikkat çekiyor. Projenin su ihtiyacının Burhaniye’nin içme suyu kaynakları dahil altı farklı kaynaktan karşılandığı, Madra Barajı’nın da gündemde olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca asit kaya drenajı (AKD) riski vurgulanıyor.


Kozak Yaylası ve Yerleşimler Riskte

Maden ruhsat sahasının bir bölümü İzmir sınırları içindeki Kozak Yaylası “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” içinde yer alıyor. Kapasite artışıyla birlikte Hacı Hüseyinler Mahallesi yaylasının da doğrudan tehdit altında olduğu, yığın liç alanının yerleşimlere çok yakın konumlandığı ifade ediliyor.


Balıkesir’de Madencilik Baskısı Artıyor

Çevre örgütleri, Balıkesir’in hızla madencilik sahasına dönüştüğünü vurguluyor. Son haftalarda İvrindi’de yeni altın madeni projeleri için ÇED süreçleri başlatılırken, MAPEG’in Şubat ayı ihalelerinde Balıkesir sınırları içinde 35 yeni maden alanının satışa çıkarıldığı hatırlatılıyor.


643695938 1324337296386244 1195755721988876274 N-1643651175 1324338219719485 2653109003448326133 N644269331 1324338009719506 6883776774958427073 N644422386 1324337823052858 2505466631128061040 N644257102 1324338003052840 7998802725457021321 N643695938 1324337296386244 1195755721988876274 N

Kaynak: Gazete Ayvalık / Nilgün Kaya