MEB'den Eylül Ayı Teması: "Okul, Oyun ve Uyum" ile Çocuklar Okula Isınacak
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı kapsamında hayata geçirdiği "Maarifin Kalbinde Oyun" projesinin eylül ayı temasını açıkladı. Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün duyurusuna göre bu ayki tema "Okul, Oyun ve Uyum" olarak belirlendi. Bakanlık, temayı "Koşun, koşun çocuklar! Maarifin kalbinde oyun var!" mesajıyla duyurarak yeni dönemde oyunun okul hayatının merkezine yerleştirileceğinin sinyalini verdi.
Hedef: Okula oyunla uyum sağlayan, arkadaşlık bağı kuran çocuk
Paylaşılan görselde temanın amacı da net şekilde ifade edildi: Okula oyunla uyum sağlayan, arkadaşlarıyla bağ kuran ve okul aidiyeti gelişen bir çocuk profili hedefleniyor. Bu yaklaşım, özellikle yeni başlayan veya okula alışma sürecinde zorluk yaşayabilen öğrenciler için oyunun bir köprü işlevi görmesini amaçlıyor. Çocukların okula sadece akademik bir mekân olarak değil, arkadaşlık kurdukları, kendilerini güvende hissettikleri ve aidiyet geliştirdikleri bir yer olarak görmesi hedefleniyor.
"Maarifin Kalbinde Oyun" projesi nedir?
Eylül ayı teması, MEB'in bu eğitim öğretim yılı için başlattığı kapsamlı bir çalışma olan "Maarifin Kalbinde Oyun" projesinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül, beceri temelli ve değer odaklı eğitim yaklaşımı doğrultusunda hazırlanan proje kapsamında oyun; öğrenmenin, gelişimin, iyi oluşun, kültürel aktarımın, aile katılımının ve çocukların günlük yaşamının temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. Proje ile oyun temelli öğrenme uygulamalarının yaygınlaştırılması, çocukların oyun hakkının korunması ve görünür kılınması, aile ve toplum katılımının güçlendirilmesi ile geleneksel çocuk oyunlarının yaşatılması hedefleniyor.
Pedagogların görüşleriyle şekillendirildi
Projenin hazırlık sürecinde pedagogların görüşlerinden de yararlanıldığı belirtiliyor. Hangi yaş grubunda hangi oyunların uygulanabileceği, oyunların çocukların gelişim sürecine katkısı ve okul ortamında nasıl hayata geçirilebileceği konuları, uzmanlar tarafından değerlendirildi. Bu doğrultuda oyunların rastgele seçilmediği, çocuğun yaşı ve gelişim özellikleri ile güvenli ve kapsayıcı olma kriterlerinin belirleyici olduğu ifade ediliyor. Saklambaç, seksek, körebe ve mendil kapmaca gibi kuşaklardır oynanan geleneksel çocuk oyunlarının okul bahçelerinde yeniden daha görünür hâle getirilmesi de projenin öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor.
Amaç: Ekran bağımlılığını azaltmak, sosyal-duygusal gelişimi desteklemek
Bakanlık yetkilileri, projenin temel motivasyonlarından birinin öğrencilerin dijital ekran bağımlılığını azaltmak ve sosyal-duygusal gelişimlerini desteklemek olduğunu belirtiyor. Çocukları telefon, tablet ve bilgisayar ekranından uzaklaştırarak yüz yüze iletişime yönlendirmek, projenin dikkat çeken boyutlarından biri olarak öne çıkıyor. Hareketli ve birlikte oynanan oyunların çocukların iletişim kurmalarına, kendilerini ifade etmelerine ve duygularını yansıtmalarına katkı sağladığı vurgulanıyor.
Aileler de sürece dahil ediliyor
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, projeyle bağlantılı olarak okul öncesi eğitime devam eden çocukların ailelerine yönelik "Aile Eğitim Bülteni"nin eylül sayısını da yayımladı. "Oyunla Güvenli Bir Başlangıç: Okula Uyum" başlığını taşıyan bültende, okula uyum sürecinin özellikleri, oyunun bu süreçteki destekleyici rolü, çocuğun okul yaşamını tanıması, sabah vedalarının ve okuldan eve geçişin kolaylaştırılması, okul-aile iş birliğinin önemi ile uyum sürecini zorlaştırabilecek tutumlar ele alınıyor. Bu şekilde uyum sürecinin yalnızca okulda değil, ailelerin desteğiyle evde de güçlendirilmesi amaçlanıyor.





