Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin eğitim sistemindeki son durumu değerlendirirken PISA sonuçlarından derslik ve öğretmen sayısına, okul öncesi eğitimden yeni müfredata kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin PISA performansındaki yükselişe dikkat çeken Tekin, “Eğitimi dershane vesayetinden kurtardık ve başarı geldi” dedi.
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin uluslararası eğitim göstergelerindeki performansını değerlendirdi.
PISA sonuçlarındaki değişimin bir veya iki yılda gerçekleştirilen çalışmalarla açıklanamayacağını belirten Tekin, eğitim politikalarının uzun yıllara yayılan etkisinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin 2015 sonrasında PISA skorlarının yükseldiğini ifade eden Bakan Tekin, “PISA başarımız dünyada gündem. 2015 sonrası skorlarımız yükseldi. Eğitimi dershane vesayetinden kurtardık ve başarı geldi” ifadelerini kullandı.
Tekin, PISA uygulamalarında okul ve öğrencilerin Bakanlık tarafından seçilmediğini, sınavların belirlenen koşullarda gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirlerin alındığını da söyledi.
Tekin: Derslik Sayısı 760 Bine, Öğretmen Sayısı 1 Milyon 260 Bine Yaklaştı
Türkiye’de eğitim altyapısına ayrılan kaynaklara da değinen Tekin, genel bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan payın yıllar içerisinde yükseldiğini söyledi.
Tekin’e göre geçmişte yüzde 7 seviyelerinde bulunan bütçe payı yüzde 15 seviyelerine kadar çıktı.

Derslik sayısındaki değişime ilişkin de rakam veren Bakan Tekin, 2002 yılında Türkiye’de yaklaşık 357 bin derslik bulunduğunu, bugün ise bu sayının 760 bine yaklaştığını ifade etti.
Deprem ve diğer doğal afetler nedeniyle kullanılamaz hale gelen veya ekonomik ömrünü tamamladığı için yeniden yapılan okulların da hesaba katılması gerektiğini belirten Tekin, yaklaşık 500 bin civarında ilave derslik yapıldığını söyledi.
Öğretmen sayısında da önemli artış yaşandığını belirten Tekin, 2002 yılında yaklaşık 500-540 bin seviyesinde olan öğretmen sayısının, özel okullardaki öğretmenlerle birlikte bugün 1 milyon 260 bine ulaştığını ifade etti.
Tekin ayrıca mevcut öğretmenlerin yaklaşık yüzde 80’inin AK Parti iktidarları döneminde atandığını söyledi.
Eğitime erişim oranlarına ilişkin rakamlar da paylaşan Bakan Tekin, 2002 yılında ortaöğretime devam oranının yaklaşık yüzde 50 seviyesinde olduğunu, bugün ise yüzde 90’ın üzerine çıktığını belirtti.
Okul öncesi eğitime erişimin de aynı dönemde yüzde 11 seviyesinden yüzde 80’in üzerine yükseldiğini söyleyen Tekin; taşımalı eğitim ve pansiyon kapasitesinin artırılmasının özellikle ulaşım problemi yaşayan öğrencilerin eğitime erişiminde önemli rol oynadığını savundu.

Yeni Müfredat İçin Tarih Verdi: “Önümüzdeki Yıl Bütün Kademelerde”
Bakan Tekin’in açıklamalarındaki dikkat çeken başlıklardan biri de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli oldu.
Yeni model kapsamında müfredatın yaklaşık yüzde 30 oranında hafifletildiğini söyleyen Tekin, mevcut haliyle programın yine de yoğun olduğunu düşündüğünü belirtti.
Tekin, “Önümüzdeki yıl bütün öğretim kademelerinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne geçmiş olacağız” dedi.
Öğretmen yeterlilikleri konusunda da geçmiş yıllarda kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirten Tekin, 2014-2015 döneminde uluslararası göstergelerle uyumlu öğretmen yeterlilikleri çalışması gerçekleştirildiğini söyledi.

Sınıflarda cep telefonu kullanımına da değinen Milli Eğitim Bakanı, bazı öğretmenlerin telefon kullanımının arttığını belirterek öğretmenlere ders sırasında cep telefonu kullanılmaması konusunda uyarıda bulunduklarını açıkladı.
Tekin, eğitim sistemindeki değişimin tek bir uygulamanın sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgularken; derslik ve öğretmen sayısındaki artışın, eğitime erişimin genişlemesinin ve eğitim politikalarında yıllar içerisinde atılan adımların PISA sonuçlarına olumlu yansıdığı görüşünü dile getirdi.





