Kültepe’de 78 Yıllık Kazı Tarihinde Bir İlk: Helenistik Döneme Ait Mozaik Döşemeli Yapı Bulundu

Kayseri’deki Kültepe-Kaniş Örenyeri’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, 78 yıllık kazı tarihinde ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapı ortaya çıkarıldı. İki bin yılı aşkın geçmişe sahip yapı kalıntılarıyla birlikte aynı alanda dört ayrı Helenistik kültür tabakası da belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfin Türkiye ile Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin önemli bir sonucu olduğunu belirterek kazı ekibini tebrik etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle sürdürülen çalışmalar, Kültepe’nin şimdiye kadar daha az bilinen Helenistik Dönemine ilişkin yeni bilgiler ortaya koydu. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazılarda bulunan mozaik kalıntıları, antik yerleşimin mimari özelliklerinin ve tarihsel gelişiminin daha ayrıntılı araştırılmasına imkân sağlayacak.


Kültepe Kazılarında İlk Kez Helenistik Dönem Mozaiği Bulundu

Kayseri’de bulunan Kültepe-Kaniş Örenyeri’nde 1948 yılında başlayan kazılardan bu yana ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapı tespit edildi. Keşif, yalnızca yeni bir mimari kalıntının ortaya çıkarılması açısından değil, Kültepe’nin farklı dönemlerdeki yerleşim özelliklerinin anlaşılması bakımından da önem taşıyor.

Kazı ekibinin belirlediği mozaik döşeme, MÖ 323-30 yıllarını kapsayan Helenistik Döneme tarihlendiriliyor. Yapının günümüze ulaşan bölümünde mozaik döşemenin doğu-batı yönündeki uzunluğu 163 santimetre, kuzey-güney yönündeki uzunluğu ise 165 santimetre olarak ölçüldü.

Yapı çevresinde mozaik döşemeye ait başka parçaların da bulunması, döşemenin geçmişte bugün ortaya çıkarılan bölümden daha geniş bir alana yayıldığını gösteren bulgular arasında yer aldı.


Kültepe


Aynı Alanda Dört Ayrı Helenistik Kültür Tabakası Belirlendi

Kazılarda mozaik döşemeli yapının yanı sıra, üst üste sıralanan dört ayrı Helenistik kültür tabakası da ortaya çıkarıldı. Bu tabakalar, Kültepe’de söz konusu dönemde yaşanan değişimlerin arkeolojik katmanlar üzerinden incelenmesine olanak tanıyor.

Farklı tabakalarda bulunan mimari kalıntılar ve diğer arkeolojik buluntuların birlikte değerlendirilmesi, yerleşimin tarihsel gelişiminin daha ayrıntılı biçimde anlaşılmasına katkı sağlayacak. Özellikle Helenistik Dönem hakkında yeni veriler sunan keşif, Kültepe’nin yalnızca daha eski dönemleriyle değil, sonraki tarihsel evreleriyle de araştırılmasına imkân tanıyor.


Bakan Ersoy: “Kültepe’de 78 Yıllık Kazı Tarihinde Bir İlk!”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, keşfi sosyal medya hesabından duyurarak Kültepe’de ilk kez Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli bir yapının gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Ersoy, kazı çalışmalarının Türkiye ile Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğine katkısına dikkat çekti.

Bakan Ersoy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bakanlığımız, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu keşif, Türkiye ile dost ve kardeş ülke Güney Kore arasındaki bilimsel ve kültürel iş birliğinin kıymetli bir sonucu. Kazı Başkanımız Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nu ve Türk-Güney Kore ortak araştırma ekibini tebrik ediyor, Güney Koreli paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyorum. Anadolu’nun zengin mirasını bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz.”

Ersoy’un açıklaması, arkeolojik keşfin yanı sıra uluslararası bilimsel ortaklıkların kültürel mirasın araştırılmasındaki rolünü de öne çıkardı. Kazı ekibinin elde ettiği bulgular, Kültepe’nin farklı tarihsel dönemlerine ilişkin bilgilerin geliştirilmesi bakımından önem taşıyor.


Kültepe’de Türkiye-Güney Kore Ortak Kazıları Nasıl Başladı?

Kültepe-Kaniş Örenyeri’nde yürütülen ortak çalışmalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi ve Güney Kore Kültür Mirası İdaresine bağlı Ulusal Kültürel Miras Araştırma Enstitüsü arasındaki mutabakat zaptı kapsamında gerçekleştiriliyor.

Proje çerçevesinde, 2025 yılında Warşama Sarayı’nın doğusunda kazılara başlandı. İkinci sezonunda devam eden çalışmalarda, bu yıl mozaik döşemeli yapı kalıntılarıyla birlikte dört ayrı Helenistik kültür tabakası belirlendi.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu’nun başkanlığındaki ekip, alandaki mimari kalıntıları ve arkeolojik buluntuları inceleyerek yerleşimin Helenistik Dönemini daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Ortak araştırmaların önemi, Kültepe’nin farklı dönemlerine ait izlerin aynı alanda incelenebilmesinden kaynaklanıyor. Yeni bulguların değerlendirilmesiyle yerleşimin tarihsel gelişimi ve mimari özellikleri hakkında daha kapsamlı bir çerçeve oluşturulabilecek.


Mozaik Döşemenin Ölçüleri ve Yapım Tekniği Ortaya Çıkarıldı

Kazılarda bulunan mozaik döşemenin günümüze ulaşan bölümü, doğu-batı yönünde 163 santimetre, kuzey-güney yönünde 165 santimetre ölçülerinde. Çevrede belirlenen diğer mozaik parçaları ise döşemenin özgün hâlinin daha geniş bir alanı kapladığına işaret ediyor.

Araştırmacılar, mozaiğin yalnızca boyutlarını değil, zeminin hazırlanmasında kullanılan teknikleri de belirledi. İncelemelere göre yapım sürecinde önce zemin tesviye edildi, ardından kırma taş ve ince topraktan oluşan bir temel hazırlandı.

Temelin üzerine küçük dere çakıllarından oluşan bir tabaka yerleştirildi. Döşemenin hazırlanmasında seramik parçaları, kireç ve diğer malzemelerin de kullanıldığı tespit edildi.

Bu bulgular, Helenistik Dönemde Kültepe’de uygulanan yapı ve zemin döşeme tekniklerinin incelenmesine katkı sağlayacak. Mozaiğin çevresinde bulunan parçaların değerlendirilmesi de yapının özgün görünümünün ve kullanım alanının anlaşılmasına yardımcı olabilecek.


Helenistik Döneme Ait Dört Tabaka Neden Önemli?

Kültepe’de üst üste belirlenen dört Helenistik kültür tabakası, yerleşimin farklı evrelerinin birbirinden ayrılarak incelenmesini mümkün kılıyor. Arkeolojik tabakalar, bir yerleşimde zaman içinde meydana gelen değişimlerin izlenmesi açısından önemli veriler sunuyor.

Bu alanda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar ve diğer buluntular, her tabakanın kendi özellikleri içinde değerlendirilmesine olanak tanıyor. Böylece Kültepe’nin Helenistik Dönemdeki yerleşim düzeni ve mimari gelişimi hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilebilecek.

Bugüne kadar kazı ve araştırmalarda ağırlıklı olarak Tunç Çağı'na odaklanılması, Helenistik Dönemin daha sınırlı biçimde tanınmasına neden olmuştu. Yeni keşif, bu döneme yönelik araştırmaların genişletilmesi açısından dikkat çekiyor.

Önümüzdeki süreçte tabakalardan elde edilen buluntuların mimari kalıntılarla birlikte incelenmesi, Kültepe’nin Helenistik Dönem kronolojisinin ayrıntılandırılmasına katkıda bulunabilecek.


Kültepe-Kaniş’in Tarihsel Önemi: 23 Bin 500 Çivi Yazılı Tablet

Kültepe-Kaniş Örenyeri, Anadolu’nun siyasi, ekonomik ve kültürel geçmişini anlamak açısından önemli arkeolojik merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. MÖ 3. binyıldan Roma Dönemine kadar varlığını sürdüren yerleşim, Hitit İmparatorluğu’nun yükselişinden önce Kaniş (Neşa) Krallığı’na başkentlik yaptı. Aynı zamanda Hitit kültürünün doğduğu başlıca merkezlerden biri olarak kabul ediliyor.

Yerleşimin Yukarı Şehir bölümünde kraliyet sarayları ve tapınaklar bulunurken Aşağı Şehir, ticaret merkezi ve yerleşim alanı niteliğindeki karum bölgesine ev sahipliği yapıyor.

Kültepe, özellikle Eski Asurlu ve Anadolulu tüccarlarla ilgili arkeolojik buluntularıyla tanınıyor. Burada ele geçirilen yaklaşık 23 bin 500 çivi yazılı kil tablet, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’nde yer alıyor.

Kültepe, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Yerleşimin toplam alanının bugüne kadar yaklaşık yüzde 5’inin kazılmış olması, araştırılmayı bekleyen geniş bir alan bulunduğunu da ortaya koyuyor.

Bu yönüyle Helenistik Döneme ait mozaik döşemeli yapının keşfedilmesi, Kültepe’nin yalnızca Tunç Çağı ve ticaret tarihiyle değil, daha sonraki dönemlerdeki yaşamıyla da anlaşılmasına katkı sunuyor.


Kültepe Kazılarında Bundan Sonra Ne Olacak?

Türkiye ile Güney Kore arasındaki ortak araştırmalar kapsamında, Helenistik kültür tabakalarına yönelik çalışmaların ardından daha alt seviyelerdeki arkeolojik kalıntıların sistematik biçimde incelenmesi planlanıyor.

Araştırmaların, Kaniş Krallığı döneminden Hitit Dönemine uzanan kalıntılara ulaşılması ve bu dönemlerin daha iyi anlaşılması yönünde sürdürülmesi hedefleniyor.

Mozaik döşemeli yapının çevresindeki kalıntıların incelenmesi, dört kültür tabakasından elde edilen bulguların değerlendirilmesi ve mimari özelliklerin karşılaştırılması, sonraki çalışmaların önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Kültepe’deki keşif, Anadolu’nun zengin kültürel mirasının bilimsel araştırmalarla ortaya çıkarılmasının önemini bir kez daha gösteriyor. Kazıların ilerlemesiyle Helenistik Dönem hakkında yeni bilgilerin elde edilmesi ve yerleşimin binlerce yıllık tarihinin daha ayrıntılı biçimde aydınlatılması bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi