Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Balıkesir Şube Başkanı Kenan Bila, Muharrem Ayı’nın Aleviler için önemini POLİTİKA için anlattı. İmam Hüseyin’in Kerbela’da Muharrem Ayında şehit edilmesi nedeniyle 12 gün boyunca oruç tuttuklarını kaydeden Kenan Bila, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da susuzluğa mahkum edilmesi nedeniyle de 12 gün boyunca su içmediklerini dile getirdi.
“HZ. HÜSEYİN ŞEHİT EDİLDİ”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Balıkesir Şube Başkanı Kenan Bila yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Muharrem ayı 1400 yıl önce Kerbela’da Hazreti Muhammed’in torunları İslamiyet’i kötü kötü şeylere, emellere çektikleri için bunlar da bir karar alıyorlar. Bu karar doğrultusunda Kerbela’ya gitmeye çalışıyorlar. Yalnız Kerbela’ya gittiklerinde o kadar kötü emellerle karşılaşıyorlar ki. Orada “siz buraya niye geldiniz, nesiniz, necisiniz?”
Tabii Yezid’in ne yapacağı belli olmadığı için ilk etapta İmam Hüseyin’i katletmeye çalışıyorlar. İmam Hüseyin direnince çocuklarından başlıyor. Hem kendi çocukları hem de Ehlibeyt’in o dönemdeki çocuk yaştaki kim varsa hepsi katlediliyor. Ve en son Hazreti Hüseyin’in katline sıra geliyor. Hazreti Hüseyin orada katledildikten sonra başını alıp tekmeleyerek top oynanıyor. Bu Aleviler için çok acı verici bir olaydır. Daha sonrasında oradaki savaş bu şekilde sona erince ve savaş 70 bin kişiyle gidip de 70 kişi kalıp orada 70 kişinin de tamamının katlinden ibaret.
“ORUÇLARIMIZDA SU İÇMEYİZ”
Bizim oruçlarımızda su içilmez. Suyun içilmediğinin en büyük sebeplerinden birisi Hazreti Hüseyin’i orada Kerbela’da susuzluğa mahkum ettiler. Eğer şu anda Aleviler tuttukları oruçlarında su içmiyorlarsa Hazreti Hüseyin susuz kaldığından dolayı su içilmiyor.
Şu anda bizlerin tuttuğumuz oruçlarında 12 gün su içmediğimizin en büyük sebebi Hazreti Hüseyin susuz katledildiği için biz su içmiyoruz. Yoksa suyun başka hiçbir sebebi ve önemi yoktur. Ondan dolayıdır ki tarih boyunca bu böyle geldi, böyle gitmiştir.
“HZ. HÜSEYİN OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
İkincisi de bizim oruçlarımızda şatafatlı masalarda oruç açılmaz. Biz de bir kuru ekmek, bir parça peynir olması bizim için yeterli.
Bir kuru ekmekle biz oruçlarımızı açarız. Ama günümüze geldiğinde, bakıyoruz şatafatlı masalarda oruçlar açılıyor. Şatafatlı masalarda sular, çaylar, şunlar bunlar tamamı insanların gözünün içine bata bata, bastıra bastıra gösteriliyor. Ondan dolayıdır ki bazen de öyle bakıyoruz ki Muharrem ayının ne zaman başladığı, ne zaman tutulduğu, ne zaman gelip gittiğini de daha doğrusu devletin ve büyüklerin hiçbirinin bununla ilgili hiçbir demeç ve şey de vermiyor. Bu da bizim için aslında zoraki bir durum ama her şeye rağmen biz Hüseyin olmaya devam edeceğiz.”





