“BU SÖYLEM BİR SAVUNMA MEKANİZMASI”
İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, CHP’ye yönelik gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşısında kullanılan “önce AK Partililer yargılansın” söylemini eleştirdi. Bu yaklaşımın yüzeyde adalet talebi gibi görünse de, aslında bir savunma refleksi olduğunu belirten Yörük, “Kendi iddialarıyla yüzleşmek yerine konuyu karşı tarafa yönlendirmek, sorumluluktan kaçıştır” dedi.
“TOPLUMSAL GÜVENİ ZEDELİYOR”
Yörük, söz konusu yaklaşımın yalnızca siyasi değil, toplumsal açıdan da olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Demokrasi ve hesap verebilirliğin temel ilkeler olduğuna dikkat çeken Yörük, “Bir kesim diğerinin hatasını beklerken kendi hatasını görmezden gelirse, bu durum toplumda güven duygusunu zedeler” diye konuştu.
“AHLAKİ DURUŞ ERTELENEMEZ”
Ahlaki açıdan da eleştirilerde bulunan Yörük, adaletin “önce sen, sonra ben” anlayışıyla sağlanamayacağını vurguladı. “Değişim iddiasında olan bir siyasi hareket, önce kendi içinde hesap verebilirliği sağlamalıdır. Eleştiri, başkasının hatasına bağlanamaz” ifadelerini kullandı.
VATANDAŞIN GÜNDEMİ: GEÇİM SIKINTISI
Açıklamasında vatandaşın yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Yörük, kamuoyunun siyasi tartışmalardan çok geçim derdiyle ilgilendiğini belirtti.
“Vatandaş ‘açız’ diye feryat ediyor. Elektrik faturası kadar hatta daha fazla su faturası ödediğini söylüyor. Liyakat yerine akraba atamalarının yapıldığını sorguluyor” dedi.
“SİYASETTE ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ”
Yörük, bazı atama ve ihale süreçlerine yönelik iddiaların da kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirterek, “Geçmişte eleştirilen uygulamaların bugün de devam ettiği yönünde bir algı oluşuyor. Bu durum vatandaşın tepkisini artırıyor” ifadelerini kullandı.
“İYİ PARTİ SEÇMENİ BİAT ETMEZ”
İYİ Parti seçmeninin sorgulayan bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Yörük, “Bize verilen görev muhalefet etmektir. 110 bin İYİ Parti seçmeninin oyunun hakkını arayacağız. Kimse bu seçmeni cepte görmemeli” dedi.
“SORUMLULUK ÇAĞRISI”
Açıklamasının sonunda yerel yönetimlere çağrıda bulunan Yörük, “Milletin umut olarak yetki verdiği herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Bizler de bu sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
İşte İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük'ün açıkamaları:
"Ana muhalefet partisi CHP ile ilgili; ilimizde ve ülke genelinde gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşısında, “Önce AK Partililer yargılansın, sonra biz konuşuruz.” şeklinde sıkça duyduğumuz bir argüman var. Bu argüman, yüzeyde bir adalet talebi gibi görünse de derinlemesine incelendiğinde hem psikolojik hem sosyolojik hem de ahlaki açıdan sorunlu bir mantık barındırıyor.
Psikolojik açıdan bakıldığında, bu argüman klasik bir “defansif haklılık” mekanizmasıdır. İnsanlar, kendi hatalarını veya çevrelerindeki olumsuzlukları kabul etmekte zorlandıklarında, suçlamayı öteki tarafa kaydırır. CHP taraftarları veya parti temsilcileri, kendi muhalefet iddialarıyla yüzleşmek yerine, önce “karşı tarafın masumiyetini sorgulamak” üzerinden güvenlik ve meşruiyet duygusu sağlamaya çalışıyor. Oysa bir partinin düzeni eleştirme hakkı, diğer tarafın hatasını beklemeye bağlanamaz. Düzeni değiştirmeye talip bir hareket, eleştirisini erteleyemez; tam tersine, ilk adımda kendi standartlarını ortaya koymak zorundadır.
Sosyolojik açıdan ise bu argüman, toplumsal normlar ve iktidar ilişkileri bağlamında sorunludur. Demokrasi ve hesap verebilirlik temel ilkelerdir; bir grup diğerinin hatasını beklerken kendi hatasını görmezden gelirse, toplumsal güven ve normatif yapı sarsılır. CHP’nin veya destekçilerinin bu tür söylemlerle kamuoyuna mesaj vermesi, “biz de aynı düzenden besleniyoruz” algısını güçlendirir. Yani sistem eleştirisi bir tür bekleme oyununa indirgenirse, toplumsal değişim için gerekli olan güveni zedeleyen bir davranış biçimine dönüşür.
Ahlaki açıdan ise mesele çok daha nettir. Düzenden şikâyetçi olan ve değişim vaadinde bulunan bir hareketin, kendi eleştirisini karşı tarafın eylemine bağlaması, adalet ve sorumluluk ilkeleriyle çelişir. Etik bir duruş, “önce sen, sonra ben” anlayışıyla değil; eşit ve tarafsız bir standartla ölçülür. Ahlaki açıdan doğru olan, suçlamaların veya şikâyetlerin zamanlamasını değil, doğruluğunu ve gerekçesini merkeze almaktır.
Özetle, “Önce AK Partililer yargılansın” argümanı; psikolojik olarak bir savunma mekanizması, sosyolojik olarak normları zedeleyici, ahlaki olarak ise çelişkili bir söylemdir. Düzenden şikâyetçi olan bir parti, toplumu değiştirmek istiyorsa önce kendi iddialarıyla yüzleşmeyi öğrenmeli; bahanelerle ertelemek yerine sorumluluğu ve hesap verebilirliği merkeze koymalıdır. Aksi takdirde, eleştirdiği düzeni kendi pratiğiyle yeniden üreten bir paradoksun içinde kalır.
Özet olarak tüm halkımıza diyoruz ki;
İYİ insanlar olmalıyız ve İYİ insanlara artık güvenmelisiniz. “Senin kötün, benim kötüm”den öteye geçmeyen tartışmalarınız, vatandaşın midesini bulandırıyor.
Vatandaş bağırıyor, feryat ediyor: Açız diye…
Vatandaş bağırıyor: Bu sıkıntılar içinde elektrik parasından fazla su parası ödüyoruz diye…
Vatandaş bağırıyor: Liyakat dediğiniz şey, baba-oğul, akraba atamaları mı diye…
Vatandaş soruyor: Atadığınız ve yetki verdiğiniz insanlar hakkında ortaya atılan ahlaki ve itibari iddialar karşısında ne yapıyorsunuz diye…
Vatandaş bağırıyor: AK Parti’den ne farkınız var; onun ihale verdiği şirketleri beslemeye devam ederken, o şirketlerin eski çalışanlarını en üst makamlara nasıl oturtursunuz diye…
Düğününü malum şirket müteahhidinin yaptığı, Dubai’ye balayına yine aynı şirket tarafından gönderildiği iddia edilen bir şahsı nasıl daire başkanlığına atarsınız diye…
Yazacak çok şey birikti…
Konuşacağız, kıymetli dostlar.Milletimizin umut olarak yerelde iktidara taşıdığı sizleri sorumlu davranmaya davet ediyorum.
Özellikle Balıkesir’de size emanet edilmiş 110.000 İYİ oy var…
Tüm İYİ oyların hakkını arayacak ve koruyacağız.Sanmayın ki İYİ Parti seçmeni cepte…
Asla! Biat nedir bilmeyen, sorgulayan bir seçmendir İYİ Parti seçmeni.Ez cümle; bize halkımız muhalefet etme görevi verdi ve bizler bunu, emin olun, hakkıyla yapacağız."





