Marmara Denizi’ndeki sismik hareketlilik, deprem uzmanları tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın (KAF) Marmara sınırları içerisindeki davranış modeline ve son mikrodeprem aktivitelerine ilişkin dikkat çeken bir analizi paylaştı. Bektaş’ın değerlendirmeleri, bölgedeki fay kırılma yönünün ve stres birikim alanının yeniden ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Kırılma Yönü Tersine Mi Dönüyor?
Tarihsel süreçte Erzincan’dan başlayarak batıya doğru sırayla ilerleyen Kuzey Anadolu Fay Hattı kırılma dizisinin, Marmara Denizi içerisinde farklı bir dinamik kazandığı ifade ediliyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara’daki tarihsel deprem döngülerine bakıldığında, sürecin tersine dönerek batıdan doğuya doğru ilerleyen bir kırılma ve stres transferi mekanizmasına dönüşmüş olabileceğini belirtti.
Bu değerlendirmeye göre, 2011, 2012, 2019 ve 2025 yıllarında meydana gelen sismik sarsıntılar, hareketliliğin kademeli olarak doğu istikametine kaydığını gösteren zincirleme halkalar olarak ele alınıyor.
Üç Gösterge Aynı Noktayı İşaret Ediyor
Marmara’daki deprem riskini değerlendirirken tek bir sarsıntıya değil, sismik tablonun bütününe odaklanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, özellikle üç temel verinin birlikte okunması gerektiğinin altını çiziyor:
Doğuya Doğru İlerleyen Kırılma: Sarsıntı odaklarının zaman içinde doğu eksenine kayması.
Stres Transferi Düzeneği: Ana fay üzerindeki yükün doğudaki komşu segmentlere aktarılması.
Mikrodeprem Kümelenmesi: Adalar Fayı ve çevresinde gözlemlenen yoğun mikro sarsıntı aktivitesi.
En Kritik İzleme Alanı: Adalar - Çınarcık Hattı
Ağustos ayında Adalar Fayı çevresinde kaydedilen mikrodeprem yoğunlaşmasının tabloya eklenmesiyle birlikte Bektaş, olası senaryolarda odağın değiştiğini ifade etti. Bu verilerin doğrudan bir deprem habercisi veya panik nedeni olarak okunmaması gerektiğini hatırlatan deneyimli uzman, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu üçlü gösterge, Adalar-Çınarcık zonunu İstanbul'un gelecekteki deprem senaryosunda en kritik izleme alanı haline getiriyor. Alarm değil; ancak bilimsel gözler ve izleme sistemleri artık Adalar/Çınarcık havzasında olmalı."
Çınarcık Çukuru Risk Alanına Mı Giriyor?
Silivri açıklarında gerçekleşen 6,2 büyüklüğündeki deprem öncesinde ve sonrasında devam eden sismik hareketliliğin bir zincir oluşturması halinde, Ana Marmara Fayı üzerindeki birincil risk alanının Çınarcık Çukuru’na doğru kayma ihtimali değerlendiriliyor. Verilerin henüz kesinleşmiş bir hüküm sunmadığı, ancak deprem tahmini ve risk analizi açısından bu stres transferi hipotezinin titizlikle takip edilmesinin şart olduğu belirtiliyor.





