İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerine yönelik yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği ceza davasında yargı süreci devam ederken, adli koridorlardan insan hakları ve emniyet mevzuatını yakından ilgilendiren çok kritik bir idari hamle geldi.
Gözaltı süreci esnasında maruz kaldığı öne sürülen uygulamaları mahkeme salonunda dile getiren bir bürokratın ifadeleri, devletin zirvesini harekete geçirdi.
İBB davası kapsamında tutuklu bulunan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltındayken "çıplak arama ve kötü muamele" yapıldığı yönündeki iddiaları üzerine İçişleri Bakanlığı resmi soruşturma başlattı.
Arama motorlarında anlık olarak "Fatoş Pınar Türker çıplak arama iddiası nedir, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi son dakika talimatı ve İBB Medya A.Ş. davasında son durum" başlıklarını sorgulayan vatandaşlar için bakanlık genelgesinin ve emniyet cephesindeki savunmanın detayları netleşti.
Bakan Mustafa Çiftçi Talimat Verdi: Müfettişler Devrede
Konunun sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratmasının ardından İçişleri Bakanlığı Haber Merkezi aracılığıyla resmi bir bildiri yayımladı. Metinde tutuklu bürokrat Pınar Türker'in ismine doğrudan yer verilmezken, iddiaların şeffaflık ilkeleri gereği en ince ayrıntısına kadar inceleneceği belirtildi.
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Bir ceza davası kapsamında tutuklu olarak yargılaması devam eden bir şahsın, emniyetteki gözaltı süreci boyunca kötü muameleye ve usulsüz arama prosedürlerine maruz kaldığı yönünde kamuoyuna yansıyan iddialar yakından takip edilmiştir. İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatlarıyla söz konusu iddiaların hukuki, idari ve teknik tüm yönleriyle şeffaf bir şekilde araştırılması amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi ortaklaşa görevlendirilerek geniş çaplı soruşturma başlatılmıştır."
İstanbul Emniyeti İddiaları Kesin Bir Dille Reddetmişti
Yargılanan genel müdürün iddialarına karşı ilk kurumsal refleks iki gün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden gelmişti. Emniyet teşkilatı, gözaltı merkezindeki kameraları ve nezarethane kayıtlarını işaret ederek iddiaların bütünüyle asılsız olduğunu savunmuştu.
İstanbul Emniyeti yaptığı yazılı açıklamada; "Bahse konu olan gözaltı sürecinde şahsın emniyet amirliğimizde geçirdiği süre boyunca gerçekleştirilen tüm yasal işlemlerde, uluslararası standartlara ve iç mevzuatımıza aykırı herhangi bir uygulama kesinlikle söz konusu olmamıştır. Ortaya atılan iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır" diyerek arama işlemlerinin hukuka uygun yapıldığını taahhüt etmişti.
Bakanlığın hem mülkiye hem de polis başmüfettişlerini ortaklaşa görevlendirmesi, emniyetin bu savunmasının ardından kamera kayıtlarının ve nöbetçi personel ifadelerinin baştan aşağı yeniden mercek altına alınacağını gösteriyor. Soruşturma raporunun önümüzdeki günlerde tamamlanarak adli makamlara sunulması bekleniyor.





